Odatv Davası'nda sona doğru gelinirken davada sanık durumun da olan gazeteciler, yazarlar savunmalarını yaptılar. Savunma yapanlar arasında Yalçın Küçük de vardı. Yalçın Küçük savunma yaparken ilginç diaoglar yaşandı.
Odatv Davası'nda sona doğru gelinirken davada sanık durumun da olan gazeteciler, yazarlar savunmalarını yaptılar. Savunma yapanlar arasında Yalçın Küçük de vardı. Yalçın Küçük savunma yaparken ilginç anlar yaşandı.
O ilginç an da: Daha önce duruşmada kalpak takmak istediğini ancak kabul edilmediğini söyleyen Yalçın Küçük, heyetteki türbanlı hakimi hatırlatarak "Görüyorum ki türbana izin veriliyor, kalpak cumhuriyetin simgelerinden biridir, izin verirseniz takmak istiyorum" demesiydi. Küçük'ün bu isteiğini Mahkeme heyeti kabul etti, ve mahkeme salonunda kalpağını taktı.
Yalçın Küçük'ün savunmada yaptığı konuşmanın satır başları ise şöyle:
Ertuğrul Özkök benim için "Benim için dönmez bir adamdır" diyor
Yalçın Küçük, Ertuğrul Özkök'ün yazısından alıntı yaparak:
'Genelkurmay başkanına Yalçın Küçük'e de gidecek misiniz diyor. Benim için dönmez bir adamdır diyor. Ben hiç dönmedim' Ben söylendiği kadar zeki değilim. Silivri davasını bitirmek istedim. Aklıma Osman Bölükbaşı geldi. Adnan menderes Bölükbaşı'nı hapse atardı o Kırşehir'den vekil olur çıkardı. Ben de Silivri'den vekil çıkarmaya çalıştım. Benim projemdir. Kemal kılıçdaroğluna çağrı yaptım. Kemal kılıçdaroğlu Fethullahidir. 2011'de oy verdi mi hayır vermedi. Burada verdi mi vermedi. Veremez, korkar. Muhtemelen onun da bir kaseti var.' dedi.
Yalçın Küçük, Nuh Mete Yüksel'in kitabını göstererek şöyle dedi:
-"Yalçın Küçük sık sık DGM'ye gelirdi" yazıyor. DGM lokanta mı? Gelip götürüyorlardı. Nuh Mete Yüksel devamında diyor ki; "Bugün görüyorum ki Yalçın Küçük vatansever. Cumhuriyet için çalışıyor" o zaman beni niye içerde tuttunuz?
Bu aynı zamanda film davasıdır. İki dizi vardı: Kollama ve Tek Türkiye. Orada beni gösteriyorlardı. Beni taklit eden bir adamı astılar, Yalçın Küçük idam edildi. Beni sokaklarda idam ettiniz. Bu davayı iyi bilin."
-Bu iddianameye göre Abdullah Öcalan’ı ben yönetiyorum. Beni yargılayan hakimleri Yargıtay’a gönderirim. Bir tek Mehmet Ekinci’yi gönderemedim. Beni tutuklu tutmakla meşguldü. Sıkıyönetim mahkemesi kararında benim için "şeytana pabucunu ters giydirir" yazıyordu. Üst mahkeme bozdu.
-Hanefi Avcıya burada sordum: Beni takip ediyor muydunuz? Evet dedi. Mehmet Eymür’e sordum. Hem yurt içinde hem yurtdışında takip ederim dedi. Peki bende bir kötülük buldunuz mu dedim. Rastlamadık dedi. O zaman beni niye tuttunuz burada.
-Ben Silivri’ye gittikten 15 gün sonra Silivri’deki mahkeme bir karar aldı. Burada suç yok diye beni tahliye etti. Bu kez Odatv davasını kurgulayıp beni hapse attılar.
-Mehmet Ekinci, Hikmet Şen avukatıma beni okuduğunu söylediler. İslamcılar beni okur. Musul’u almazsanız Diyarbakır’ı verirseniz benim sözümdür. Şimdi kim, Tayyip Bey kullanıyor. Beni okurlar. İslamcılar beni niye okur? Çünkü Abdülhamid’i severken neden sevdiklerini bilmezler. Benden ve Doğan Avcıoğlu’ndan öğrenirler. Biz Abdülhamid’i överiz. Kız okulları açmıştır, modernleştirmiştir. İslamcılar bizden öğrenirler.
-İddianameyi gösteren Yalçın Küçük "benim her şeyimi dinlemişsiniz her şeyimi getirip koydunuz." dedi ve şöyle devam etti:
“Yiğit Bulut, hasan cemal benim yanımda yetişti. Bu suç değildir. Bu iddianamede Soner’in akil hocası olmakla suçlanıyorum. Bu haksızlıktır. Caligula kitabını ben yazdım. Sebatayistleri ben yazdım. Sebatayistler beni görünce teşekkür ediyor. Selanikliler olmasa cumhuriyeti zor kurardık dedim. Bir kısmımız Selanikli bir kısmımız Kürt’tür.
“