loading
close
SON DAKİKALAR

Nuriye Gülmen'e 5. duruşmada da tahliye yok: Duruşma 1 Aralık'a ertelendi!

Nuriye Gülmen'e 5. duruşmada da tahliye yok: Duruşma 1 Aralık'a ertelendi!
Tarih: 27.11.2017 - 04:53
Kategori: Gündem

KHK ile ihraç edildikleri işlerine dönebilmek için 264 gündür açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın yargılandıkları davanın 5. duruşması görülüyor. Savcı, Nuriye Gülmen'in tahliyesini istedi. Tahliye talebi mahkeme tarafından reddedildi.

KHK ile ihraç edildikleri işlerine dönebilmek için 264 gündür açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın yargılandıkları davanın 5. duruşması bugün (27 Kasım) Ankara Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonda görülüyor.

Savcı, Nuriye Gülmen'in kaçma şüphesi olmaması ve delilleri karartma ihtimali olmaması gerekçesi ile adli kontrolle serbest bırakılmasını istedi. Gülmen için istenen tahliye talebi reddedildi. Dava 1 Aralık'a ertelendi.
 
Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın duruşmadan aktardığı bilgiler şöyle:

Semih Özakça ile eşi Esra Özakça, öğretmen Acun Karadağ, sosyolog Veli Saçılık duruşma için Sincan Cezaevi'ne geldi. Nuriye ve Semih Özakça'ya destek olmak için milletvekilleri, avukatlar ve çok sayıda yurttaş da Sincan Cezaevi önüne geldi.

Duruşma öncesi konuşan Semih Özakça "Tarihsel olarak umutluyuz. Emekçiler her zaman kazanır. Umudumuzu yitirmek için hiçbir nedenimiz yok. Nuriye hocayı da oradan alabiliriz. Umut edelim.

Duruşma başladı. Savcı, Nuriye Gülmen'in kaçma şüphesi olmaması ve delilleri karartma ihtimali olmaması gerekçesi ile adli kontrolle serbest bırakılmasını istedi.

Duruşmaya SEGBİS sistemiyle katılan Nuriye Gülmen de tahleyisini istedi. Gülmen, cezaevi koşullarının ağır olduğunu ve savunma yapabilmek için koşulların sağlanmadığını söyledi. Gülmen şöyle konuştu:

"Sizden tahliyem ile bir lütuf beklemiyorum, sadece hukukun gereklerini yerine getirmenizi istiyorum."

Avukat Murat Yılmaz savunma yaptı: Esas hakkındaki savunma için süre ve kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz var. Savcının talebini olumlu karşılıyoruz ama geç kalınmış bir taleptir. İki celse arasında olumlu olumsuz bir değişiklik olmadığı için keyfi tutulduğunu anlıyoruz. Geçen celsenin çözümü daha bugün Uyap'a yüklendi. Dolayısıyla inceleme şansımız olmadı. Bu çözümler alınmadan bizim esas hakkında savunma yapmamız mümkün değil. Mahkeme 7 nolu ara kararında müdafileriyle uygun saatlerde görüşme kararı verdi. Savcılık, biz bu talebin nereye gideceğini anlamadık dedi, işi yokuşa sürdü. Yine koridorda ve kısa süreli olarak görüş yaptırıldı. Ayrıca cumartesi ve pazar da görüşmek istedik ama savcı tarafından reddedildi, hem de hükümlüler için geçerli olan yasa dayanak gösterilerek. Sizi aşan bir irade var. Savcılık sizi takmıyor. Başhekim ben savcıya sorarım, mahkeme kararını dinlemem diyor. Eğer anayasa uygulanıyorsa, CMK uygulanıyorsa mahkeme kararları kesinlikle uygulanmalıdır. Ama buna rağmen Numune Hastanesi ve Savcılık bunu dikkate almıyor, kararlarınızı dikkate almıyor. Tutuklu olduğu için müvekkille vekaletnamesiz görüş yapabiliriz. Bize vekaletname ve yetki dayatıyorlar. Sunuyoruz. Ertesi gün tekrar vekaletname ve yetki dayatılıyor. Mahkeme kararlarınız, savcılık eliyle, hastane eliyle, jandarma eliyle uygulanmıyor. Hiç kimse mahkemenin üstünde değil. 

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi tanık olarak dinleniyor:

"Olayların tamamı hakkında fikrim var. 15 Temmuz' dan sonra çok ciddi sayıda idari tasarrufla ihraç olunca birçok mağdur yaratıldı. CHP olarak bu konuda bir komisyon kurduk.

Acun ve Nuriye iki öğretmenimiz rahatlıkla meclise girdi ve dertlerini anlattılar. Komisyona başvurduklarını ve sonuç beklemediklerini, bir kamuoyu oluşturmak için eyleme başvuracaklarını söylediler. Yüksel'de oturma eylemine başlayacaklarını söylediler. Oturma eylemine başlayacakları, seslerini duyuramazlarsa açlık grevine başlayacaklarını, gözaltına alınacaklarını eylem yasağı olduğunu, gözaltı sürecinde yanlarında olursak daha az hak ihlali yaşanacağını söylediler.

Mümkün olduğunca gözaltı takibine gittik, bunlar suçsuz dedik, siyasi sorumluluğumuzu yerine getirdik. Oturma eyleminden sonuç alınmayınca başta söyledikleri gibi açlık grevine gittiler, şahidim, ilk günden bu güne kararlı olduklarını biliyorum."

Tanık Pelin Tuştaş: Nuriye'yi yakından tanırım. Örgütle ilişkili bir şey olmadığını biliyorum. İkimiz de Eğitim-Sen'liyiz. Birçok problem yaşadık, her şeyi konuşurduk. Bu nedenle kesinlikle böyle bir şey olmadığını biliyorum.

Saat 14.00'a kadar duruşmaya ara verildi.

Verilen aranın ardından duruşma avukatların savunmalarıyla devam ediyor.

Avukat Betül Kozağaçlı:  Nuriye'nin tutulduğu mahkum koğuşu insan onuruna aykırı bir yer. Değil Nuriye Gülmen'in tahliyesi, oranın biran önce kapatılması gerekir. Adalet Bakanlığı yazısında Nuriye ve Semih’i örgüt mensubu yaptığı gibi bunun ötesinede gitmiş “ölecek” demiş. Hani yargı karar verecekti? Tüm bunlar ortada iken adil bir yargılanmadan bahsetmek mümkün değil.

Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu söz aldı: Mahkeme dava dosyasını cezaevinden çıkarmıyor. Adeta mahkeme de hapsedilmiş. Son üç duruşmanın Sincan Cezaevi içinde yapılması kararı alınmadan dava görülüyor. Bu OHAL'e bile aykırı. Nuriye Gülmen'e savunma hakkı kullandırılmadı. Üç avukat Nuriye ile yan yana getirilmedi.

Nuriye Gülmen: Nuriye Gülmen: Bu dosyaya ilişkin, açlık grevine ilişkin, bu eyleme nasıl başladığıma ilişkin, bu kararı nasıl aldığımıza ilişkin daha anlatmak istediğim çok şey var. Savunmamı etkin bir şekilde yapmak için tahliye edilmemi ve huzurunuzda savunma yapmak istiyorum. Bu hafta içinde yeni bir gelişme oldu. OHAL komisyonunun bir karar vermesi bekleniyor. İlk kararlardan bir tanesinin de bizim başvurumuz olması bekleniyor. Bu koşullarda eğer görevime iade edildiğim takdirde tutuklu koşullarda tedavi olmak istemiyorum. İşkence gibi bir süreç yaşadım. İki aydır buradayım.

Mahkeme, Nuriye Gülmen'in tahliye talebini görüşmek için duruşmaya ara verdi.

Gülmen için istenen tahliye talebi reddedildi. Dava 1 Aralık'a ertelendi.

"SAVCI MÜTALAASINI BURADA HAZIRLAMADI"

Fatih Solak'ın beyanından sonra bize sormadan savcıya sorup mütalaa istediniz. Halbuki delillerin ortaya koyulması ve tartışılması gerekiyordu. Mütalaaya karşı beyanlarımızı sormadınız. Bu açık bir usule aykırılık, usul ihlal edilmiştir. Savcı mütaalasını burada hazırlamadı. Dolayısıyla Fatih'in ne söylediğinin, Nuriye'nin ne söylediğinin, bizim ne söylediğimizin önemi yok. Savcılık hazır gelmiş. İtirafçı beyanları hakkında tanıkların Nuriye Gülmen hakkında iftira atmakta yararı yok dediniz. Bu şahıslar itirafçıdır, dolayısıyla iftirada menfaatleri var.

REZA ZARRAB GÖNDERMESİ

İktidar Reza Zarrab davası hakkında bunun siyasi dava olduğunu, itirafçılık hususunun zorla Türkiye'ye zarar vermek için yapıldığını, Reza Zarrab'ın kullanıldığını söyledi. Beyanları aynen ondan alıyorum. Bunu neden okudum? Biz bunu çok dikkate aldığımızdan, ABD yargısını çok sevdiğimizden değil. Bekir Bozdağ diyor ki itirafçıların beyanlarına itimat edilemez. Biz de bu konuda Berk Ercan ve Fatih Solak'ın beyanlarında menfaatleri olduğunu söylüyorum. Peki Berk Ercanın yararı nedir? Berk Ercan 30 Ekimde tahliye oldu. Uzun namlulu silahlarla yakalanan, örgüt üyeliğinden ceza alan Berk Ercan buna rağmen tahliye oldu. İşte menfaat budur. Polis tutanaklarına göre protestoya 15 bin kişi katılmış. 58 kişi yargılanıyor. Peki bu dosyalarsa Nuriye'nin patlayıcı yaptığına, attığına, polise direndiğine ilişkin bir şey var mı? Yok. Resimleri sunuyorum, en önde pankartı tutuyor.

Duruşmaların seyri

Gülmen ve Özakça 'kaçırılma ihtimalleri' olduğu öne sürülerek, ilk duruşmaya getirilmemiş, duruşmadan 2 gün önce Gülmen ve Özakça'nın avukatları gözaltına alınmıştı.

Gülmen’in götürülmediği ikinci duruşma 28 Eylül tarihinde Sincan Cezaevi Kampüsü içerisindeki salonda görülmüş ve duruşmaya sadece Semih Özakça katılmıştı.

Özakçasa savunmasında "Hiç kimse benden bu adaletsizliğe karşı boyun eğmemi beklemesin. Savunma yapması gereken, ufak bir açıklama bile yapmadan koltuklarında oturan AKP iktidarıdır. Onuruyla ekmeğini kazanan bir sınıf öğretmeniyken önce işimden atıldım. Bu kabullenebilir bir durum değildi" ifadelerini kullanmıştı.

16 Ekim'de Ankara Cumhuriyet Savcısı ile Nuriye Gülmen’in avukatlarından oluşan bir heyet, Numune Hastanesi’nin tutuklu koğuşuna götürülen Gülmen'in savunmasını almak istemiş, Gülmen, "Bu şartlarda savunma yapmayacağım. Beni tahliye edin. Gelip mahkemede neden açlık grevi yaptığımı anlatayım" demişti.

Mahkeme 3. duruşmada Semih Özakça'nın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, Nuriye Gülmen'in ise tutukluluğunun devamına karar vermişti. 

Nuriye Gülmen daha önceki 3 duruşmaya getirilmemiş, 4. duruşmaya SEBGİS'le bağlanmıştı. 

17 Kasım'da görülen 4. duruşma sonunda mahkeme, Semih Özakça'nın ev hapsinin devamına, Nuriye Gülmen'nin ise tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

Vişne Haber Ajansı- Cumhuriyet


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları