loading
close
SON DAKİKALAR

‘Obama'ya koordinatları verdim ama hala ses yok’

‘Obama'ya koordinatları verdim ama hala ses yok’
Tarih: 05.03.2016 - 09:29
Kategori: Siyaset

Erdoğan, Suriye’li sığınmacılar için şehir kurulması konusunda ABD Başkanı Obama’yla konuştuğunu ifade ederek, ‘hatta koordinatlarını bile belirledik ama uygulamaya gelince hâlâ ses yok’ dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'den gelen sığınmacılar için formülün, Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'ye yakın bir bölgede bir şehir kurmak olduğunu belirterek, "Yerel mimari ile biz Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'ye yakın bir bölgede bu şehri kuralım. Dolayısıyla Suriye'den çıkacak olanları orada iskan edebiliriz, Türkiye'dekileri de aynı şekilde orada iskan etme imkanımız olabilir. Bunu karşılıklı konuştuğumuz zaman 'haklısın' diyorlar. Bunu Sayın Obama ile de konuştuk, hatta koordinatlarını bile belirledik ama uygulamaya gelince hâlâ ses yok" dedi.

Erdoğan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Yeşilay tarafından düzenlenen Zümrüdüanka Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, gerek Başbakanlığı döneminde, gerekse Cumhurbaşkanı olarak, Yeşilay'ın toplumu bilinçlendirme, farkındalık oluşturma ve bağımlılığı önleme mücadelesine daima güçlü destek verdiğini, bundan sonra da vermeye devam edeceğini söyledi.

Son Batı Afrika gezisine değinen Erdoğan, Türkiye'nin o kıtadaki imajına dikkat çekti.

"DÜNYADA İLK 3'ÜN İÇİNDEYİZ"

Erdoğan şöyle devam etti:

"Dünyada biz ilk 3'ün içindeyiz. Biliyorsunuz, Amerika, İngiltere, Türkiye... Yardım eden ülkeler arasında biz 3. sıradayız. Fakat olayı milli gelire oranla değerlendirdiğiniz zaman, Türkiye 1. sırada... Çünkü biz onların baktığı gibi bakmıyoruz ki. Sadece şu 5 senede, Suriye'den gelen mültecilere harcadığımız para 10 milyar dolar, sadece 5 senede. Bunun içerisinde ben STK'ların, belediyelerin yaptığı yardımları, bunları söylemiyorum, bunlar bütçeden çıkan paralar, bunu söylüyorum.

Biz olaya homo-ekonomikus anlayışıyla bakmıyoruz. Bizim medeniyetimizde, bizim değerler silsilemiz içerisinde olay farklı. 'Veren el alan elden hayırlıdır.' Bize Batı ne diyor, 'Size yılda 3 milyar Avro vereceğiz. Bakınız bu sözü vereli 4 ay oldu, hâlâ verecekler, hâlâ verecekler."

"MÜLTECİLER İÇİN SURİYE'NİN KUZEYİNDE BİR ŞEHİR KURALIM"

"Bugün AB Konseyi Başkanı ziyaretimdeydi. 'Bakın, verseniz de vermeseniz de biz bu mültecilere kapımızı kapatmadık Batılılar gibi. Açık tuttuk, yine açık tutacağız ama biraz da vicdan' dedik. 'Bunu beraber paylaşalım istiyoruz sizinle ama siz, 'Türkiye kapıları Batı'ya açıyor, oraya yönlendiriyor' gibi bir yanlışın içerisindesiniz, bakın bunu bırakın, gelin el ele verelim.' Ben size bir şey söylüyorum, formül nedir? Suriye'nin kuzeyine biz bir şehir kuralım. Yaklaşık 4 bin 500 kilometrekarelik bir şehir kuralım ve bu şehirde biz altyapısıyla, üstyapısıyla her şeyi uluslararası camia paylaşalım. Biz biliyorsunuz inşaat sektöründe iyiyiz, başka ülkeler de buna girebilir. Yerel mimari ile biz Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'ye yakın bir bölgede bu şehri kuralım. Dolayısıyla Suriye'den çıkacak olanları orada iskan edebiliriz, Türkiye'dekileri de aynı şekilde orada iskan etme imkanımız olabilir. Bunu karşılıklı konuştuğumuz zaman 'haklısın' diyorlar.

"OBAMA İLE KOORDİNATLARINI BİLE BELİRLEDİK"

"Bunu Sayın Obama ile de konuştuk, hatta koordinatlarını bile belirledik ama uygulamaya gelince hâlâ ses yok. Mesele karar meselesi. Karar verici olmak, irade koymak, bu... Maalesef bunu da koymayınca iş gecikiyor ve iş kapıya dayanınca da feryat başlıyor."


ERDOĞAN, YEŞİLAY'IN ZÜMRÜDÜANKA ÖDÜL TÖRENİ'NDE KONUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Yeşilay tarafından düzenlenen Zümrüdüanka Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Evlatlarımızın geleceklerinin karartılmasına, alkol, uyuşturucu ve sigara gibi kötü alışkanlıkların esiri haline getirilmelerine asla fırsat vermemeliyiz" dedi.

Erdoğan, ödül töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Daha 2 yıl önce alkol düzenlemesinde koparılan gürültüyü eminim hepiniz çok iyi hatırlıyorsunuz. Ülkenin tamamı için hayırlı olduğu açık olan bu düzenleme, gazeteler, ekran yorumcuları ve kimi siyasetçiler tarafından günlerce yerden yere vuruldu. 'Alkol yasaklanıyor', 'Özel hayatımız kısıtlanıyor', 'Yaşam tarzımıza müdahale ediliyor' gibi tezviratlar yapıldı. Ana muhalefet partisi düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Kardeşlerim, bunlar insanımızı sevmiyor, bunlar insanımızın rahatsızlığında, hastalığında, bütünüyle vücudundaki olumsuz gelişmelerde kendilerine hayat arıyorlar. Biz ise diyoruz ki, 'Biz insanımızı seviyoruz'. Sağlıklı bir nesil için ne gerekirse biz onu yapmaya çalışıyoruz.

"ÇAĞDAŞLAŞMAYI ALKOL KULLANMAK SANIYORLAR"

"Çağdaşlaşmayı, alkol kullanmakla, zararlı alışkanlıkları teşvik etmekle, tek tip bir hayat tarzına sahip olmakla özdeş hale getirenler var. Bu ne yeni bir tavırdır ne de ülkemize münhasırdır. Bakınız daha önce de ifade etmiştim. İstanbul'un işgali sırasında gençlerin işgal güçleri tarafından alkol kullanmaya teşvik edildiğini gören bir avuç kahraman bağımlılıkla savaşmak için Yeşilay çatısı altında toplanmıştır. Tek parti döneminin jakobenleri Batılılaşma ve modernleşme adına alkol kullanımını teşvik etmişlerdir.

Artık ülke ve millet olarak yeni bir dönemin, yeni Türkiye'nin inşası sürecindeyiz. Sırf kendi kör ideolojileri için nesilleri dahi feda etmekten çekinmeyen bu karanlık zihniyet zaman zaman hortlasa da hamdolsun eski etkinliğini büyük oranda yitirdi. Ancak müteyakkız olmamız, asla rehavete kapılmamamız gerekir. Evlatlarımızın geleceklerinin karartılmasına, alkol, uyuşturucu ve sigara gibi kötü alışkanlıkların esiri haline getirilmelerine asla fırsat vermemeliyiz."

"SOSYAL MEDYA DA BİR CİNAYET"

"Benzer bir durum sosyal medya ve yeni iletişim araçlarıyla ilgili eleştirilerimizde de karşımıza çıkıyor. Sosyal medya da bir cinayet. Maalesef birileri ısrarla bu ülkede özgürlüğü, milletin kültürüne, tarihine, medeniyet ve inanç değerlerine düşmanlığın bir kılıfı, bir bahanesi gibi kullanmaya çalışıyor. Çağdaşlaşmayı, alkol kullanmakla, zararlı alışkanlıkları teşvik etmekle, tek tip bir hayat tarzına sahip olmakla özdeş hale getirenler var. Bu ne yeni bir tavırdır ne de ülkemize münhasırdır.

"O DAĞLARA GÖTÜRÜLENLER UYUŞTURUCU VERİLEREK GÖTÜRÜLÜYOR..."

"Ailelerimizin içinde bu işin mücadelesini vermeliyiz. Bu mücadelede sadece kanunlar, sadece yasaklar, sadece cezalar yeterli olmaz. Bunlar tabii ki olacak ama asıl milletimizin bir ferdinin bu mücadelede yerini almasını sağlamalıyız. Her bir ferdin... Nasıl teröre karşı yekvücut olmak durumundaysak bağımlılıkla ve zararlı alışkanlıklarla da mücadelede aynı şekilde bir ve beraber olmalıyız. Şayet bizler çocuklarımızın alkole, tütüne, teknolojiye veya başka bir şeye bağımlı olmasını istemiyorsak öncelikle kendi alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli ve onlara doğru örnek olmalıyız. Çocuklarının fiziki ihtiyaçları yanında manevi ihtiyaçlarıyla da alakadar olmayan anne-babalar siperde bekleyen fırsat kollayan kötü alışkanlıkların ve terör örgütlerinin onlarla çok yakından ilgilendiklerini bilmelidirler. O dağlara götürülenlerin uyuşturucu verilerek götürüldüğünü bilmenizi isterim. Bu konularda anneler, babalar, komşular, akrabalar, mahalle ve tüm toplum tam bir seferberlik ruhuyla hareket etmelidir."

Erdoğan, sözlerini, "İyi ki varsın Yeşilay" diyerek tamamladı.

Konuşmaların ardından, Yeşilay'ın Zümrüdüanka Ödülleri sahiplerine verildi.


DHA

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları