Lise öğrencisi oruç tutmadığı için dersten kovuldu

İstanbul Eyüpsultan İMKB Lisesi'nde bir öğrenci oruç tutmadığı için dersten kovuldu.
11. Sınıf öğrencisi olan E.T., kantinden aldığı yemek ile sınıfına giriyor. Daha sonra bir caminin imamı olduğu da öğrenilen din öğretmeni tarafından hakaretler edilip sınıftan kovuluyor. Yaşanan skandalın gerekçesini soran öğrencilere ise "bir kızın ancak özel durumlarda oruç tutamayacağını" söylüyor.
Konuyla ilgili soL'a konuşan İMKB öğrencileri şöyle konuştu:
Olaydan bahsedebilir misiniz, neler yaşandı?
Ben astım hastasıyım, ilaç kullanan bir insanım. 17 Mayıs Cuma günü kantinden yemek aldım. Yemeğimi daha yiyemeden zil çaldı. Sınıfa gittim, peşimden Orhan Salim isimli Eyüp Sultan Camii imamı olan ve öğretmenliğe dair hiçbir vasfı olmayan ama öğretmenlik yapan hoca sınıfa girdi. Saygıdan elimde yemekle ayağa kalktım. Elimdeki yemeği görünce "Çık çabuk sınıftan, karaktersiz, nasıl bir insansın" diyerek bağırdı ve ben de hiçbir şey söylemeden sınıftan çıktım. Hocaya yaptığının yanlış olduğunu, ateist de olabileceğimi söyledim. Daha sonrasında hoca bana dilekçe yazacağını söyledi. Ben de yaptığım her şeyin arkasında olduğumu ve ailemin bu saatten sonra devreye gireceğini söyledim. Hoca da "Benim kimseden korkum yok" dedi. Zil çaldı ve hoca sınıftan çıktı
Öğretmenler bu durumu nasıl karşıladı, tepkileri nasıl oldu?
E.T.: İlk benim özür dilenmem istendi. Savunmamda zorla pişman olduğum yazıldı. Bazı hocalar yanlış yaptığımı, haksız olduğumu düşünüyorlar. Bazı hocalarsa yanımda oluyorlar.
Savunmanda senin olmayan cümlelere mi yer verildi?
E.T.: Evet, ben rehberlik hocasına bağırarak "Sınıftan çıkarttı" dedim, o ise savunmama uyarıp çıkarttı yazacaktı, daha sonrasında ben bağırarak "Yazın hocam" dedim ve bunun üzerine sert bir dille değiştirdi.
Okul müdürü konuya dair açıklama yaptı mı?
E.T.: Okul müdürü basına çıktığını görünce babama gidin kendiniz halledin elinizden geleni yapın dedi. Ailem ilk gittiği gün "Aramızda halledelim, duyulmasın" demişlerdi hatta müdür yardımcısı, "Yok öyle bir şey olmamıştır, yanlış anlamıştır öğrenci" demişti. Okul müdürü "Sonuçta aleviliğine laf etmedi, müslümanlığına laf etti" gibi şeyler söyledi. Hatta o sıra Alibeyköy Cem Evinden gelen bir kadın buna tepki gösterdi. Bu hocayı okula getiren de okul müdürü zaten. Örtbas etmekten başka bir şey yapmıyor.
Şu an nasıl bir süreç işleniyor?
Şu an basına verildiği için bu kadar hoca süreci ilerletti diye düşünüyorum. Çünkü ilk başta ört bas edilmeye çalışıldı. Yakınlarımız milletvekillerine ve basına haber vermeseydi hiç kimsenin bu durumdan haberi olmayacaktı. Soruşturma devam ediyor.
Yaşanan bu skandal sadece inanç özgürlüğüne olan saldırıyı değil aynı zamanda eğitim kurumlarının geldiği son durumu da gözler önüne seriyor. Okulunuzda benzeri baskılara maruz kaldınız mı?
Okulumuzda 2 sene önce 9. sınıflara Orhan Salim isimli din öğretmeni zorla başlarını kapattırmaya çalışıyorlardı. Türban takmadıkları zaman düşük not vereceğini söylüyordu. Sınavlarda abdesthaneyi sordu. Okul korosunda ilahi söyletiyordu ve öğrencileri zorluyordu. Teneffüs zilini Plevne Marşı ile değiştirdiler. Oturup kalkmamıza kızıyordu, yakın bir arkadaşım bacak bacak üstüne atıp oturuyor diye baya lafını etmişti. Yani kısacası dinsel baskı senelerdir yapıyor. Benim bu olayım ilk değil. İmamlar artık okullarda görev almasın istiyoruz, yoksa sonuçları bu oluyor işte.
Sınav sorularını daha sonradan değiştirmek zorunda kaldıklarından bahsetmiştiniz. Nasıl gerçekleşti?
Sınıfta bir öğrenci ne yapabilir ki, herkes geçiştiriyordu kimse sesini çıkartmamıştı. Bir tepki oluştu. Abdesthane ve mescit sorularının yerine "Öğretmenler odası nerede" diye sorulmuştu. Sırf anlaşılmasın diye başka soru sordu bu tarz.
Matematik dersinin seçmeli hale getirildiği eğitim sistemimizde din ders saatlerinin artmasıyla öğretmen açığını ilçenin müftüsü, imamı, kuran kurslarının yöneticileri, eğiticileri ile yamamaya çalışan ve 4+4+4 modeli ile birlikte 9 yaşındaki bir çocuğa dahi “eğitim” verdiği bir durumla karşı karşıyayız.
Din dersi eğitimi alınacak bir ders değil diye düşünüyorum. İnsanlar aynı görüşe sahip olacak diye bir şey yok. Farklı görüşlere sahip insanların olduğu sınıflara din dersi eğitimi verilmesi çok saçma. Hele ki bu tarz eğitim almamış imamların eğitimci diye ortalıkta gezmesi ve o kadar üniversite okumuş diplomalı hocalar yerine imamların gelmesi daha da saçma. Üniversite sınavlarında matematik ve Türkçe ağırlıklı olacak diye bilgilendiren milli eğitimin din dersini ön planda tutması anlamsız. Hepimizin hedefi okumak, bir yerlere gelebilmek. Hayatımızın ilerisinde din dersi olmayacak, din hep bizim vicdanımız, inancımız, kişiden kişiye göre değişen bir kavram olarak devam edecek. Ama onun haricinde matematik çok farklı bir konumda olacak. Bu eğitim sistemi artık değişmeli diye düşünüyorum.
Türkiye’nin birçok yerinden benzer olayların yaşandığına dair bilgiler geliyor. Deneyiminizi de göz önünde bulundurarak neler söylemek istersiniz?
Avcılar'da da bir öğrencinin velisi öğretmenin su içtiğini görünce öğretmeni dövmüş. Bu haberde benim haberimle birlikte yayınlanıyor bazı sitelerde. Bir insanın ancak bu tarz olaylar başına gelecek veya yakınlarının başına gelecek ki daha iyi anlasınlar. Empati kurmak her zaman insana bir şeyler katabiliyor. Ve bu tarz gerici insanlar hala var olmakla birlikte düşüncelerini bu kadar iğrenç bir şekilde dile getirebiliyorlar. Ülkemizin artık özgür bir ülke olmasını istiyorum. Bu tarz meseleler son bulsun istiyorum.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












