loading
close
SON DAKİKALAR

Nazım Usta’dan Günümüze Dair

Nasuh Bektaş
Tarih: 27.01.2014

Nasuh Bektaş; Yazacağınız üstat o kadar sağlam düşünceye sahiptir ki, susarsınız ve onun yazdıklarına bırakır gidersiniz kendinizi.

Bazen bir üstat hakkında yazmak istersiniz. Yazacağınız üstat o kadar sağlam düşünceye sahiptir ki, susarsınız ve onun yazdıklarına bırakır gidersiniz kendinizi.

Nazım Hikmet’ten bahsetmek istemiştim ama öyle güzel bir konuşması var ki günümüzü analiz eden. Daha başka nasıl anlatılır bilmiyorum. Nazım da tüm vatanseverler gibi çok acı çekti. Sürgünde vatanına hasret şekilde uzakta öldü.
Nazım tam bir ustaydı. Daha gençlik yıllarında hemen fark edildi. Çok marifetliydi bir dergide mizanpaj yapıyor, köşe yazılarının düzenlemesini yapıyordu. Nazım gerçekten daha genç yaşında dönemin büyük yazarlarına karşı çıkışları ile bir anda parladı. 

Nazımı daha büyük yapan siyasi duruşu ve siyasi olarak maruz kaldığı şeyler olmuştur. Nazım için tam bir vatan şairi desek olur. Daha fazla uzatmadan sözü ustaya bırakalım çünkü günümüzü çok iyi tahlil eden bir konuşma. Gerçekten her kelimesi ile dikkatle okunması gereken Budapeşte Radyosu’nda yaptığı konuşmasını sunuyorum. Herkesin çok dikkatle okumasını istiyorum.

“Şu 1954 senesinde, Türkiye’de kime mürteci derler? Kime vatan haini derler? Kime inkılâp düşmanı derler? Kime -şu bizim Türkiye’deki tabiriyle- Kemalizm Prensiplerinin Can Düşmanı derler? Bunları anlamak lazım.
Şimdi, benim kanaatime göre: Türkiye’deki en büyük mesele; yurt meselesidir, evimizin meselesidir. Evimizin bağımsızlığı meselesidir.

Bir defa, her şeyden evvel bizim kendi evimizde, o evin sahibi gibi yaşamamızdır. Kim bizim eve hırsızı sokmuşsa ve kim bizim evde bizi bu hırsıza hizmetçi yapmışsa mürteci olan odur. Kemalizm’in prensiplerine düşman olan odur. Vatan haini olan odur.

Yani demek istiyorum ki, Arapça ezan okutmaya taraftardır. Bu adam mürteci midir, değil midir? Bu, bugünün meselesi değildir. Bugünün meselesi: Kim Türkiye’yi Amerikalılara satmış ve satmaya devam etmektedir? Kim Türkiye’nin milli sanayisini mahvetmiş ve mahvetmeye devam etmektedir? Kim Türkiye köylüsünü ve işçisini müstemleke kölesi haline getirmiş ve getirmekte devam etmektedir? İşte bunlar mürtecidir. Bunlar Kemalizm’i inkar etmişlerdir, bunlar vatan hainidir. Bunların haricinde kalan insanlar, dini kanaatleri ne olursa olsun, vicdani kanaatleri ne olursa olsun, hangi siyasi partiye mensup olurlarsa olsunlar; vatanını seven insanlardır. Ve bugünün şartları içinde ileri Türk insanlarıdır.

Bu bakımdan yine tekrar ediyorum, Türkiye’deki insanlar vicdani kanaatleri ne olursa olsun, hangi partiye mensup bulunurlarsa bulunsunlar eğer Türkiye’nin gerçek milli bağımsızlığından yanaysalar, yani daha açık konuşalım eğer Türkiye’den Amerikan hakimiyetinin defolup gitmesinden yanaysalar, Türkiye sanayisinin gelişmesinden yanaysalar, Türkiye’de hayatın ucuzlamasından yanaysalar, Türkiye’nin tarihinin eski şerefiyle devam etmesinden yanaysalar; yani Türk haysiyetini ve şerefini taşıyorlarsa ileri insanlardır, hangi kanaate mensup olurlarsa olsunlar.

SPİKER

-Peki bu Türk idarecilerinin Türkiye’de yarattıkları bu terör havası, Türkiye’de milli bağımsızlık ve barış savaşını durdurmuş mudur?

Halkları mahvetmek kabil değildir. Teşekkül eden bir millet, yaşayan bir millet ölmez. Türk Milleti de böyle. Türk Milleti denilen bir millet, Türkiye Halkı denilen bir halk. Bu halkın yok olması imkansızdır. Ha! Ne demek istiyorum: Yani bugün yapılan terör şu veya bu partiye karşı değildir. Bugün yapılan terör şu veya bu kanaate karşı değildir, şu veya bu sınıfa karşı değildir. Bugün yapılan terör, Türk Milleti’ne karşıdır ve Türk Milleti’ni imha etmek için, yok etmek için yapılan terördür. Türk Milleti yok olmaz. Binaenaleyh, her şeye rağmen, Türk Milleti yaşayacaktır. Ve her şeye rağmen, biz 2. Milli Bağımsızlık Savaşından muzaffer çıkacağız…” Nazım Hikmet Ran, 1954, Budapeşte Radyosu

Nasuh Bektaş

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları