ABD'nin YPG'ye desteğini eleştiren Çavuşoğlu, 'El Bab'dan sonra Menbic'e doğru gideceğiz. Operasyon henüz başlamadı, taciz ateşi olabilir. ABD askerlerinin o bölgede olduğunu biliyoruz' dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin daha önce verdiği çekilme sözlerini hatırlattı ve "El Bab'dan sonra Menbic'e doğru gideceğiz. Operasyon henüz başlamadı, taciz ateşi olabilir. ABD askerlerinin o bölgede olduğunu biliyoruz. Bizim YPG veya başka bir terör örgütüyle olan mücadelemiz bizi ABD'yle karşı karşıya getirmemelidir. Terör örgütlerinin yanında hiçbir müttefikimizin durmasını arzu etmeyiz. Menbic'ten YPG'lilerin çekilmesini istiyoruz. Çekilmezlerse vuracağımızı daha önce söyledik" dedi.
Canlı yayında açıklamalar yapan Çavuşoğlu, ABD ile Rakka operasyonunun birçok kez görüşüldüğünü belirtti:
"Bazı askerlerden farklı açıklamalar oluyor. Daha önce Kongre'deki açıklamalarda PKK ve YPG'nin bir farkı olmadığını söylemişlerdi. YPG ile bu operasyonları yapmak, Suriye'nin geleceğini riske atmak demektir. Bir terör kampının oluşmasını sağlamaktır. Bizim bu konudaki tutumumuz son derece nettir, katıdır."
En yetkili kişilerin konuyu görüştüğünü vurgulayan Çavuşoğlu, gelen bir soru üzerine "Burası ABD'nin toprakları değil, biz ABD askerleriyle niye karşı karşıya gelelim? Buradaki amaç, Menbic operasyonuyla buranın temizlenmesi ve gerçek sahiplerine teslim edilmesidir. Eğer ABD, YPG'yi müttefik olarak seçiyorsa onlara dokunan bana dokunur anlayışındaysa o başka ama böyle bir anlayış olmadığını biz biliyoruz" diye konuştu.
ABD'nin bu yanlıştan dönmesi gerekiyor'
Biz şu anda ABD ile Rakka Operasyonu'nu nasıl gerçekleştirebiliriz ve hangi kuvvetlere nasıl destek verebiliriz bunları görüşüyoruz. Bazı askerlerden tabii farklı açıklamalar oluyor. ABD'li askerler YPG ile PKK'nın hiç bir farkının omadığını da söylemişlerdi. Bizi hedef alan bir terör örgütüyle müttefikimiz ABD'nin işbirliğini sürdürmesini istemeyiz. Bir terör kantonunun oluşmasını sağlamak demektir. Böylesi bir yanlıştan ABD'nin dönmesi gerekiyor
'Cephedeki köylerin Suriye Ordusu'na verildiği doğru değil'
Rejim güçleri doğuya doğru yöneldi, Rusya ile bir anlaşmaya vardık ve El Bab etrafında rejim ile ılımlı muhalefetin karşı karşıya kalmaması konusunda uzlaştık. Bir taraf kuzeye diğeri güneye geçmeyecek, amaç DEAŞ'a karşı ortak mücadele etmek. Rejim ve başka güçlerin birbiriyle karşı karşıya gelmesini önlemek için, ateşkes güçlendirilmeli ve siyasi süreç ilerlemeli. (Türkiye destekli muhaliflerle olan cephedeki köylerin Suriye ordusuna verilmesi konusunda Rusya ile anlaşmaya varıldığı) gibi haberler çıkıyor, bunlar doğru değil. Biz ABD ve Rusya'yla her gün görüşüyoruz. Rakka operasyonu dahil burada neler yapılacağını görüşüyoruz. 10 Mart'ta biliyorsunuz Rusya'ya gidiyoruz. Lavrov'la süreci koordine ediyoruz.
Peşmerge'ye Suriye'de görev verilecek anlayışı doğru değildir. Önümüzdeki süreçte DEAŞ'a karşı işbirliğimiz devam edecek.
'PKK'ya karşı en önemli müttefikimiz Barzani'dir'
Çavuşoğlu, gazetecilerin "Barzani'nin gelişi ile birlikte bayrak krizi patlak verdi. Özellikle referandum ortağı diyebileceğimiz Sayın Bahçeli'nin son açıklamaları da çok sertti. O sözde bayrak asılmışsa Türk Bayrağı inmiştir dedi. Biz mi Barzani mi tercih ediliyor şeklinde? " sorusuna da şu yanıtı verdi:
" Herkesin görüşlerine bizim saygımız var. Ama diplomasi de kurallar vardır. Kendi Anayasası çerçevesinde bir federal yapı kurulduysa ki şu anda özellikle PKK'ya karşı bizim en önemli Irak'taki müttefikimiz şu anda ki yönetimdir. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte PKK'ya yönelikte bizim önemli birlikte ortak adımlarımız operasyonlarımız da olacak. Irak Anayasası çerçevesinde kurulmuş ve Irak Bayrağı ile beraber daha önceki ziyaretlerde de bayrak konulmuştur. Daha geçen gün Münih'te Sayın Başbakanımız görüşürken de masada üçlü bayrak vardı. Türk Bayrağı, Irak Bayrağı ve Bölgesel Yönetimin Bayrağı. Tataristan Cumhurbaşkanı da geldiği zaman Türkiye'ye yine Rusya Bayrağı ile beraber Tataristan Bayrağı'nı da dikiyoruz. Bazılarını sevebiliriz, sevmeyebiliriz ayrı bir şey ama diplomaside protokol kurallarının işlemesi başka bir şeydir. Burada hiç kimseye pozitif bir ayrımcılık yoktur. İlk defa da yapılan bir uygulama değildir. Bu olmasın görüşüne de görüş olarak saygı duyabiliriz. Bu konuyu başka yerlere çekmek ya biz ya onlar demek doğru değildir."