loading
close
SON DAKİKALAR

'Önemli olan 3 çocuk doğurmak değil'

'Önemli olan 3 çocuk doğurmak değil'
Tarih: 27.11.2012 - 08:52
Kategori: Siyaset

CHP'li meclis üyesi Yetkin İnan, 'önemli olan 3 çocuk doğurmak değil, çocuklarımızı geleceğe güvenle yetiştirmektir' dedi...

İstanbul İl Genel Meclisi toplantısında CHP Meclis Üyesi Yetkin İnan, “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları” nedeni ile Meclis kürsüsünde gündem dışı gerçekleştirdi konuşmasında, “En değer verdiğimiz varlıklar olan çocukların haklarına dair yapılan ihlaller şu sonucu ortaya çıkarmaktadır. Bu haklardan mahrum bırakılarak büyüyen çocuklar, ileride karar mekanizmasında söz sahibi olacakları bir ülkede, insan hakları, özgürlükler ve demokrasi konusunda duyarlı olamamaktadır. Devletin esas amacı üç veya daha fazla çocuğa sahip olmayı teşvik etmek değil, geleceğe güvenle hazırlayabileceğimiz, nitelikli, insan haklarına saygılı ve iyi eğitimli çocukların yetişmesini sağlamak olmalıdır” 

Sözlerine yer vererek, çocukların geleceğe güven ile hazırlanması gerekliliğine ve önemine dikkat çekti.

Çocuk hakları sözleşmesini imzalamak ve 3 çocuk doğurmak önemli değildir, önemli olan çocuklarımızı geleceğe güvenle yetiştirmektir

İstanbul İl Genel Meclisinin 2012 yılı Kasım ayı toplantılarında CHP İl Genel Meclisi Grup Yönetim Kurulu Üyesi Yetkin İnan, “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları” nedeni ile gündem dışı gerçekleştirdiği konuşmasının tam metni;

“Sayın Başkan, Değerli Meclis Üyeleri ve Değerli Bürokratlar hepinizi saygıyla selamlıyorum. 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletlerce kabul edilmiş ve 193 ülke tarafından onaylanmış olan Birleşmiş Milletler Çocuk haklarına dair sözleşmenin yıl dönümünde, İnsan hakları kavramının içinde ele alınması gereken bir konu olan, çocuk hakları hakkında söz almış bulunuyorum. Türkiye’nin de 1990 yılında imzaladığı bu sözleşme toplam 54 maddeden oluşmaktadır.

Çocuk Hakları Evrensel Bildirisinden bazı önemli başlıkları sizinle paylaşmak istiyorum;

• Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insanın çocuk sayılacağı,

• Hiçbir çocuğun sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka düşünceler, etnik ve soysal köken nedeniyle ayrı tutulamayacağı,

• Her çocuğun korunması ve özel bakım görmesi, Çocuğun iyi koşullar altında; zihnen ve bedenen gelişmesinin sağlanması ve buna ilişkin düzenlemelerin yasalarla güvence altına alınması gerektiği,

• Sosyal yardım ve korunma konusunda çocuğun ilk düşünülen olması gerektiği,

• Zihinsel ya da bedensel engelli çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılımlarını kolaylaştıran şartların devlet tarafından sağlanması gerektiği,

• Çocuğun ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte, ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı önlemler alınması gerektiği,

• Çocuğun, düşüncesini özgürce, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla vermesi hakkına sahip olduğunun güvence altına alınması gerektiği belirtilmektedir.
Yukarıda özetle belirttiğim haklar ve daha birçoğu bu sözleşme ile güvence altına alınmaya çalışılmıştır. Bu sözleşmenin imzalanmasından çok, önemli olan bu hakların ne kadarının dünya ve ülkemizde çocuklara sağlandığıdır. 
15 Haziran 2012 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Türkiye Raporunda, ülkemizde ki çocuk hakları ihlalleri ile ilgili bazı önemli noktalara değinmek istiyorum;

• Komite, çocuk hakları konusunda uğraş veren farklı Bakanlıklar, Başkanlıklar ve kurumlar arasında ki koordinasyonunun ulusal, yerel ve bölgesel düzeylerde şu ana kadar yetersiz olmasından kaygı duymaktadır. Her zaman ki gibi şekil olarak var olan birçok kuruluşun yeteri kadar ve koordineli çalışmadığı vurgulanmıştır.

• Komite eğer mahkeme kararı alınırsa evlilik yaşının özel durumlarda 16 iken, kız ve erkekler için normal durumlarda 
17 olduğuna dikkat çekmektedir. Özellikle kırsal kesimlerde ve uzak bölgelerde bunun takip edilemediği, Türkiye’de asgari evlilik yaşının 18 yaşa yükseltilmesi tavsiye edilmektedir.

• Komite “Namus Cinayetleri” ve sosyal baskıya bağlı intiharı da içeren cinsiyet temelli şiddetle mücadelede, Türkiye’nin gayretlerine dikkat çekerken, diğer yandan kız çocuklarını da kapsayan önemli sayıda kadın mağdura ilişkin bu tür uygulamaların devam etmesinden endişe duyduğunu belirtmektedir. Komite ayrıca, bu tür uygulama riski altındaki kadın ve çocukların misafir edilip korunabileceği, sığınma evlerinin yetersiz sayısına ilişkin de kaygı duymaktadır. Bu konu esasında bizimde katkı sağlayabileceğimiz bir konu olmasına karşın, birçok defa verilen önergelere rağmen bütçe yetersizliği veya belediyeler tarafından yapılması gerektiği öne sürülerek kadın ve çocuk sığınma evlerinin yapılması meclisimizce göz ardı edilmiştir.

• Komite eğitim desteği ya da eğlence faaliyetleri yetersiz, sınırlı sayıda personel kapasitesi ve yetersiz koşulları olan kuruluşlarda kalan, aile ortamından yoksun çocukların sayısının yüksek olduğunu bildiren raporlardan endişe duyduğunu belirtmiştir.

Ülkemizde çocuk haklarının ihlalleri ile ilgili bu rapor, uzayıp gitmekte ve tam 61 maddeden oluşmaktadır. En değer verdiğimiz varlıklar olan çocukların haklarına dair yapılan ihlaller şu sonucu ortaya çıkarmaktadır. Bu haklardan mahrum bırakılarak büyüyen çocuklar, ileride karar mekanizmasında söz sahibi olacakları bir ülkede, insan hakları, özgürlükler ve demokrasi konusunda duyarlı olamamaktadır. Devletin esas amacı üç veya daha fazla çocuğa sahip olmayı teşvik etmek değil, geleceğe güvenle hazırlayabileceğimiz, nitelikli, insan haklarına saygılı ve iyi eğitimli çocukların yetişmesini sağlamak olmalıdır. Teşekkür ederim. "

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi ve İstanbul İl Genel Meclisi

Vişne Haber Ajansı


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları