loading
close
SON DAKİKALAR

''Ne hakları vardı benim kocamı öldürdüler?''

''Ne hakları vardı benim kocamı öldürdüler?''
Tarih: 15.12.2012 - 11:50
Kategori: Sağlık, Yaşam

Galatasaray Meydanı’nda 403. Kez buluşan Cumartesi Anneleri/İnsanları 1993 yılında gözaltına alınıp kaybedilen Ahmet Kalpar için oturdu...

Cumartesi Anneleri/İnsanları 403 kez Galatasaray’da buluştu. 7 Aralık 1993 yılında Siverek’te gözaltına alınıp kaybedilen Ahmet Kalpar’ın akıbetini sorarak, Urfa Siverek'te yaşanan katliamların Bucak Aşireti, jandarma, valilik, emniyet ve savcılıkların işbirliğinde gerçekleştirildiğini belirttip, sorumluların yargılanmasını istedi


Ahmet Kalpar, Urfa /Siverek'te fırıncılık yaparken kaybedildi. DEP Siverek ilçe Teşkilatı üyesiydi. 7 Aralık 1993 günü Bucak Aşiretine mensup Osman Kaçak, yanında silahlı, yüzü maskeli 2 kişi ile birlikte fırına gelip "Sedat Ağa seni çağırıyor "dedi. Onu beyaz Renault marka araca bindirip götürdü. Sonrasında kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesi savcılığa dilekçe vermek istedi ama "böyle biri gözaltında yok" denilerek dilekçe alınmadı. Ağabeyi valiliğe başvurdu. Valilik, emniyete havale etti. Emniyet, kardeşini sorduğu için kendisini gözaltına aldı. Başvurulan tüm makamların "Görmedim, bilmiyorum" inkârı ve "kovuşturmaya yer yoktur" kararı sonucunda Ahmet Kalpar kaybedildi.

''Mücadelemiz devam edecek''


1995 yılında gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun Kürtçe yaptığı konuşmasında, artık hikayesini anlatma gereği duymadığını, herkesin hissettiği acıları duyduğunu ve bildiğini söyledi.

İnsan Hakları Haftası olmasına rağmen bir çok kişinin yine gözaltına alındığını, tutuklandığını dile getiren Tosun, tüm insanları zulme karşı tepki vermeye çağırarak, failleri bulunana kadar, cezaevlerine girene kadar mücadelelerine devam edeceklerini duyurdu.

''Her hafya aynı şeyleri söylüyoruz''

1994 yılında gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın eşi Halime Aydoğan da Kürtçe yaptığı konuşmasında, her hafta aynı şeyleri dile getirdiklerini söyleyerek, 3 kişinin ismini verdi.


Mustafa’nın oğlu Süleyman, Sarhoş Kemal ve Haydar’ın oğlu Faruk adlı isimleri sayan Aydoğan, kocasının bu 3 kişi tarafından öldürüldüğünü, bu koruların komutanın karşından kocasının kafasına dipçikle vurduğunu söyledi.

‘’Ne hakları vardı benim kocamı öldürmeye?’’ diyen Aydoğan, kocasının Apocu denilerek suçlandığını, baskı gördüğünü belirterek kocasının kemiklerini istedi.


403 haftadır adalet çağrısı yaptıklarını dile getiren 1995 yılında gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak, Mehmet Ağar’ın yaptığı ‘’Kurduğumuz bir sistem var hala sürüyor’’ konuşmasına işaret ederek, tüm suçluların hukuk yoluyla terfi edildiğini belirtti.

90’larda başlayan faili meçhuller bugün AKP hükümetiyle başka bir boyut kazandığını söyleyerek, sınırlarda savaşların tezgâhlandığını, çetelerle yeni savaş ortamlarının yaratıldığını söyleyerek, bu yaşananların yeni katliamlara ve teröre gebe olduğunu belirtti.
 

''Bucak aşireti sorumlu''

Bu haftanın basın açıklamasını okuyan Meral Şahin, Ahmet Kalpar’ın hikâyesini anlatarak, bu kaybedilmede Bucak Aşireti, jandarma, valilik, emniyet ve savcılık işbirliğinde gerçekleştiğini, yıllardır bu alanda Urfa'da gözaltında kaybedilenlerin dosyalarını açıkladıklarını ifade etti.

Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan 13.08.1997 tarihli Susurluk Raporu'nda da Bucak-Devlet
İlişkileri belgelendi.

Söz konusu rapora göre:

1993Eylülünden itibaren güçlerinin bölgede operasyonları tamamen Buçak Aşireti’ne devretme eğilimine girdiği operasyonların aşiret ileri gelenlerinin bölgede uyguladığı sonuç olarak bölgesel nitelikte de olsa aşiretin silahlı mensuplarının "devlet içinde devlet" görünümünde oldukları yazıldı. Yine aynı rapora göre: 1993 Aralık 'avmda yine Siverek'teki evinde yapılan bir toplantıda; Sedat Bucak, Korkut Eken'den devletten özellikle roketatar ve benzeri güçte silah istediğini dile getirdi. Keza Sedat Bucak, iı Jandarma Alay Komutanı Albay Seral Saral'dan da Jandarma bölgesinde "illegal adam alma yetkisi" istedi. Kendisine zorluk çıkaran görevliler olduğunu dile getirince, Albay Sera i Saral ve Korkut Eken "olumsuzlukların süratle halli için girişimde bulunacaklanı Sedat Bucak'a taahhüt etti.

''Gerçek adalete ulaşamayacağız''


Devlet raporlarıyla da belgelenen bu suç örgütleri üzerindeki ‘’yargılanamaz, cezalandırılamaz’’ hükmü devam ettikçe, gerçek adalete ulaşılmayacağını belirten Aslan, “Ahmet Kalpar, Bucak Aşireti işbirliğiyle kaybedilen Urfalı kayıplardan biridir’’ dedi.


Onun kaybedilmesinde;

“Jandarma Asayiş Bölge Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı,

Urfa İl Jandarma Komutanı Albay Seral Saral,

Gözaltı operasyonunu yöneten üstteğmen Ahmet Şentürk,

Bucak Aşireti Lideri Sedat Buçak,

Urfa Emniyet Müdürü Mehmet Cebe, Urfa Emniyet Müdürü Siyasi Şube Müdürü Mustafa Tekin,

Urfa Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Fidanboy,

Urfa Valisi Tevfik Ziyaeddin Akbulut,

OHAL Valisi Ünal Erkan,

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar,

Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş,

İçişleri Bakanı Nahit Menteşe,

Başbakan Tansu Çiller,

Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın,

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel suçludur, yargılanmasını istiyoruz’’ dedi.


Vişne Haber Ajansı/Rojda Duygu Yeşilgöz



 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları