Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal, 19-26 Aralık 1978’de yaşanan Maraş Katliamı ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal, 19-26 Aralık 1978’de yaşanan Maraş Katliamı ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Sarıbal açıklamasında, “Katliamın üzerinden 39 yıl geçti. Katliama tanıklık eden insanlarımızdan bir kısmı bugün hayatta. Katliamı gerçekleştiren üst aklın ve katliamın gerçek sorumlularının cezalandırılmadığını görmezden gelen herkes, yaşayan bu toplumsal belleğe karşı sorumludur.” dedi.
Maraş Katliamı’nın hiçbir zaman gerçek anlamıyla araştırılmadığını belirten Sarıbal, dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özyadınlı tarafından Maraş Katliamı’nı araştırmak göreviyle özel olarak kurulan ekibin raporlarının yıllarca “devlet sırrı” olarak nitelendirildiğini ve bu sebeple kamuoyuna açıklanmadığının altını çizdi. Sarıbal, “Dönemin Cumhuriyet Savcısı Dündar Saner’in de katliama ilişkin raporları bulunuyor. Bu raporlarda, resmi rakamlara göre 111 kişinin yaşamını yitirdiği ve 1.500 kişinin yaralandığı Maraş Katliamı’nın hangi üst akılın organizasyonuyla gerçekleştirildiği açıkça ortaya konuyor.” dedi.
Gerçek Sorumlular Hiçbir Zaman Cezalandırılmadı
1991 yılına kadar sanık olarak yargılanan ve çeşitli oranlarda cezalara çarptırılan 804 sanığın daha sonra Turgut Özal hükümeti tarafından çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu kapsamında serbest bırakıldığını dile getiren Sarıbal, “1991 tarihli Terörle Mücadele Kanunu, Maraş Katliamı sanıklarına hükümet eliyle altın tepside sunulan bir ödüle benziyor. Bu bizler açısından büyük bir utanç kaynağıdır. Sanıklar böyle ödüllendirilirken, diğer taraftan, günlerce süren hazırlıklar neticesinde, Kontrgerilla ve sivil faşist çeteler tarafından Alevi yurttaşlara karşı organize edildiği bilinen bu insanlık dışı katliam nedeniyle tek bir MİT mensubu ya da tek bir bürokrat hakkında soruşturma açılmadı.” dedi.
Meclis Başkanı’nın Maraş Önergesini Reddetmesi, Kişisel Tarihinin Doğal Sonucudur
Maraş Katliamı’nın araştırılması isteğiyle TBMM’ye verilen bir önergenin, Maraş Katliamı’nın başladığı 19 Aralık tarihinde Meclis Başkanlığı’nca iade edilmesi ve gerekçede “katliam” sözcüğünün kaba bulunduğunun belirtilmesi üzerine de bir değerlendirme yapan Sarıbal, Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın Maraş önergesini reddetmesinin, kişisel tarihinin bir sonucu olduğunun altını çizdi.
Sarıbal, “MTTB Başkanlığı yaptığı dönemde, Amerikan donanmasına ait 6. Filo’ya karşı eylem yapan yurtsever gençlere saldırıyı örgütleyen kişinin, Alevi yurttaşlara yönelik gerçekleştirilen bu planlı kıyama “katliam” denmesini kaba bulması normaldir. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın bu kararı, kişisel tarihinin doğal bir sonucudur. Bilindiği üzere, Maraş katliamı’nın yaşandığı dönemde Emniyet Müdürü olan Abdülkadir Aksu’da AKP’nin kurucu üyelerinden birisidir ve aynı partide Genel Başkan Yardımcılığı yapmıştır. Aynı zamanda Aksu, AKP’den Milletvekili seçilmiş ve 58. ve 59. Hükümetlerde İçişleri Bakanı olarak görev yapmıştır. Dolayısıyla İsmail Kahraman’ın bu tavrı, aslında AKP’nin Maraş Katliamı’na bakışını özetlemektedir.” dedi.
39 Yıl Önceki Zihniyet Bugün Hala Yaşıyor
Geçtiğimiz günlerde, Malatya’da yaşayan Alevi vatandaşların evlerine kimliği belirsiz kişilerce kırmızı renkli çarpı işaretlerinin koyulduğunu hatırlatan Sarıbal, “39 yıl önce Maraş Katliamını gerçekleştiren zihniyet, bugün hala yaşamaktadır. Maraş Katliamı öncesinde evlere çarpı işareti koyanlar kimlerse, bugün Malatya’da Alevi yurttaşların evlerini işaretleyenler de aynı düşüncenin mensuplarıdır.” dedi.
Sarıbal, “Bu topraklarda eşit yurttaşlık istisnasız ve gerçek anlamda hayata geçmediği sürece, insanların kimlikleri üzerinden inşa edilen toplumsal fay hatlarının ortadan kaldırılması mümkün değildir. Emekçi halkın çıkarlarının öncelendiği, eşit yurttaşlığın, demokrasinin ve özgürlüklerin egemen olduğu bir geleceğin mümkün olduğuna inanan insanlar olarak; Maraş’ların, Çorum’ların, Sivas’ların bir daha yaşanmaması için mücadele etmeyi sürdüreceğiz.” diyerek açıklamasını tamamladı.
Vişne Haber Ajansı