loading
close
SON DAKİKALAR

Erdoğan’a göre kendisine karşı çıkmak Türkiye düşmanlığı

Can Ataklı
Tarih: 26.03.2024
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; “Bana karşı çıkan teröristtir, dış güçlerin maşasıdır, FETÖ’cüdür, Kandil’in adamıdır” lafları demek ki az geliyor, doğrudan “Bana karşı olan Türkiye düşmanıdır” diyor artık.

ANALİZ

Bu bakanlarla seçim asla güven içinde yapılamaz!

Türkiye’nin bütün değerleri, gelenekleriyle oynandı.

Bayağılık, düşüklük adeta yükselen değer oldu.

Artık ne milli ne de dini hiçbir değer bırakmadılar.

Olan bu millete oluyor.

Yeni yetişen genç nesil bugünkü düzeysizliği normal kabul edip böyle hazırlanıyor hayata.

Böyle gitmesi halinde bundan 20 yıl sonra en geri kalmış sünepe ülkelerden biri haline geleceğiz.

Erdoğan ve yönetimindeki iktidar siyaset adına yapılacak en kötü işleri yapmaktan hiç sakınmıyorlar.

Sanki ülke babalarının malı gibi.

Bir yerel seçime gidiyoruz ama Erdoğan ve ekibi bir yerel seçimi adeta ölüm kalım savaşına çevirdi.

Erdoğan İstanbul’u kazanabilmek için aklına gelen ne varsa hepsini yapıyor, bir anlamda düğmelerin hepsine birden bastı.

Kabinesindeki memurların tamamını İstanbul seçimi için seferber etti.

Bakın İstanbul sokaklarına dağılarak dükkân dükkân gezip Murat Kurum’a oy isteyen bakanları sayayım size;

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR

Ticaret Bakanı Ömer Bolat

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın BAK

Eski Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç

Eski Türkiye diyerek kötüledikleri Türkiye’de kör topal da yürüse demokratik ahlâa önem verilirdi.

Seçimlerden üç ay önce Ulaştırma, İçişleri ve Adalet bakanları istifa eder yerlerine tarafsız isimler atanırdı.

Bu üç bakan seçim güvenliği ve sağlığı için en önemli makamlarda oturan bakanlardır.

Bu bakanların tarafsızlara bırakılmasının amacı seçim güvenliği konusuna halka söz verilmesiydi.

Oysa hiçbir siyasi kural ve ahlâka uymayan Erdoğan kabinesindeki tüm memurları seferber etti.

AKP’liler artık eskisi gibi esnaf ziyareti yapamıyor, pazarlara girip halkla sohbet edemiyor, çünkü sert tepki görüyorlar, eleştiri bombardımanına tutuluyorlar.

Oysa bakanlar arkalarında onlarca polisle birlikte geziye çıkıyorlar.

Sıkıysa biri laf söylesin, eleştirmeye kalksın.

Nitekim küçük bir protestoda bulunanlar bile anında derdest edilip götürülüyor.

Bu bakan adı altındaki memurlarla seçim güvenliği olabilir mi, millet gönül rahatlığı ile sandığa gidebilir mi?

Bu kadar taraflı, kendi karakterini bile yerle bir etmekten çekinmeyen içişleri ve adalet bakanlarının seçimlerdeki her türlü hileyi yaptıracağını görmemek için aptal olmak gerek.

Bu seçimde halka çok büyük iş düşüyor.

Her türlü hileye hurdaya karşı herkes sandığına sahip çıkmak ve bir oyun bile ziyan olmamasını sağlamak hepimizin görevidir.

YENİ ÖĞRENDİM

Rusya’daki terör olayının arkasında Navalni’nin intikamı mı var?

Emniyet istihbarat dairesinden emekli bir tanıdığım aradı dün.

“Rusya’daki büyük terör olayının arkasında Amerika olabilir” dedi.

Ben de “Bu kanıya nasıl vardınız?” diye sordum.

Anlattığı şu;

Şubat ayında Putin’in büyük muhalifi olarak bilinen Aleksey Navalni hapishanedeyken zehirlenerek öldürüldü.

Bu kişi her ne kadar en şiddetli Putin muhalifi olarak bilinse de arkasında Amerika vardı.

Navalni, Yale Üniversitesi’nde okudu, bu sırada Amerikan istihbaratı kendisi ile yakınlık kurdu.

Navalni daha sonra Rusya’da muhalefete başladı, bu nedenle hapse girdi.

Amerika, Navalni’nin ailesini Kaliforniya’ya getirdi.

Ardından Amerika ile Rusya arasında pazarlık başladı.

Putin, Navalni’ye karşılık Amerika’nın elinde tuttuğu 4 kişiyi istedi.

Amerika biraz nazlanınca bir anda Navalni’nin hapishanede öldüğü açıklandı.

Başkan Biden ölüm olayından sonra Navalni’nin ailesini ziyaret ederek “Siz Amerika’nın güvencesi altındasınız” mesajı verdi ve “Bunun hesabı bir gün sorulur” dedi.

Sonra bu olay yaşandı.

Terör olayına bakınca taşeron olarak her ne kadar İŞİD kullanılmış olsa da bu olayda pek çok gariplik var.

İŞİD’liler teslim olmaz, her biri birer intihar komandosudur, demek ki bunlara kaçış planı yapılmış, zaten 17 saat sonra yakalanmış olmaları teröristlerin kurtulacağından emin olduklarını ama bir talihsizliğe uğradıklarını gösteriyor.

İSTANBUL’DAN GİTMİŞ

Bir Rus sosyal medya hesabında dün yayınlanan bu fotoğrafların altında şu yazılıydı; Moskova yakınlarındaki terör saldırısının sanıklarından Şemsidin Fariduni, olaydan bir ay önce Türkiye’deydi. Rusya’da yasaklanan Instagram hesabında İstanbul’dan 8 fotoğraf bulundu. Fotoğraflar 23 Şubat’ta çekildi, bazıları coğrafi konumu “Aksaray, İstanbul” olarak gösteriyor. Fotoğraflarda Feriduni’nin görüntüleri, yiyecekler ve Fatih Camii gibi yerel simge yapılar yer alıyor. Fariduni, sorgu sırasında 4 Mart’ta Türkiye’den Rusya’ya geldiğini söyledi.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Buyrun bir tane daha “Neredeeeeen nereye” olayı

Erdoğan dünyada en çok güvenlik görevlisi tarafından korunan kişi.

Amerika ve Rusya başkanları bile Erdoğan kadar çok sayıda kişi tarafından korunmuyor.

Erdoğan bu koruma olayını aslında can güvenliği için değil, zayıf ve sıradan vatandaşlara gövde gösterisi yapmak için uygulatıyor.

Erdoğan’ın geçişlerindeki inanılmaz uzun konvoylar, kimsenin görmediği türde araçlar, bu araçların üzerindeki ışıklarantenler, yarı bellerine kadar sarkmış silahlı timlerin halkta bir tür hayranlık ve eziklik hissi uyandırdığına inanılıyor.

Oysa Erdoğan 10-12 yıl öncesine kadar böyle değildi.

Elbette trafikteki geçişleri sırasında önlemler alınıyor, yine uzun konvoylar oluşturuluyordu ama bu kadar dikkat çekmiyordu.

Dün eski Washington büyükelçisi Namık Tan’ın bir twit mesajını gördüm.

Şöyle diyordu Namık Tan; Yıllar önce, bir Mısır ziyareti sırasında, ben de heyette idim. Hüsnü Mübarek’in, Kahire’de böyle binlerce güvenlik görevlisiyle dolaştığına şahit olunca, Erdoğan istihzayla; ”Şuraya bakın, ibret verici bir manzara. Adam kendi halkından korkuyor” diye tepki göstermişti.

Şimdi gelin de Erdoğan’ın sıklıkla tekrarladığı “Neredeeeeen nereye” sözünü hatırlamayın.

O gün Mübarek’i eleştiren Erdoğan bugün kendisi bin beterini yapıyor.

BUNU YAZMAK GEREK

Erdoğan için her yer İstanbul

AKP genel başkanı herhalde uyku bile uyumuyor, İstanbul’u kaybederse ne yapacağını kara kara düşünüyor.

Erdoğan için varsa yoksa İstanbul.

Yerel seçimin yurt genelinde yapıldığını umursamıyor bile, “İstanbul’u kazanalım yeter” diye plan yapıyor.

Çünkü İstanbul’u kazanması halinde toplam oy oranına hiç bakmadan büyük bir zafer ilan edecek.

İstanbul seçimi tüm Türkiye’deki seçimlerin üzerine çıkacak.

Erdoğan bu nedenle seçim kampanyası için gittiği tüm illerde o ilden çok İstanbul’u konuşuyor.

Gittiği ilin halkına, “Bu ilden İstanbul’a giden pek çok kişi var. Şimdi telefonlarınızı elinize alın ve İstanbul’da yaşayan hemşerilerinizi arayın onlara Murat Kurum’a oy vermelerini söyleyin” diyor.

Erdoğan’ın bu isteğine gittiği yerlerde kaç kişi uyuyor bilmiyorum ama önemli olan bu telefonları alan İstanbulluların ne yapacağıdır.

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Erdoğan’a göre kendisine karşı çıkmak Türkiye düşmanlığı

AKP Genel Başkanı Erdoğan dün Tokat’taydı.

Konuşmasından bir bölümü size de aktarmak istiyorum.

Şöyle dedi Erdoğan;

“Türkiye’nin ilkeli ve adil duruşuyla bölgesinde ve dünyada artan gücünü hazmedemeyenler şu anda pusuda bekliyor. Akıl ve vicdan sahibi herkes biliyor ki, mesele Tayyip Erdoğan değildir, mesele AK Parti değildir, mesele Cumhur İttifakı değildir, mesele doğrudan Türkiye’dir, Türk milletidir. Bu gerçeği bizzat yüzümüze söyleyen batılı devlet adamları gördük. İnşallah 31 Mart’ta bir kez daha milletimizin desteğini alarak Tokat’ta da, İstanbul’da da, Ankara’da da Türkiye’ye bu namı salacağız. Ülkemizin Türkiye Yüzyılı yolculuğunu hızlandıracağız.”

Erdoğan’ın söylediği özetle şu; bana karşı çıkanlar Türkiye düşmanıdır.

Harika değil mi?

“Bana karşı çıkan teröristtir,  dış güçlerin maşasıdır, FETÖ’cüdür, Kandil’in adamıdır” lafları demek ki az geliyor, doğrudan “Bana karşı olan Türkiye düşmanıdır” diyor artık.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları