‘Önce benim yuvamı sonra Suriyeli’lerin yuvasını yap’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Adana'da, ‘’Kendi topraklarımız da sürgün olmak istemiyoruz’’ diyen köylülerle buluştu...
Gürsel Tekin vatandaşlarımızın Başbakan'a, ‘Önce benim yuvamı sonra Suriyeli’lerin yuvasını yap’ diye seslendiğini belirterek, Başbakan Erdoğan’ın bölge halkının hassasiyetlerini ve düşüncelerini dinlemeden ‘ ben yaptım oldu’ mantığıyla karar vermemesini istedi.
Suriye’den gelecek sığınmacılar için Adana’nın Yüreğir ilçesi Çotlu Köyü’ndeki 1500 dönümlük bir alana yaklaşık 20.000 kişilik konteynır kent kurulması için yapılan çalışmaları yerinde izlemek için Adana’da bulunan Gürsel Tekin, milletvekilleri Ali Demirçalı, Turgay Develi, Adana il Başkanı Orhan Sümer ve ilçe başkanları ile birlikte yurttaşlarla görüştü.
Gürsel Tekin, havalimanında CHP kadın ve gençlik örgütleri temsilcilerinin de aralarından bulunduğu Adanalılar tarafından coşku ile karşılandı. Binlerce köylünün ellerinde pankart ve Türk Bayrakları ile beklediği Gürsel Tekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bölge halkının hassasiyetlerini ve düşüncelerini dinlemeden ‘ ben yaptım oldu’ mantığıyla karar vermemesi tavsiyesinde bulundu. İşsizlik ve yolsuzluktan yakınan köylü kadınların serzenişleri yürek sızlattı. Gürsel Tekin ile görüşen köylüler, ‘Önce benim yuvamı sonra Suriyeli’lerin yuvasını yap’ diyerek başbakana seslendi.
Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği basın toplantısında Gürsel Tekin, başbakana ‘Muhteşem Yüzyılı’ bırak bu yüzyıla bak.” Çağrısında bulunarak; “İktidar ekonomiden dış politikaya kadar her alanda ülkeyi uçurumun eşiğine getirmiştir. AKP hükümeti özellikle Suriye konusundaki politikaları ile iki ülkeyi neredeyse çatışma durumuna getirmiştir. Kürtaj meselesi gibi ‘Muhteşem Yüzyıl’ polemiği gibi çıkışlarla bir yandan yasakçı zihniyeti empoze etmeye çalışırken bir yandan da asıl hedefleri olan gündemi değiştirme çabası içerisindeler. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi belgesel ile dizi filmin farkını kavrayamamış bu zihniyetin ülkeyi yönetiyor olmasından büyük üzültü duymakla beraber ileri dönem için de kuşkulu bakıyoruz. Bu hükümetin ülkenin dört bir yanında yapılan yolsuzluklar ve yandaş medyanın desteği ile ülke kaynaklarını heba ettiği ve halkı gün geçtikçe daha da yoksuk hale getirirken yandaşlarını zengin ettiği gerçeği aşikardır.
Bugün Suriye geriliminden kaçan yüzbinlerce insanın önemli bölümünün ikamet ettiği geçici iskan bölgeleri olan kampları ziyaret ettik. Bu insanlık dramına seyirci kalınamaz ancak konu uluslararası insani yardım kuruluşları ile ortak çalışmanın, en azından fikirlerine, önerilerine başvurularak, profesyonel bir sistematik içerisinde yürütülmelidir. Türkiye’yi yalnızlaştırarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika gelelnklerine uymayan popülist, günü kurtarmaya yönelik politikalardan derhal vazgeçilmelidir. Bölgenin hassasiyetini gözetengeçici iskan amaçlı kurulmuş bu kamp alanlarında, sosyolojik olmayan “ben yaptım oldu” mantığı ile ülkenin yeni kaoslara sürükleneceği kaygısı taşımaktayız.” İfadelerini kullandı.
Ayrıca basının çok üzerinde durduğu ‘Muhteşem Yüzyıl’ polemiği ile ilgili olarak, basını gündem değiştirmeye yönelik sistamatik olarak öne sürülen gündem değiştirmeye yönelik bu polemiklerin üzerinde fazla durmamalarını belirten Tekin, “Başbakan Muhteşem Yüzyıl ile değil bugün ki yüzyıl ile ilgilensin. Gaziantep’te elektiriksiz, susuz, sobasız evlerinde mum ışığında ders çalışan çocuklarının üzerine titreyen aileyi, kabinesindeki üç bakanın evlerinin olduğu Ankara’nın göbeğindeki Çukurambar’da yaşanan insanlık dramlarına baksın. Bu işsizliği, yoksulluğu, sefaleti görmeleri için çok birşey yapmalarına gerek de yok; sayın bakanların evlerinin pencerelerini açıp dışarı bakmaları yeterli!” ifadelerini kullandı.
Bürokratlar tarafından köylülere aktarılan bilgiler çerçevesinde, 20.000’e yakın mültecinin yerleştirilmesi beklenen Çotlu mevkiinde yaşayan köylülerin tek gelir kaynağı tarım ve hayvancılık. Meralarında yapılması planlanan mülteci kampına şiddetle karşı çıkan ve yetiştirdikleri ürünlerin para etmediği gibi gençlerin işsizlikle boğuştuğundan yakınan bölge kadınları, ‘Meralarımızı elimizden almak bizi açlığa mahkûm etmek’ dedi.
Bölge halkı ‘’Kendi topraklarımız da sürgün olmak istemiyoruz!’’ diyerek başbakana seslendi.
Vişne Haber Ajansı
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












