ÖSO Afrin'e girdi, ilk işi Demirci Kawa heykelini yıkmak oldu

Zeytin Dalı Harekatı'nın 58. gününde Afrin kent merkezi kontrol altına alındı. ÖSO güçlerinin kente girer girmez ilk işi 'zulme karşı özgürlük mücadelesi'nin simgesi olan Demirci Kawa heykelini yıkmak oldu.
TSK ve cihatçı gruplardan oluşan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) birlikleri Afrin kent merkezine girdi. Bugüne kadar Suriye’nin en güvenli ve istikrarlı kenti olarak nitelendiren Afrin’de on binlerce aile göç etmek zorunda kaldı. Tekbirlerle merkeze giren ÖSO’luların ilk işi ise “zulme karşı özgürlük mücadelesi”nin simgesi olan Demirci Kawa heykelini iş makinesiyle yıkmak oldu. Demirci Kawa, iki gün sonra 21 Mart’ta kutlanacak olan ve Kürt halkının ulusal bayramı sayılan Newroz’un da simgesi.
DHA’nın haberinde yaşananlar, “Kent merkezinde bulunan Kava Meydanı’na ulaşan ÖSO güçleri burada uzun süre havaya silahlarıyla ateş açarak zaferi kutladı. Bazı ÖSO üyeleri ise daha sonra Kava heykeline kalaşnikof tüfekleri ile ateş ederek zarar verdi. Hasar gören heykel daha sonra halatlarla bağlandığı iş makinesi tarafından yıkıldı. ÖSO üyeleri Kava Meydanındaki heykelin yanı sıra kentin diğer noktalarındaki heykelleri de aynı şekilde silahla ateş ederek zarar verdikten sonra iş makineleri ile yerinden söktü” şeklinde aktarıldı.
TSK: TARİHİ ESERLER DOKUNULMAZDIR
TSK'den yapılan açıklamada da operasyon kapsamında yaşanan çatışmalarda bugüne kadar 46 askerin yaşamını yitirdiği, 225 askerin de yaralandığı belirtildi, “Harekâtın başlangıcından itibaren toplam 3603 terörist etkisiz hale getirilmiştir” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Sivil/masum kişilerin hayatı, çevre, tarihi eserler ve dini/kültürel yapılar Türk Silahlı Kuvvetleri için dokunulmazdır" denildi.
DEMİRCİ KAWA KİMDİR?
MÖ 612’de, Kürdistan’da Asurlu Dehak (Zuhak) isimli çok zalim bir hükümdar vardı. Dehak bir kayanın başında çok sağlam yapılmış bir kalede oturuyordu. Hükümdar Dehak pek çok vahşi hayvanlar ve yılanlar beslerdi. Kendisi gençlerin beyinlerini yediği gibi, hayvanlarına da yedirirdi. Kralı olduğu halkına her gün yenmek üzere hazırlanmış insan beyinlerinin kalesine getirilmesini emretmişti. Bu emre uyan halk, her gün için kralın kalesine hazırlanmış insan beyni götürmeye devam ediyordu. Bir süre sonra, halk bu insanlık dışı beslenmeyi aksattı. Dehak askerlerine, emrini aksatmış olan halkı toplayıp kalesine getirmelerini emretti. Böylece halk askerler tarafından toplanıp kaleye götürüldü. Kalede halktan birçoğu çocuklarını koruduğu için öldürüldüler.
Bir süre sonra daha çocuklarının beyinlerini yenilmek üzere hazırlayıp götüren halk, sonradan çocuklarını kurtarmak için bir yol buldular. Bu sırarda Hükümdar Dehak’ın askerleri halk arasında dolaşıp çocukların sayılarını devamlı tespit ettikleri için, halk kurtardıkları çocuklarını dağlara kaçırdı ve orada askeri eğitim verdiler.
Bir gün temizlenerek krala götürülen beyinde, bir kuzu tüyü çıktı. Bunun üzerine kral durumu anladı. Kral ondan sonra kendi askerlerinin, bizzat çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp getirmelerini emretti. Bu emirden sonra, askerler çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp krala götürüyorlardı. Bu durum böyle devam ederken, kralın oturduğu kaleden üç taş atılımı mesafesinde olan bir köyde Kawa adında bir demirci oturuyordu. Kawa kralın askerlerine silah ve savaş araçları yapardı. Demirci Kawa da yedi çocuğunun başını yenmek üzere hazırlayıp krala götürmek için vermişti. Sıra son çocuğuna geldiğinde, krala karşı tavır aldı. Depolarında bulunan savaş araçlarını çevre köylere dağıttı ve köylere çocuklarını ve mallarını alıp dağlara çekilmeleri çağrısında bulundu. Bu çağrı üzerine, tüm köyler boşaltıldı. Kralın askerlerinin gözleri önünde köyler bir anda viraneye döndüler.
Kawa, dağlarda toplanan köylülere, zalim hükümdardan intikam alınması ve zulmüne son verilmesi gerektiğini anlattı. Zalim kralın zulmü altında ezilen köylüler, Kawa’nın bu önerisi üzerine kraldan intikam almak için yemin ettiler. Dağlarda askeri eğitim görenler ve köylüler, Kawa’nın önderliğinde birleştiler.
Demirci Kawa’nın denetimindeki köylülerle savaşçılar, iki gün sonra dağlardan inerek zalim Kral Dehak’ın kalesini sardılar. Bir grup genç savaşçı gece gizlice kalenin duvarlarına tırmandı. Kalenin nöbetçilerini öldürdükten sonra, kale duvarları önünde bekleyen köylü ve savaşçılara kalenin kapılarını açtılar.
Açılan kalenin kapılarından en önde Demirci Kawa elinde bir mızrak ve kralın gırtlağını kesmek için yaptığı kılıçla içeriye girdi. Arkasından da köylü ve savaşçılar girdiler. Kalede kralın sistemi yıkıldıktan sonra çok sağlam olan bu kaleyi içinde bulunan her şeyi ile beraber ateş verip yaktılar. Köylüler ve savaşçılar yakılan kalenin alevleri etrafında sabahlara kadar çalıp eğlendiler. Böylece Demirci Kawa yönetimindeki köylüler ve savaşçılar Tiran’ın yönetimini yıkarak zalim kraldan kurtuluşlarını kutladılar.
Yazılı tarihlere göre 21 Mart 612 yılında Asurluların başşehri Ninova’yı Medler ve Kaldaharlar birleşerek aldılar.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












