loading
close
SON DAKİKALAR

Muharrem İnce Hakkari'de konuştu: Barışacağız, büyüyeceğiz, bölüşeceğiz

Muharrem İnce Hakkari'de konuştu: Barışacağız, büyüyeceğiz, bölüşeceğiz
Tarih: 10.05.2018 - 12:45
Kategori: Siyaset

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Hakkari'de düzenlenen mitingde yurttaşlara seslendi.

Hakkari Cumhuriyet Meydanı'nda halka hitap eden İnce'nin konuşmaları şöyle:

"Dün Edirne'deydim bugün Hakkari'deyim. Yarın akşam Rize ve Trabzon.. Yarın Antalya. Türkiye'nin haritasını gözünüzün önüne getirin. Kardeşlik köprüsü kurmak için Hakkari'deyim. Bizim projemiz hafriyat değil, huzur projesi. Beraber yaşama, kardeşlik projesi. Köprü, yol bunlar kolay iş. 1. köprüyü 50 sene önce Demirel, 2. köprüyü Özal, 3. köprüyü Erdoğan yaptı. 4. köprüyü de Muharrem İnce yapar. Köprü yapmak kolay iş huzuru bulmak zor iş. Türkiye'nin normalleşmeye, kardeşliğe, demokrasiye, özgürlüğe ihtiyacı var. Bunu gerçekleştireceğiz. Hiçkimseyi ötekileştirmeden, elinin tersiyle itmeden... Sayın Karamollaoğlu'na gittim, 'Başarılar diliyorum' dedim. Sayın Akşener'e gittim, başarılar diledim. Oradan Sayın Demirtaş'a gittim hapsihaneye. Dedim ki 'Selahattin başkan sana da başarılar diliyorum.' Akşam Sayın Erdoğan'a gittim. (Yuhalama sesleri) (Yuhalamayın emeklilik günleri gelmiş birini güzel gönderin) Erdoğan, Demirtaş, Akşener, Karamollaoğlu, Perinçek'i de ziyaret edeceğim. Bütün adaylar Hakkarililere bizden de selam söyle dediler, selamlarını iletiyorum.

Sayın Erdoğan'la dün akşam görüştük. Memleketin sorunlarını konuştuk ama basına yansıtmadık. Bana sorduğu bir soruyu açıklamam lazım. Kinayeli şekilde Hakkari'ye gittiğinde Türk bayrağı olacak mı dedi, tabi olacak dedim. Kameralar göstersin de Erdoğan da görsün. Tek olan şeyler bir grubun olamaz, hepimzin olur. Bayrak tektir. Türkün Kürdün, Alevi'nin Şafinindir. Cumhurbaşkanı tektir. CHP'nin HDP'nin cumhurbaşkanı olmaz, 80 milyonun olur. Adaylığım açıklandığında 6 oku çıkardım Türk bayrağı taktım yakama. 

Bir sorunumuz var, Kürt sorunu. Kürt sorunu siyasal, ekonomik, kültürel, eksik demokrasi sorunudur. Ama asıl bir ahlak sorunudur. Politikacı Diyarbakır'a, Hakkari'ye gelir güzel laflar eder sonra başka yere geçer orayı unutur. Söz veriyorum burada yaptığım konuşmayı Rize'de yapmazsam siyaset yapmayacağım. Ne ben sizi kandıracağım ne FETÖ beni kandıracak. Yapamayacağımızı söylemeyeceğiz. Bazen siz, bazen Edirneliler kızacak. Doğruyu bulacağız. Biz bir arada mı yaşayacağız ayrı ayrı mı yaşayacağız, bu soruyu sorduğumuzda gerisi gelecek zaten. 

Sorunları 3 B ile çözeceğiz. Barışacağız, büyüyeceğiz, bölüşeceğiz. Gönüllerde, sokaklarda, meydanlarda barışacağız. Büyüyeceğiz. Bağımsız mahkemeler olduğunda yatırımcı gelecek. 'Türkiye uygar bir ülke, hukukun üstünlüğü vardır' diyecek buna inanacak, ekonomimiz büyüyecek. Ekonomi büyüyünce gelirimiz artacak. Adilce paylaşacağız. Hakkari'de liseye giden Berfin kızımız siyasal bilgiler fakültesine gidip Yalova'ya vali olmanın hayallerini kuracak. Bunu başarabiliriz. Bunları yaparken önümüze zorluklar çıkacak. Emperyalist güçler, yabancılar, iç düşmanlar çıkacak. Ölümü göze almak gerekecek. 

Geçtiğimiz günlerde Erdoğan bir manifesto açıkladı. 16 yılda iktidarda olan birisi 'ben gelecekte şunu yapacağım' diyemez. Manifestoyu o açıklayamaz ben açıklarım. Onun açıkladığı iflas belgesidir. İnsanları korkutuyorlar. CHP gelirse başörtünüzü çıkarır, diyorlar. Bu yalan. İster evinde, ister sokakta, ister devlette tak, bunun geri dönüşü yoktur. Bu konu kapanmıştır. Bunları bir korku sardı. İnce hastalık korkusu sardı. Buradan çıkış yok net görüyorlar. İlk yıllarında Sayın Erdoğan çıraktı, sonra kalfalık, daha sonra da 'ustalık dönemim' dedi. Şimdi onun emeklilik dönemini hazırlayacağız. 

Geçen bana gariban dedi. Erdoğan'dan 5 ay fazla milletvekilliği yaptım. Başbakanla milletvekili maaşı 3 aşağı 5 yukarı aynı. 16 senedir vekiliz. 1 çocuğum var. Eşim öğretmen, evim kira değil. Babamızdan 3-5 bir şey vardı. Türkiye'nin en ucundan Muharrem İnce'nin mal beyanını paylaşıyorum. YSK'ye verdim. Hakim bilecek de halk mı bimeyecek. Hakkari'deki esnaf kardeşim de bilsin. 5 yıl sonra bu malvarlığı belgesini bir daha dağıtacağım. Siz zenginleşmeden ben zenginleşmeyeceğim. 

Sıradan bir kamyon şoförünün oğlunu bu aziz millet milletvekili yaptı. Maaş verdi, pasaport verdi, koruma verdi. Ben de gönlümü vermek istiyorum. 5 yıl cumhurbaşkanlığı yapıp, barışıp, eğitim, sağlık sorunlarını çözüp emekli bir cumhurbaşkanı olarak Sümbül Dağı'na bakarak çay içmek istiyorum. Bana bir avuç pirinç verin size bir kazan pilav yapacağım. En genç nüfus bizde, madenler, ovalar her şey var. Ama kötü yönetildiği, soyulduğu için insanlarımız fakir. Hepimiz bir otobüsün içindeyiz. Erdoğan şoför. Yolcuların istediğini değil kendisinin istediğini yapıyor. Yolcuları değiştirecek miyiz? Burada bir ygüreş var. Birinin elini bağlayarak güreş olur mu? '87 Türkiye'sinde Ahmet Türk tutukludur. YSK adaylığını ilan ettiği gün serbest bırakılır. Cumhurbaşkanı adayı tutuklu olmaz. Gelsin yarışsın. Ben gidip kendime oy vereceğim ama öyle adaletsizlik istemem. 2002'de Erdoğan vekil olamadı. Olsun diye anayasayı değiştirdik. Erdoğan vekil olsun diye oy veren insanlardan birisiyim. Yarış adil olacak. Temel bey, Meral hanım, Erdoğan, Selahattin bey bir yerde gezecek. Ben de gezeceğim. Yarın Erdoğan tutuklu olursa, cumhurbaşkanı adayı olursa onun da adil koşullarda seçime girmesini isterim. Bu demokrasi, vicdan, adalettir. Adalet yoksa hiçbir şey yoktur. Öyle mi? (Sağ taraftan hiç ses çıkmıyor. Sağ hep böyle. Türkiye'yi yine sol taraf kurtaracak. Ne varsa solda var) 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları