loading
close
SON DAKİKALAR

Laikliğe Çağrı Birlikteliği’nden Ensar’a suç duyurusu

Laikliğe Çağrı Birlikteliği’nden Ensar’a suç duyurusu
Tarih: 19.04.2016 - 11:14
Kategori: Gündem

Laikliğe Çağrı Birlikteliği adı altında bir araya gelen grup Ensar Vakfı'nın dağıtılması, KAİMDER'in feshi için suç duyurusunda bulundu.

Aralarında YARSAV Eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun da bulunduğu Laikliğe Çağrı Birlikteliği adı altında bir araya gelen grup Karaman'da çocuklara tecavüz olaylarının yaşandığı yurtların bağlı olduğu Ensar Vakfı'nın dağıtılması, KAİMDER'in feshi için suç duyurusunda bulundu.

Laikliğe Çağrı Birlikteliği çatısı altında bir araya gelen grup, sadece Ensar Vakfı ve KAİMDER için değil, Karaman Valisi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, Vakıflar Genel Müdürü ve Karaman İl Milli Eğitim Müdürü ve diğer ilgili kamu görevlileri için de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yoluyla Karaman Başsavcılığı’na görevlerini yerine getirmeyerek, bu suçlara neden oldukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Ensar Vakfı ve KAİMDER için sunulan dilekçelerde;

"Ensar Vakfı için, vakıf senedinden hareketle faaliyetlerde bulunurken, ilköğretim kapsamındaki öğrencilere yurt hizmeti vermesi olanaklı değilken ve bu durum yasak faaliyet kapsamında kalmasına rağmen, bu nitelikte faaliyetlerde bulunmuştur. Ensar Vakfı konusunda, denetim ve yönetim organları, yasak faaliyet niteliğindeki eylemlerin önlenmesi için görevlerini yerine getirmemişlerdir. Bu durum, anılan faaliyetlerin sürmesine neden olmuştur" denilirken;

"KAİMDER için, faaliyetlerde bulunurken, ilköğretim kapsamındaki öğrencilere yurt hizmeti vermesi olanaklı değilken ve bu durum yasak faaliyet kapsamında kalmasına rağmen, bu nitelikte faaliyetlerde bulunmuştur.
Denetim ve yönetim organları, yasak faaliyet niteliğindeki eylemlerin önlenmesi için görevlerini yerine getirmemiş, bu durum, anılan faaliyetlerin sürmesine yol açmıştır.

Gerçekleşen taciz olayları hakkında Karaman’da yürütülmekte olan soruşturmaya konu olayda, tacize uğrayan bu çağdaki çocukların, anılan yurtlarda barındırıldığı, dosya içeriği ile sabittir. Söz konusu olay hakkında açılan ve ilk duruşması 20.4.2016 tarihinde yapılacak dava dosyası içeriği incelendiğinde, ayrıca dava dosyası kapsamındaki kişilerin bu yönden beyanlarının alınması yoluna gidildiğinde, yasak faaliyet net bir biçimde görülecektir. 

Bir dönem Milli Eğitim bakanlığı yapmış olan Ömer Dinçer bile, beyanında söz konusu yurtlarda küçük çocukların kaldığını ifade etmiş, bu yasak faaliyeti ortaya koymuştur” ifadelerinde bulunuldu.

Laikliğe Çağrı Birlikteliği’nin açıklaması şöyle: 

“Demokrasinin vazgeçilmezi tüm siyasi partilerin, günlük siyasal yararlar için, adeta din sömürüsünün vazgeçilmez unsurları durumuna geldiği de üzülerek görülmektedir.

1989 yılına kadar Türkiye’de söz konusu olmayan, 1994 yılından itibaren de miladi takvime göre kutlanmaya başlayan ve bu yolla 23 Nisan’ın olduğu haftaya denk getirilerek, bu hafta yaşanan duyguların dinsel gölgede bırakılmasını hedefleyen, bir hurafeden ibaret Kutsal Doğum Haftası’na da temelinden hiçbir partinin karşı koyamaz olması, varlığı laiklik olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ise, kuruluş amacı ile çatışır biçimde, bu hurafeyi yaşatma faaliyet ve kararlılığı içinde bulunması, son derece kaygı vericidir.

Bu durum, din karşısında, Partilerin ne duruma geldiğinin, laikliğin ne durumda olduğunun da ifadesidir.
Türkiye’de 1989 yılına kadar böyle bir haftanın olmamasının anlamı, kuşkusuz Türkiye’de 1989 yılına kadar islamiyetin yaşanmadığı değil, o tarihe kadar böyle bir hurafenin ortaya çıkmamış olmasından kaynaklanmaktadır.
Öte yandan, tüm dinsel günler hicri takvime göre kutlanırken, işlemi etiketli bu haftanın miladi takvime göre her yıl aynı tarihte kutlanması ise, hem çarpıklığı, hem de din sömürüsü yoluyla, 23 Nisan’ın perdelendiğini ayrıca ortaya koymaktadır. Yine Atlantik ötesinde yaşayan kişinin doğum tarihinin de bu döneme denk gelmesi, ayrıca dikkat çekicidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve vakfının da katılımıyla düzenlenen, Çankaya Belediyesi ve Ensar Vakfı’nın da yer aldığı 2016 yılı Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinden, Çankaya Belediyesi’nin, Ensar Vakfı ile ilgili konuların gündemden düşmemesi karşısında, bu vakıf ile yanyana görünmemek için bu etkinliklerden çekildiğini belirtmesi ve bunu belirtirken de bu haftanın varlığını tartışmaması, bütün belediyeler, partiler ve kurumlardaki yaygın uygulamanın da, anılan günün ilk kez kutlanmaya başlandığı tarih gözetildiğinde, 25 yıl gibi kısa sürede söz konusu haftayı tartışmadan benimseme durumunun yaratılması nedeniyle, bu haftanın varlığı demek, artık yozluk ve yobazlığın, parti, ilke ve değer taşımadığının da açık ve yeni bir örneği olmuştur.

Laiklik, yaşam hakkı demek olup, bu nedenle bütün siyasi partilerin din sömürüsü karşısında sessiz kalmaması, gereken tutumu açıkça takınması, laikliğin korunması yolunda her türlü gayreti sergilemesi gerekmektedir.”


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları