CHP Balıkesir Milletvekili ve Çevre komisyonu üyesi Mehmet Tüm, TBMM ‘nde düzenlediği basın toplantısında, hükümetin çevre poltikasını eleştirdi.
CHP Balıkesir Milletvekili ve Çevre komisyonu üyesi Mehmet Tüm, TBMM ‘nde dğzenlediği basın toplantısında, Hükümetin Çevre poltikasını eleştirdi.
Mehmet Tüm “Cerattepe de yapılan doğa
talanını, Yeşil yoldaki çevre tahribatını, Sinop ve Akkuyu nükleer
santrallerinin yaratacağı tehlikeyi
Çevre Komisyonunda görüşemedik.
Trakya’daki tarımsal kirlenmeyi, Ergene çayındaki kirliliği Kazdağlarının delik deşik edildiğini, Madra
dağının yok edildiğini, Çevre Komisyonu görüşmüyor. TÜBİTAK raporlarına karşın Gönen çayının zehirini, Susurluk ve
Havran Çaylarının yok edilişini Erdek körfezindeki balık ölümlerini çevre
komisyonu bilmiyor. Neden bilmiyor, Çünkü AKP Çevre komisyonunun çalışmasını
istemiyor.” dedi.
Mehmet Tüm ‘ün yaptığı basın açıklaması şöyle:
“KARARLI BİR MÜCADELE OLDU
TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan Tasarıdan Aynı zamanda büyük bir çevre felaketine yol açacak Zeytin ile ilgili maddeler komisyon tarafından geri çekilmiştir. 7.inci Sefer geri çekilen bu tasarı umuyorum ki bir daha getirilmez. Öncelikle bu konuda duyarlılık gösteren başta halkımız olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.
Kararlı bir mücadele oldu. Bizlerde her platformda bu konuyu dile getirdik, hatta TBMM bahçesine barışımızın sembolü olarak bir zeytin ağacı diktik. Bu konunun gündemde kalmasını sağlayan tüm medya mensuplarına ayrıca teşekkür ediyorum.
AKP NİN ANLAYIŞINDA PAYLAŞMAK YOKTUR.
15 yıldır iktidarda olan AKP, ülkemizin temel değerlerini alt üst etmiştir. Cumhuriyetin ve demokrasinin kazanımlarını adım adım yok etmektedirler. Toplumun yararını hiçe sayarak, ülkemizin doğal ve tarihi varlıklarını rant çevrelerine peşkeş çekmek ne yazık ki, bu iktidarın temel politikası olmuştur. Türkiye özel ve güzel bir ülkedir. Bu güzelliğin başında sahip olduğumuz doğamız gelmektedir. Yeşil ve mavinin her türünü içinde barındıran, zengin bir coğrafyaya sahibiz. Ülkemiz sadece bizim değil, aynı zamanda Milyonlarca bitki türünün ve yüzbinlerce canlı çeşidinin de anavatanıdır. Hep birlikte ortak yaşam alanımızdır. Bu doğal yaşama alanımız her gün biraz daha kirletiliyor , tahrip edilerek yok edilmek isteniyor. AKP’nin tekçi anlayışı doğayı ; tüm canlılar ile paylaşmak istemiyor. Çünkü AKP nin anlayışında paylaşmak yoktur. Doğaya, canlılara saygı yoktur. Eğer böyle olsaydı, Rant uğruna, Türkiye’nin, cennet köşelerini birilerine peşkeş çekmezlerdi.
ÇEVRE KOMİSYONU ÇALIŞTIRILMIYOR
Doğa bir bütündür, bilimsel tüm açıklamalar, bu bütünlüğü birlikte ele alır ve değerlendirir. Doğadaki her canlının yaşamı bir diğerinin yaşam sigortasıdır. Eğer bir canlı türünü yok ederseniz, bir diğerin de yok etmiş olursunuz. Bu yüzden , toprağın üstü altından. Derelerin yatakları HES lerden daha önemlidir. Demokratik ve Çağdaş toplumlar artık , çevreciliği, doğal dengenin korunmasını , bir devlet politikası olarak çoktan benimsemişlerdir. Çünkü Doğal denge hiçbir hükumetin, yanlış politikalarına alet edilmeyecek kadar önemli ve değerlidir. AKP nin çevre diye bir derdi yoktur. Hiçbir zaman da olmadı. AKP iktidarları dönemine doğa talanına, ve Çevre katliamıma hız verilmiştir. Bu güne kadar TBMM ne sunulan hükümet tasarılarının nerdeyse tamamında çevre ile ilgili ağır yıkımlar vardır. Çevre ile ilgili yasalar, TBMM de nerdeyse bütün komisyonlara görüşülürken, Çevre komisyonunda görüşülmemektedir. Bu iktidarın çevreye olan bakış açısını göstermektedir. Ben 2 yıldır, Çevre Komisyonu üyesiyim, Komisyonda ki CHP li üyelerinde başkanlığını yapmaktayım. Geçtiğimiz 2 yıl içerisinde çevre komisyonu bir kere toplandı. O toplantıda da Balinacı lığın düzenlenmesini ve Antartika anlaşmasını görüştük.
Örneğin, Cerattepe de yapılan doğa talanını, Yeşil yoldaki çevre tahribatını, Sinop ve Akkuyu nükleer santrallerinin yaratacağı tehlikeyi Çevre Komisyonunda görüşemedik. Trakya’daki tarımsal kirlenmeyi, Ergene çayındaki kirliliği Kazdağlarının delik deşik edildiğini, Madra dağının yok edildiğini, Çevre Komisyonu görüşmüyor. TÜBİTAK raporlarına karşın Gönen çayının zehirini, Susurluk ve Havran Çaylarının yok edilişini Erdek körfezindeki balık ölümlerini çevre komisyonu bilmiyor. Neden bilmiyor, Çünkü AKP Çevre komisyonunun çalışmasını istemiyor. Bakınız Sanayi yasası görüşülüyor. Milli Eğitim komisyonunda ele alınıyor, ancak çevre komisyona sevk dahi edilmiyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki , Sanayinin olduğu her alanda çevre kirliliği vardır. Bu yüzdende sanayi ile ilgili bir tasarı önce Çevre komisyonunda görüşülmelidir. Şimdi sizlere sormak isterim, son 2 yıldır, çevre komisyonu ile ilgili bir haber yaptınız mı? Çevre komisyonu başkanı kimdir, hiçbir yerde çevre ile ilgili konuşurken gördünüz mü? Göremezsiniz ,çünkü vicdan sahibi hiçbir insan bu iktidarın çevre anlayışını savunamaz. Bir taraftan TOKİ aracılığı ile belediyeler bay pass edilerek kentler beton yığınına çevriliyor. Diğer taraftan rant uğruna, Termik santraller, HES ler ile dağlar dereler yok ediliyor. Ülkemizde tatlı su balığı diye bir türümüz vardı, tüm kamuoyuna hatırlatmak isterim, son 15 yılda tatlı su balığını bırakın yemeği , tezgahlarda artık göremez olduk. Çünkü çaylarımızda , sulak alanlarımızda, bırakın balık yaşamasını, kuşlar inip su dahi içmiyor, dere kenarlarında bitki yetişmiyor. Yüzlerce çevre örgütleri, iktidarı uyarmasına rağmen , ancak iktidar, çevrecileri Gezide olduğu gibi terörist ilan ediyor. Bakınız, dünyanın her yerinde rantçılar, gözlerini para hırsı bürüyen sermaye sahipleri çevrecileri sevmezler ve öteki görürler.
Ama bu tuzu kuru sermaye sahipleri, milyonlarca lira bedel ödeyerek doğal ürünler tüketirler. Bizim ülkemiz, her türlü doğal üretime uygun topraklara sahiptir. Bunu bozmaya , yok etmeye iktidarın asla hakkı yoktur. İktidarların görevi öncelikle halkın sağlığını ve mutluluğunu düşünmektir.
TÜRKİYE HIZLA ÇÖLLEŞİYOR
Son yıllarda sanayinin yoğun olduğu ve kimyasal tarımın yapıldığı bölgelere baktığımızda ;Özellikle kanser hastalıklarında ciddi artışların olduğu görüyoruz. Daha çocuk yaşta bu hastalığa yakalanma oranı her geçen gün artmaktadır. Her türlü bilimsel veriler ortadayken hükümet hiçbir önleyici tedbir almamaktadır. Bizler şimdi hızla artan bu insan ölümlerine fıtrat diyemeyiz. Bunun sorumlusu hükümetin kendisidir. Bakınız bu iktidar döneminde Türkiye hızla çölleşmektedir. Akp döneminde Türkiye’de 80 milyon ağaç kesilmiştir. Her yere ağaç diktik diyorlar, dikilen ağaç sayısı sadece 2 milyondur. Uluslararası verilere göre Türkiye Orman varlığında ,190 ülke arasında 139 uncu sırada yer almaktadır. Doğayı korumada 180 ülke arasında 177. incı sıradayız.Sadece 3’uncü hava limanı için kesilen ağaç sayısı , 2 milyondur. Yine 3 üncü hava alanı için 660 hektarlık sulak alanımız yok edildi. Uluslar arası koruma altında olan sulak alanlarımızdan 14 tanesi kurutuldu. 3 Van gölü büyüklüğünde sulak alan bu iktidar döneminde yok edildi. Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınları bu iktidar döneminde çıktı. Şimdi özel ağaçlandırma alanı diye bazı orman alanları 49 yıllığına kiraya veriyorlar, hiçbir denetim yoktur. Bu alanlarda neler yapılıyor , hangi rant çevreleri buraları kiraladı bilinmemektedir. Türkiye’nin en büyük çevre davaları bu iktidar döneminde açıldı. Cerattepe , Akkuyu, Sinop , Yeşil yol, İzmir Efem çukuru gibi , önemli çevre davaları, halen devam etmektedir. Bu davalarda Çevreyi korumakla görevli olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne yazık ki Davalı konumundadır. Şimdi içinde bulunduğumuz mevcut Hukuk düzeni karşısında, Yurttaşlarınızın Yargıya olan güveni kalmamıştır. OHAL hukukunun içine yerleştirilen Damatlar adaleti, halkımızı tedirgin etmekte, umutsuzluğa düşürmektedir. Umuyoruz ki , Bu davalar, emir ve komuta zinciri içerisinde çözülmez. Hak ve adalet uygulanarak, hukuka uygun olarak sonuçlanır.
DOĞANIN İNTİKAMI AĞIR OLUR
Buradan Hükumete çağrı yapıyorum. Çevre hepimizin ortak değeridir. Zehirlediğiniz her damla sudan havadan, kirlettiğiniz topraktan siz sorumlusunuz. Bu kirlilik sizi, çocuklarınızı ve torunlarınız da zehirleyecektir. Rant uğruna doğayı kirletmekten, vazgeçin. TBMM de Çevre Komisyonunu çalıştırın.
Daha temiz bir doğa , daha yaşana bilir bir çevre, bu ülkede yaşayan her yurttaşımızın hakkıdır. Bu hakkı hiç kimsenin elinden almaya kalkmayınız. Unutmayın doğanın intikamı ağırdır ve bunun bedelini hepimiz birlikte öderiz. “
Vişne Haber Ajansı