loading
close
SON DAKİKALAR

'Laik yaşam ve iş güvencemizden vazgeçmeyeceğiz'

'Laik yaşam ve iş güvencemizden vazgeçmeyeceğiz'
Tarih: 09.05.2016 - 09:06
Kategori: Gündem

KESK, 'Laik eğitim, laik yaşam ve iş güvencemizden vazgeçmeyeceğiz. Baskı, sürgün ve işten atmalara karşı alanlardayız' şiarı ile 28-29 Mayıs'ta 8 ilde sokağa çıkacağını duyurdu.

KESK, 'Laik Eğitim, laik yaşam ve iş güvencemizden vazgeçmeyeceğiz. Baskı, sürgün ve işten atmalara karşı alanlardayız' şiarı ile 28-29 Mayıs'ta 8 ilde sokağa çıkacağını duyurdu.

KESK, Mülkiyeliler Birliği'nde gerçekleştirdiği basın toplantısıyla 28-29 Mayıs'ta bölgesel mitingler gerçekleştireceklerini duyurarak çocuklarının ve ülkenin geleceğinden endişe eden herkese 28-29 Mayıs’ta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Diyarbakır, Antalya, Samsun ve Van'da yapılacak mitinglere katılma çağrısında bulundu. 

Basın toplantısında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, Türkiye'nin baskıcı, otoriter ve antidemokratik politika ve uygulamalara giderek daha fazla sahne olduğunu belirterek, "AKP, yaşamlarımızı tek adam diktasıyla kuşatmanın yollarını arıyor. Muhalif, eleştirel en demokratik tepkiler dahi şiddetle bastırılıyor. İktidarını kaybetme korkusu içinde olanlar, hukukun ve demokrasinin en temel ilkelerini ayaklar altına alıyor. Anayasayı askıya alan, bürokratlara mevzuata uymama çağrısı yapan bir kişinin aklı, arzuları ve hırsı Türkiye’yi ateşin içine sürüklüyor" dedi.

Türkiye tarihinde eşi, benzeri görülmemiş bir savaş politikası izlendiğinin altını çizen Köse, "Hukuksuzca ilan edilen ve ayları bulan sokağa çıkma yasaklarıyla yaşam hakkı yok sayılıyor, sağlık ve eğitim gibi en temel kamu hizmetleri fiilen askıya alınıyor. Okulları ve hastaneleri karargahlara çevirenler, on binlerce öğrencinin eğitim hakkını gasp ediyor, sağlık hizmetine ulaşımı engelliyor. Sınır bölgesinde yaşayan ve her gün düşen IŞİD füzeleriyle can güvenliği ortadan kalkanların yaşamları, AKP’nin siyasi hesaplarında en küçük bir etki dahi yaratmıyor!

Bu gidişatı eleştirenler ise AKP’nin yürüttüğü cadı avının kurbanı yapılmak isteniyor. Hırsızlara dokunmayanlar, milletvekillerine dokunmanın derdine düşüyor. Milli iradeyi sadece kendisi için meşru görenler, kendisi gibi düşünmeyen milletvekillerini cezaevine göndermekle tehdit ediyor. Akademisyenler, gazeteciler, sendikacılar, sanatçılar, öğrenciler kısaca muhalif her ses, her düşünce susturulmak isteniyor" diye konuştu. 

AKP'nin taşeron işçilerini kadroya geçireceğiz yalanına sarılıp, işçilerin kıdem tazminatına göz diktiğini belirten Köse, şunları söyledi: 

"İnsanlık tarihinin utanç sayfalarında yer alması gereken kiralık işçilik uygulamasını yasalaştırarak, işçilere kölelik koşullarını dayatıyor. Kamuda ise yüz binlerce emekçinin iş güvencesine saldırarak, esnek ve güvencesiz istihdamın kapsını aralıyor. Esnek ve güvencesiz istihdamın yaygınlaştırılmasında ve sermayeye ucuz iş gücü sağlanmasında ise kadını eve hapseden uygulamalara hız veriyor.

AKP’nin 2023 vizyonuyla yürüttüğü politikalar işçilerin, kamu emekçilerinin, gençlerin ve kadınların sorunlarına çözüm olmamıştır. Aksine AKP, var olan sorunları daha fazla derinleştirmiştir. Bu politikaları eleştiren, AKP’nin eşitsiz ve ayrımcı politikalarına direnen, eşit, özgür, demokratik, barış içinde daha güzel yarınlar için mücadele eden biz kamu emekçileri ise bugün, mücadele tarihimizde hiç olmadığı kadar baskı altına alınmak isteniyoruz.

Özellikle sendikal faaliyetlerimizi suç kategorisine yerleştiren Başbakanlık Genelgesi’nin ardından, başta eğitim ve bilim emekçileri olmak üzere on binlerce kamu emekçisi hakkında hukuksuzca soruşturmalar açılmıştır.

"AKP’nin en büyük hayali, AK kadrolardan oluşan bir Türkiye yaratmak"

Bilinmelidir ki kamu emekçilerinin emeğine, haklarına ve geleceğine sahip çıktığımız; savaş politikalarına karşı barışın, zalime karşı mazlumun, sömürüye karşı emeğin sesi olduğumuz için işten atılıyor, soruşturmalara maruz kalıyor, sürgün ediliyoruz.

Bu baskı, sürgün ve işten atma politikasının amacı açıktır. AKP, tüm kamu emekçilerini kendisine kapı kulu yapmayı arzulamaktadır. Kamu emekçilerinin kendisini insana, topluma ve doğaya karşı değil, sadece ama sadece AKP’ye karşı sorumlu görmesini istemekte, emekçileri hükümet memuru yapmayı hedeflemektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği üzere AKP, tıpkı patronlar gibi işine gelmeyen, itiraz eden, hakkını arayan, geleceğine sahip çıkan kamu emekçisini karşısında görmek istememektedir. AKP’nin en büyük hayali, devlet kadrolarının tamamıyla “AK kadrolardan” oluştuğu bir Türkiye yaratmaktır.

Ancak baskıyla, sindirme politikalarıyla, sendikal hak ve özgürlüklerimizi yok sayan düzenlemelerle amacına ulaşacağını sanan AKP’nin unuttuğu bir gerçek vardır! O da KESK’in mücadele kararlılığı ve azmidir!

Gerçek demokrasinin, eşit yurttaşlığın, temel hak ve özgürlüklerin, nitelikli kamu hizmetlerinin genişlemesinin en önemli yolunun laik eğitim, laik yaşam ve herkese güvenceli iş mücadelesini güçlendirmekten geçtiğini düşünüyoruz."

Vişne Haber Ajansı




ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları