loading
close
SON DAKİKALAR

Özgür Özel, Manisa’dan Erdoğan'a seslendi: ''Beşli çeteye, yazlık, kışlık saraya veriyorsun, emekliye ‘para yok’ diyorsun''

Özgür Özel, Manisa’dan Erdoğan'a seslendi: ''Beşli çeteye, yazlık, kışlık saraya veriyorsun, emekliye ‘para yok’ diyorsun''
Tarih: 23.03.2024 - 14:35
Kategori: Siyaset

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen halk buluşmasına katıldı.

“MADEM EMEKLİYE PARA YOK, 31 MART’TA DA TAYYİP ERDIĞAN’A OY YOK”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da halk buluşmasında yaptığı konuşmada, “Diyorum ki her emekliye 7 bin seyyanen zam lazım. Hesap yapıyor öyle bir para yok diyor. Öyle bir para var. Vergilerini affettiklerine fazlasını veriyorsun. Beşli çeteye fazlasını veriyorsun. Geçiş garantilerine fazlasını veriyorsun. Yazlık saraya, kışlık saraya veriyorsun. Emekliye gelince para yok diyorsun. Tüm Türkiye’den yükselen ses, Manisa’dan da geliyor. Madem emekliye para yok, 31 Mart’ta da Tayyip Erdoğan’a oy yok” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, “En bildiğim meydan, en bildiğim insanlar, en iyi bildiğim şehir ama en zor konuşma… Bakalım sonunu nasıl getireceğiz. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinize merhaba. Merhaba Soma, Kırkağaç, Akhisar, Gölmarmara, Saruhanlı, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Sarıgöl, Gördes, Demirci, Selendi, Kula, Şehzadeler, Yunusemre. Merhaba Manisa, Ahmetli, Köprübaşı, güzel insanlar, arkadaşlarım, akrabalarım, komşularım, her siyasi partiden güzel hemşerilerim hepinize merhaba. Hepinizi sevgiyle, saygıyla, minnetle selamlıyorum, sağ olun, var olun” dedi.

“BİR DAHA GELECEĞİM, BUNU SAYMAYIN DEMİŞ”

“10 Ekim günlerini, Atamızın Manisa’ya gelişini buradan 1,5 km aşağıda Manisa istasyonunda paşanın geldiği treni bekleyerek hep beraber karşılarız” diyen Özel, “O günler yanımda Manisa valileri olur 20 yıldır. Önce onlara paşanın aslında 10 Ekim’de değil ilk kez 26 Ocak 1923’te Manisa’ya geldiğini söylerim. Sonra anlatırım ilk gelişinde Ankara’ya giderken gelmiş, uğramış bir daha geleceğim bunu saymayın demiş, 10 Ekim’de gelmiş ve o günü hep kutlarız. Kol kola gireriz. Her siyasi partinin milletvekili, il başkanı, ilçe başkanı, kaymakamlar, daire müdürleri ve yürümeye başlarız. Önce Manisa Gazi İlkokulu gelir. Derim ki vali yeniyse, ‘Sayın Valim bu okulda büyüdüm’. İlkokulum burası. Öğretmenim Gülseren Hasyamanlar’dır. Semih Balaban arkadan yetişir, ‘Sayın valim ben de aynı öğretmenden yetiştim’ der” ifadesini kullandı. Özel, şunları söyledi:

“İLK ŞİİRİMİ OKUDUM”

“Biraz daha yürürüz doğumevi gelir, ‘Sayın valim bu doğumevinde doğdum, zemin katta olduğunu söylerdi annem’ derim. Vali der ki ‘Siz bayağı Manisalısınız. Birkaç adım yürürüz sıra gelir İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi’ne. Vali döner, ‘Buradan da değil herhalde’ diye. Sayın Valim, oranın anaokulu vardı. 1978-79’da oranın anaokuluna gittim, hatta o anaokulunda ilk şiirimi okudum. Elime bir mikrofon verdiler, şiire başladım. Üçüncü satırında unuttum. Mikrofonu attım, içeri koştum, yere düştü mikrofon. Öğretmen geldi, kulağımdan tuttu al bunu eline dedi, bir daha bu mikrofonu sakın atma dedi. O gün bugün elimde sayın valim derim, o gün bugün elimde. Yürürüz biraz daha evlendirme dairesi. Onu daha sonra uzun anlatacağım ama Nurettin Başkurt, benim de nikahımı kıyan ağabeyimiz.”

“BÜYÜDÜĞÜM EV İKİ SOKAK ÖTEDE”

“Sonra Şehitler Ortaokulu. Köşesi öğretmenler bahçesi. Annem dersteyken kışın oynadığım yazın öğretmenler odasında derslerimi yaptığım bahçe. Bu binanın ön tarafı eski miting meydanı. 1981’de 7 yaşındayım, bizi getirdiler oraya dizdiler, Kenan Evren geldi konuştu. Bu meydanda bir darbeciyi ilk dinlediğim gündü. Bundan sonra bu meydanlarda darbecilere bu millet gün yüzü göstermeyecek inşallah. Manisa demokrasinin kentidir. Buradan kalkıp yürürsek iki sokak ötede büyüdüğüm ev var. Şimdi o evde üçüz yeğenlerim, dayımın torunları büyüyor, isimleri Deniz, Demir, Devrim. Ömrümün geçtiği, sokaklarında üç teker bisiklet çevirerek başladığım, girmediğim, çıkmadığım, bilmediğim noktası, köşesi olmayan, herkesi tanıdığım, herkesin bizi tanıdığı bir yerdeyim. Emekli olunca defterdarlıktan, muhasebe ve kırtasiyecilik yapan dedemin dükkanı. Şimdi kuaför var. Agah Menemenlioğlu’nun. Öbür dedem, bahçıvan Abdullah Aga. 104 yaşında vefat etti. 99 yaşına kadar tarlasında ürettiklerini pazarda sattı.”

“BENİ SEVEN ARKAMDAN GELSİN”

“Anneannem Selanik’ten, dede Üsküp’ten, anne baba buralardan emekli öğretmen, sizin bir evladınız olarak İzmir’e yatılı okula gidene kadar her an, okullar askerlik bittikten sonra siz beni Ankara’ya gönderene kadar her an birlikte olduğumuz, birlikte büyüdüğümüz, birlikte sevinip birlikte ağladığımız bir şehirdeyim bugün. Arkadaki Hatuniye Camii’nden hiç yollamadıysak 5 binden fazla hemşerimizi hakkın rahmetine oradan uğurladık. Biz, acıları ile kederleri ile umutları ile sevinçleri ile hep beraber olan bir şehiriz. Her gün bir sonraki görev için beni elbette CHP’liler yüreklendirdi ama her siyasi partiden Manisalı, bugün gelirken yol boyunca, Karaköy’de, Sultanönü’nde, Çarşı Mahallesinde göz yaşlarımı tutamadım. Biliyorum ki hiç oy vermedi, biliyorum ki koyu bir AK Partili, koyu MHP’li ama her birisi destek veriyor. El sallıyor. Birlikte olduğunu, arkamızda olduğunu söylüyor. Öyle adı bilinen ama hak ettiği kadar tanınmayan bir memleketteyim. Ümit ediyorum, bundan sonra bu memlekete aklını verenler, hakkını verecekler. Gönlü bu memlekette olanlar, bu memleketin evlatları, bu memleketi hak ettiği yere getirecekler. Bu meydanın 100 metre gerisinde Fatih Sultan Mehmet ile atının heykeli var. Orası Fatih Sultan Mehmet’in taht yolunun açıldığını öğrendiği, yetiştiği Manisa’ya veda ettiği, haberi alınca atının üstüne atlayıp Edirne’ye yola çıktı. 21 yaşında bir tarih değiştirdiği, çağ kapatıp çağ açtığı İstanbulumuzu fethettiği yolculuğun başladığı yer orasıdır. Fatih, atına bindiğinde şu lafı söyler, Bugün minnetle söylüyorum. Beni seven arkamdan gelsin. Beni seven, arkamdan gelsin.”

“MANİSALILAR YAPMAZ”

“Manisa’da olunca ve bazı şeyleri görünce, duyunca, üzülüyor, sıkılıyor, utanıyor insan. Aslında söylemeyeceğim dedim, dediler ki Manisa duydu, gördü, ayıpladı. Türkiye’nin dört bir yanına gidiyoruz. Mitinglerimizi duyuruyoruz. Yollara raketler asıyoruz. Rize’ye gittim duruyor, Osmaniye’ye gittim duruyor, Devlet Bey ertesi gün seçim kazandı tebrik telefonu açtım, sohbet ettim. Osmaniye mitingimden dolayı teşekkür etti, ev sahipliğine teşekkür ettim. Türkiye’nin dört bir yanında raketler duruyor. Manisa’da Manisa’nın evladı Özgür Özel’in miting raketlerini birileri kırıyor. Ben dedim Manisalılar yapmaz. Yapmadı zaten. Önce sanayi sitesinde ortaya çıktı ki öyle bir partili bile değil, Cengiz Ergün’ün makam şoförü, afişleri sprey boyayla bozarken yakalandı. Kaydı bizde. İl başkanında, emniyet müdürümüzde. Dün akşam Saruhanlıda belediye zabıtası, kullandığı araba, belediye meclis üyesinin en yakının, bütün raketlerimizi kırdırıyor.”

“MANİSA’NIN MÜDAFİİ OLDU”

“Ama şöyle bir yanlışı, yalnızlığı var. O raketleri niye zabıtaya kırdırdı biliyor musunuz? Ülkü ocaklarına gittiler, raketleri toplayın kırın dediler. Aklı başında Manisalılar dedi ki Manisa’dan genel başkan olmuş. Partisinin başkanı olmuş. Manisa’da partili partisiz herkes mutlu olmuş, tebrik etmiş. Biz böyle bir şey yaşasak Özgür Özel raket toplatır mı? Toplatmaz. Kırdırır mı? Kırdırmaz. Biz niye yapıyoruz arkadaş demişler. Ülkü ocaklarından genç arkadaş demiş ki yıllardır giremediğimiz Manisa Büyükşehir Belediyesi şimdi bize suç mu işletecek? Kiminle yönettiyse ona kırdırsın raketleri demiş. Ben, ayıpladığımı ifade etmek isterim. 5, 10 raketle ne belediye kazanılır ne kaybedilir. Bu sinir, anketlerdeki gidişattandır. Bu sinir, Manisa’daki tepkiyi gördüğündendir Kenan Evren sanayi sitesinde gördüğü tepkidendir. Selendi’ye giremeyişindendir. Kula’daki toplantıyı şehirlerarası mola verdiği yerlerde yapmak zorunda kalmasındandır. Milletle gönül bağını koparan ve üç gündür adaylarımıza ve bize iftiralar, hakaretler yağdıran birisi. Dedim ki yahu bu adam bu lafları ediyor. Sonra yine bayram olacak, yine cenaze olacak, yine düğün, dernek olacak, yine çelenk koymadan önce vali beyin odasında çay içeceğiz. Bizim yüzümüze nasıl bakacak? Sonra aklıma geldi bundan sonraki bayram Nisan’ın 10’unda ve iyi günde, kötü günde artık bundan sonra Cengiz Ergün’ün yüzüne bakmayacağız ki. Ferdi Zeyrek’in yüzüne bakacağız. Ferdi Zeyrek, tıraşçı Ahmet’in oğludur. Manisalıların hepsinin berberidir babası. Esnaftır, insandır ve yetiştirdiği evlatları pırlantadır. Sütte leke var Ferdi Zeyrek’te leke yok. 7 yaşındayken saksıcı Ahmet amcanın çırağıydım. Esnaflığı, dürüstlüğü, müşteri ile nasıl ilişki kurulacağını, hak yememenin önemini orada öğrendim. Kuyumcular çarşısında Mertcan Eczanesinde Manisa’nın en önemli simaları ile tanıştım. Oralarda Ferdi Zeyrek de yetişiyordu. Bu Ferdi Zeyrek gün geldi mimar oldu. Mimar olduktan sonra geldi, Manisa’da Mimarlar Odası’na başkan oldu. Ve o gün bugündür kent suçlarına karşı Manisa’ya karşı işlenen suçlara karşı Manisa’nın müdafi oldu. Büyük mücadeleler verdi.”

“ONU FERDİ ZEYREK DURDURDU”

“Ak Parti’ye ağzına geldiği lafı söyleyerek Ak Partinin vatan hainliğinden, Atatürk’e düşmanlığından dem vurarak, her yeri Türk bayrağı, Atatürk fotoğrafı ile donatarak, aman Ak Parti gelmesin diye sosyal demokratların, Atatürkçülerin bir kısmını kandırarak oyları topladı. Büyükşehir belediye başkanı seçildi. Tehlikeyi o gün de biliyorduk. O gün insanlar Ak Parti korkusunu yönettiği için Cengiz Ergün’e oy verdiler. O günden sonra 5 yıl icraat yaptı. Partisi Ak Parti ile yaklaştı. Kendisi İYİ Parti’ye otobüslerle insanları yolladı ama herkesin bildiği bir dosyası vardı. Fırıncı dosyası. Dosyayı karşıdan salladılar esas duruşa geçti. Gel buraya dediler gitti. Ak Parti’nin emrine girdi. Ve bu sefer yahu sen geçmişte bunları diyordun bunlar şimdi CHP’ye iftiralar atıyor, hakaretler yapıyor dediğinde hiç utanmadan sıkılmadan büyüklerim ne diyorsa doğrudur dedi. Dün tükürdüğü yüzü öpmeye, ittirdiği eli öpmeye, hakaret ettiklerine methiyeler düzmeye ve ne istiyorlarsa onu yapmaya başladı. Manisa Evlendirme Dairesi. Manisa’yla hiç ilgisi olmayan Tayyip Erdoğan’ın çocuklarının vakıflarından biri TÜGVA bu binayı istedi. O binayı, hepimizin evlendiği, 80 bin çiftin evlendiği bu binayı tuttu TÜGVA’ya verdi. İnanamadık yaptığına. Olamaz dedik, bu binayı TÜGVA’ya verdi. Beyaz Fil Sosyal Sigortalardaydı belediyeye devroldu, önce yandaş müteahhitte sattı o müteahhit, Beyaz Fil’i yıkmaya ve orayı AVM yapmaya kalktı. Durduk, şaşırdık, üzüldük. Devamında Ulu Parkımız, çocukluğumuzun geçtiği o Ulu Parkı, 150 yıllık ağaçları kesmeye, otopark ve AVM yapmaya kalktı. Üzüldük, şaşırdık, durduk. Ve bir anda ortaya birisi çıktı. Ulu Park’a Dokunmayın Platformunu kurdu. Ortaya birisi çıktı, Beyaz Fil Yıkılmasın Platformunu kurdu. Ortaya birisi çıktı, bu Evlendirme Dairesi için, arkadaşlarımızla birlikte hazırladı ve mahkemeye başvurdu. Ortaya birisi çıktı ve bütün kent suçlarına karşı bir mücadeleyi başlattı. Cengiz Ergün ne talimat geldiyse, kimden avantayı gördüyse, Manisa’nın güzelliklerini verdi, verdi, verdi, verdi. Ama onu kim durdurdu, bizim Ferdi, Ferdi, Ferdi, Ferdi. İşte bu kardeşiniz bu Ferdi.”

“MANİSA’YA İHANET EDEBİLECEK TEK KİŞİ”

“Mahkemeleri açan odur, yürütmeyi durdurtmaları aldırtan odur, Beyaz Fil’i kurtaran odur. Ulu Park’ı kurtaran odur. Ve birazdan anlatacağım her rezilliği durduran, kent suçlarını durduran sadece CHP’nin değil, MHP’linin de AK Partilinin de gönlünde taht kuran Ferdi’dir, Ferdi Zeyrek’tir, evladınızdır. Gurur duyuyoruz. Bunlar olduktan sonra adaylaşmaya kalktığında, Sayın Devlet Bahçeliye bununla ilgili dosyalar gittiğinde Devlet Bey ‘Vallahi ben bunlara inanmam’ demedi. Manisa biliyor ki MHP biliyor ki ‘Yahu durun ben onun ne mal olduğunu bilmiyor muyum’ dedi.”

“ARSAYI CENGİZ ERGÜN KIZINA VERDİ”

“Şimdi efendim nasıl oldu yüzde 50 oy alıyor Ak Parti ile MHP bu anketlerde nasıl bu hallere düştü? Nasıl düştü söyleyeyim. Karakoca köyü var Manisa’da. O köye ruhsat çıkartıyorlar. Ruhsat ekoturizm ruhsatı. Yani ne olacak orada ekoturizm yapılacak. Ferdi Zeyrek şüpheleniyor. Diyor ki üç kilometre yol, binlerce ağaç kesiliyor ve yürütmeyi durdurmak için dava açıyor. Davanın dosyası Türkiye’deki bütün o konuyla ilgili olan kurumlara giderken arsanın sahibine de gidecek ya tebligat ismi, adresi bakıyoruz firmanın adı değişmiş tebligat Cengiz Ergün’ün kızına gitmiş. Diyoruz ki bu nasıl olur? Meğerse, oraya ekoturizm ruhsatı diye alınan yer hanımefendiye çiftlik yapılacakmış, oradaki ağaçlar kesilip oraya bir villa dikilecekmiş, bu konuda mahkemeye başvurulunca meğerse iş bitti diye ruhsat hanımefendiye devredilmiş. Tabi o çiftlik için o arsayı Cengiz Ergün kızına verdi, kim durdurdu bizim Ferdi.”

“ERGÜN O İŞTEN 300 DAİRE KAZANACAKTI”

“Bursa İzmir sürat yolu var. Üstünde beş kat imar. Bir karar, bir teklif on beş kata çıkaralım. Manisalılar yararlanacak, sürat yolunun etrafı kentsel dönüşüm olacak. Kat artışı müteahhidi tatmin edecek, Manisalılar memnun kalacak. Altına bir cümle. Efendim yol üstünde bir arsa, iç tarafta da devamı varsa, 2 bin 500 dönümden fazlaysa kat artışı içeriye de uygulanacak. Sonra bir parkla bir arsa becayiş yapılacak, Cengiz Ergün’ün yol üstündeki küçük arsası içeriye temas kuracak, içerideki o koca arsalar on beş kata çıkacak, Cengiz Ergün bu işten 300 daire kazanacak. Bunu TBMM’de anlattım herkesin ağzı açık kaldı. Bu bütün Manisa’nın gözünün önünde. Ak Parti’nin, MHP’nin, belediye meclis üyelerinin gözünün önünde. Bakın hepsinin namusuna kefilim, Manisa yerel basını orada duruyor. Hepsine teker teker kefilim, hepsinin gözünün önünde. Eğer bu Cengiz Ergün o günkü parayla 500 milyon, bugünkü parayla bir buçuk milyarı kendisine imardan rant artışı yapmadı diyen varsa biz hiçbir şey bilmiyoruz. Kendisine imar artışı verdi, bunu Türkiye’ye duyuran yine bizim Ferdi. Helal olsun ona. Bizim bütün belediye başkanlarımız mal varlıklarını açıklıyorlar. Ferdi Zeyrek de açıklayacak. Ancak mal varlığını açıklamayan, malını mülkünü gizleyen, doymayan, Manisa’nın iliğini, kemiğini sömüren bu anlayışa karşı artık Manisalının bıçak kemiğe dayanmıştır.”

“YENİ BAŞKANIN ADI FERDİ ZEYREK”

“Sanayi esnafından çarşı esnafına, ovadaki köylüsünden toz toprak içinde bıraktığı Selendi’deki çukur deryasına Manisa’nın dört bir yanı illallah diyor, yaka silkiyor ve biz buna karşı Manisa ittifakını teklif ediyoruz. Manisa İttifakı’nda sadece CHP’liler yok. Elbette ki omzunda, gözünde, gönlünde güneş olan iyi insanlar var. Haramdan ve yalandan korkan Ak Partililer, MHP’liler var. Bizim geçmişte ittifak ortağımız olan irili ufaklı bütün partiler var. Manisa İttifakı’nda Ulu Park’ta oturanlar da var, sanayi esnafı da var, Alaybey esnafı da var. Manisa’nın dört bir yanında Manisa’yı seven bu yapılanlara isyan eden herkes var. 31 Mart’ta israfı bitirmeye, peşkeşi bitirmeye, partizanlığı bitirmeye, bu vicdanı kara adamlardan, bu gözü dönmüşlerden Manisa’yı kurtarmaya var mısınız? Manisa Büyükşehir’i kime emanet ediyoruz. Ferdi Zeyrek. Cengiz Ergün artık Manisa’ya zulmettiğin günlerin sonu geldi yeni başkanın adı artık Ferdi. Hayırlı uğurlu olsun.”

“BİZ FEDAKARLIK YAPTIK”

“Şimdi neredeyiz? Şehzadeler kentindeyiz. Mimar Sinan’ın Muradiye Camiini emanet ettiği, Fatih Sultan Mehmed’in yetişip İstanbul’u fethettiği kentteyiz. Her siyasi partinin ayrı ayrı önemli isimlerinin yetiştiği memleketteyiz ve şimdi Şehzadeler’deyiz. Hem Şehzadeler’de hem Yunusemre’de hem büyükşehirde bir büyük ittifak için fedakarlık yaptık. Dediler ki Özgür Özel, bağrına taş basacaksın, memleketini İyi Parti’ye bırakacaksın. Dedik ki madem ittifaktır, madem iyi insanlarla beraberiz, madem şehirlere dürüst yöneticiler seçeceğiz, madem memleketimizi Türkiye’nin pek çok memleketini de ehli namus insanlara emanet edeceğiz peki dedik. Özgür Özel kardeşiniz bakın dünya siyaset tarihinde belki ilktir. Bugün partinin genel başkanı bundan önceki yerel seçimde üç oyunu bir başka partiye verdi. Ne diye? Manisa diye. Ne diye? İyi Parti ile ittifak kurduk onlar kazansın diye. Maalesef benim ilçemde, Yunusemre’de 7 oy farkla ve Şehzadeler’de 2 bin oy gibi bir farkla buraları İyi Parti kaybetti. Biz elimizden geleni yaptık, sözümüzü tuttuk. Şimdi bu seçimlerde yine ittifak olabilirdi, olmadı. Hak veriyoruz, anlayış gösteriyoruz. Ankara’da, yukarıda ittifak kuramadık. İş ittifakın gönüllerde, sandıklarda kurulmasına, Manisa’nın yıllardır Yunusemre’yi kahredenden kurtulmasına, Şehzadeler’de yeni bir hikayenin başlamasına ihtiyaç var. Her iki tarafta bolca anket yaptık, sandık kurduk ve iki tarafta birer adayımız var. Bir tanesi burada, Manisa’nın evladı, Gençlik Kolları İl Başkanımız, 34 yaşında başarılı bir iş kadını, koca firmalarda başarılı yönetici, babası, amcası bu ovaya alnının terini akıtan ve bu ovada çiftçilik yapan, kendisi memlekette çalışan didinen bir evladınız. Ve anketlerde Şehzadeler’de bu sefer iyilik yapmanın fedakarlık yapmanın, seçim kaybettirmemenin ve yeni bir hikayeye, Manisa’da bir Cumhuriyet kızının, bir Atatürk kızının, gencecik, çalışkan birisinin bu Şehzadeler’e elini değmesine katkı sağlayacak olanlar geçmiş dönem ittifak yaptığımız ortaklarımızdır.”

“BU SEÇİMİ MANİSA’YA KAZANDIRALIM”

“Özgür Özel olarak, anası babası hepinizi okutan, dedelerinden dedelerinizin razı olduğu, bu memlekette hep yanında arkasında durduğunuz, Ankara’ya geldiğinizde 3 soruyu soran bir soruyu sormayan, nereden geldin seni bana kim yolladı demeyen, yoldan geldin açmışın tok musun diyen, ne içersin çay söyleyeyim mi diyen ondan sonra da derdinize koşan, sizin derdinizle uğraşan bu kardeşiniz, yıllarca şurada 4 gecede bir nöbet tutan ve esnaflığıyla birlikte sizin müşteriniz olan sizin her daim birlikte olduğunuz bir evladınız olarak iyi insanlardan, İyi Parti’nin geçmiş seçimde hep birlikte olduğumuz, büyük bir mücadele verdiğimiz, ancak geçmiş seçim şartlarında belli sebeplerden başarıya ulaşamadığımız ama bizim yükümlülüğümüzü tam yerine getirdiğimiz, burada bütün iyi insanlardan, muhafazakar demokratlardan, milliyetçi demokratlardan, güneş gözlü güzel insanlardan bu seçimi bize kaybettirmemelerini, destek vermelerini, bu seçimi Şehzadeler’de Gülşah Durbay’la birlikte bu seçimi Manisa’ya kazandırın. Bütün anketlerde Gülşah birkaç puan önde Ak Parti ile yarışıyor. Eğer kazanma potansiyelleri olsa, Ankara’da da teklif etmiştim, birlikte olalım. Bir ilçeyi verelim, bir ilçeyi alalım. Ama o günlerde dinletemedim. Ama şimdi bu ilçede Gülşah Durbay önde gidiyor, Ak Parti’yle yarışıyor. Maalesef İyi Parti kazanmıyor ama Gülşah’a destek verirse kazandırıyor, kendi adayında kalırsa kaybettiriyor. Ben İyi Partililerden, iyi insanlardan, hiçbir yerde yapmadığım şeyi burada kendi memleketimde sizin evladınız için istiyorum. Gülşah Durbay’a destek istiyorum.”

“DESTAN YAZACAKLAR”

“Diğer taraftan Yunusemre’de durum daha rahat. Ama aynı şekilde Nişancıpaşa’da doğmuş, aynı nüfusa kayıtlıyım, aynı öğretmende okumuş, ömrümüz boyunca birlikte siyaset yaptığımız Manisa’nın bir evladı. Yıllarca gezdik, karşılaştığımız herkes bizim birbirimize kefil olacak kadar tanımamızı sağladı. Çocuğum okulunda okudu, işim bozuldu senetleri yırtıp attı dediler. Bir tane beni icraya verdi diyen çıkmadı. Parasız kaldım destek oldu dediler. Yolcuydum, bilet alamadım biletimi aldı dediler. Her süreçte herkesin yanında olan, parası varsa varıyla yoğuyla hemşerilerine katkı sağlayan, gönlü zengin, çalışkan, iyi bir eğitimci, Semih Balaban. Yunusemre’yi Semih Hoca kazanıyor, İyi Partililerin desteğini sonunda kadar hak ediyor. Çünkü geçen dönem İyi Partinin il başkanından çok çalıştı. Gayret etti, mücadele etti. Bu güzel insanın, bu iyi insanın hakkını vereceğiz. Ferdi Zeyrek’le, Gülşah Durbay’la el ele Manisa Merkez’de destan yazacaklar söz veriyoruz. Manisa’da 1 Nisan’ın Yunusemre Belediye başkanı Semih Balaban. Yolu açık olsun.”

“ÇALIŞKAN VE GAYRETLİLER”

“Benim kendi memleketimde, kendi ilçelerimde, doğduğum ilçede, büyüdüğüm ilçede benim diyeceğim budur. Ancak Manisa’da öyle güzel insanlarla siyaset yapıyoruz ki biraz önce size seslenen il başkanım sevgili İlksen’e yürekten teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört kadın il başkanından biridir. Yine bütün ilçe başkanlarıma ayrı ayrı emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyorum. Ve tabii ki buraya gelirken Manisa’yı nasıl yöneteceksin sorusuna verilecek cevabımız, gönlümüz o kadar rahat ki Akhisar’ı Besim Dutlulu nasıl yönetiyorsa Manisa’yı da öyle yöneteceğiz. Alaşehir’de Ahmet Öküzcüoğlu nasıl destan yazıyorsa Manisa’yı da öyle yöneteceğiz. Turgutlu Belediye Başkanımız Çetin Akın, Kasaba’nın evladı Turgutlu İttifakı’nı nasıl kurduysa, fakir fukaranın yüzünü nasıl güldürdüyse, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkes’iyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle herkese nasıl sahip çıktıysa… Şimdi üçünü el ele buraya, yanıma davet ediyorum. Üçünü ayrı ayrı seviyorum. Siyaseten her zaman beraberiz. Ancak onlar Turgutlu için, Alaşehir için ve Akhisar için gece gündüz demeden, yağmur çamur demeden çalışan, didinen ve hepimizin göğsünü kabartan yüzünü ağartan bir gün bile başımızı öne eğdirmeyen üç kahramanımdır. Hepsini yürekten alkışlıyoruz. Peki dörttüler niye üçü geldiler. Dördüncüsü de onlar gibi çalışkan onlar gibi gayretli.”

“KUMPAS KURDULAR”

“Ama birileri onu çekemedi. Kumpas kurdular, elektrikleri kapattılar. Başvurusunu almadılar, dediler ki Saruhanlı’yı seçime sokmazsak çaresiz kalırlar, Zeki Bilgin’den kurtuluruz, bu işi bitiririz. Ama Zeki Bilgin öyle biri değil. Yakın arkadaşlarımızdan Mustafa Arguz’la el ele girdi, kol kola girdiler. Mustafa kardeşimiz geçmiş ittifak ortaklarımızdan, Saadet Partisinden aday gösterildi. Mustafa Arguz’la Zeki Bilgin el eledir, kol koladır, gönül gönüledir. Saruhanlı’da hepimizin oyları ilçede Saadete büyükşehirde Ferdi’yedir. Şimdi kumpaslara direnen, oyunları bozan, Saruhanlı’nın yarınlarının güvencesi olan Mustafa Arguz’u ve Zeki Bilgin’i el ele, kol kola, omuz omuza huzurlarınıza davet ediyorum. Saruhanlı’da oyunu bozacak mıyız? Kumpasçıları şaşırtacak mıyız? Saruhanlı’da Mustafa Arguz’u arayanlar Saadet Partisine oy atacaklar Zeki Bilgin’e borçlarını ödemiş olacaklar. Ama Büyükşehir’i asla unutmayacaklar Ferdi Zeyrek’e de Büyükşehir’de oy atacaklar. Bu üç güzel insanı Saadet Partisi’nin ev sahipliğine teşekkür ederek ömrümüz boyunca bu kadirşinaslıklarını unutmayarak ve onlara da her zaman minnet duygumuzu muhafaza ederek 1 Nisan sabahı Cumhuriyet Halk Partisi’nde görmek üzere sizlere emanet ediyorum. Değerli Manisalılar diğer adaylarımızı çağırmadan önce birkaç husus var. Dile getirmek, üzerinde konuşmak ve bu konuştuklarımızı Türkiye’ye duyurmak lazım. Birincisi Lezita İşçileri. Orada Hak-İş mi örgütlü? Lezita işçilerinin de yanındayız.”

“ATANAMAYAN DEĞİL ATANMAYAN ÖĞRETMEN”

“Ve bir taraftan da şunu ifade edeyim. Büyük haksızlıklara uğrayan öğretmenler var. Babam burada. Talat hocanın, Şükran hocanın oğluyum. Tayyip bey ilk geldiğinde 80 bin atanmamış öğretmene, ‘madem atamayacaksın ne diye okutuyorsun’ diye Ecevit’e çatıyordu. Şimdi 1 milyon öğretmen var. Halen daha o 1 milyon öğretmen atanmadı. Tayyip bey sonra bir lakap taktı, atanamayan öğretmen. Sanki kusur öğretmendeymiş gibi. Söz verdi, kaldıracağım dedi, maalesef mülakatı kaldırmadı. Atanmayan öğretmenler mülakatsız 80 bin atama bekliyorlar. Sonuna kadar arkasındayız. Biz öğretmeni severiz. Hayatta olmayanları rahmetle, olanları minnetle anarız. En çok da sevdiğimiz öğretmen, başöğretmen Gazi Mustafa Kemaldir.”

“STAJ MAĞDURLARI HAKKINI ALACAK”

“Diğer yandan Manisa’da çıraklık eğitime giden, staja, teknik lisede giden, staj için SSK girişi yapılan, geçen sene EYT çıkınca maalesef üzülen çok sayıda hemşerimiz var. Tüm Türkiye’de örgütlüler. Diyorlar ki staj için işe başlamışım. İşe başlama tarihim, işe giriş giriş kabul edilmiyor. İtiraz ediyorlar. Biz de ediyoruz. Haksızlık yapıldı diyorlar, yanlarında duruyoruz. Konya mitinginde Erdoğan arkadaşlarını gözaltına aldırdı, telefonlarını toplattı, tartaklattı, biz de buna isyan ettik. Her fırsatta onlara sahip çıkmaya devam ediyoruz. Bir kez daha söylüyorum ki staj mağdurları, siz hakkınızı alana kadar, işe başlangıç tarihiniz, staj tarihi olana kadar ve emeklilik hakkınızı alıp ilk maaşınızı çekene kadar Özgür Özel yanınızdadır, arkanızdadır, söz veriyorum.”

“SEÇİM SANDIĞINDA HESABI SORULACAK”

“Tabi ki ilk başlarda çıktık soruyorduk her yerdeki kadarlar. Ama dedik ki emekliler koşsun gelsin. Meydanları doldurdular. Manisa’da da emekliler az değildir. Emekliler açlığa ve sefalet ücretine mahkum değildir. Evet. 3 Ekim 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani size hiç dokunmasa, hiç ilişmese bugün 1,5 asgari ücret 26 b in lira. Emekliyi ezdirmeyeceğim, enflasyona göre zam vereceğim dedi. TÜİK’e göre zam vermeye başladı. TÜİK ne demek? Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu. Ve enflasyon yüzde 120, TÜİK yüzde 68 veriyor ama Tayyip bey emekliyi 7500’ü 10000 yapıyor. Yüzde 33. İlk geldiklerinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alırken bugün 10000 TL 2,5 çeyrek altın alıyor. Yani 5,5 çeyrek altın kayıp. Bir emekli bir çeyrek altın düşürse çıkın tüm yollarda onu arar nerede bu diye. Bir emekli değil her emekli bir çeyrek değil 5,5 çeyrek altın bir ay değil her ay kaybediyor. Bir şey kaybedildiği yerde aranacaksa emekliler kaybettikleri aylık 5,5 çeyrek altını bir seçim sandığında kaybettiler. Önlerine gelen ilk seçim sandığında bunun hesabını soracaklar inşallah. Bundan altı yıl önce emekli ikramiyesi bin liraydı. Kendi memleketimdeyim. Bir selam yollayalım. İki bayramda birer ikramiye alıyorsak kimin sayesinde alıyoruz? Kemal Kılıçdaroğlu’na bir alkış yapar mıyız? 2015’te dedi. Önce olmaz dediler. 1 Kasım’da biz de vereceğiz dediler. Söz verdikleri halde üç kurban, üç Ramazan, altı bayram hakkınızı yediler. 2018 seçimlerinden önce birer maaş değil bin lira verdiler. O bin lira, tam 24 kilo kıyma alıyordu 2018 yılında. En yakın kim var? En yakın şurada kasap var. Gidin sorun. O gün 24 kilo kıyma alan bin lira bugün 3 bin lira oldu. Emekli ikramiyesi 3 bin lira ile 6 kilo kıyma alıyorsun. Tam 18 kilo kıyma, emeklinin bu Ramazan mübarek günde Allah oruçlarınızı kabul etsin, Ramazanınız mübarek olsun, sizin sofranızdan, mutfağınızdan, tencerenizden, torununuzun kursağından 18 kilo kıymayı sadece bayram ikramiyesinden elinizden aldılar.”

“EMEKLİYE SEYYANEN ZAM”

“Her yerde hesap yapıyorum. Memleketimde güllaç hesabını buraya ayırdım. Net söyleyeyim. En düşük emekli maaşı ile güllaç alırsam geçen sene 150 liraymış kilosu 50 kilo güllaç alıyormuşum. Bu sene olmuş 450 lira. 22 kilo güllaç alıyorsun. Manisalılar bir yere giderse, akrabaları, asker arkadaşları, eski okul arkadaşları beklerler ki mesir getirsinler demi. Geçen sene en düşük emekli maaşı 40 kilo mesir macunu alıyormuş. 190 lira geçen sene. Bu sene 404 lira olmuş, 25 kilo alıyor. 40 kilo mesir alan emekli. Bu sene maaşı ile 25 kilo mesir macunu alabiliyor. O yüzden şunu görmek lazım. Ben emekli kart çıkaralım dedim, kabul etmedi. Sonra bir ara niyetlendi vazgeçti. Burada İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayımız da var. O emekli kartı 1 Nisan’a söz verdi. Ferdi Başkan emekliye sahip çıkacağını, omuz vereceğinin sözünü verdi. Biz, emekliye, emekli kartı belediyelerden veririz ama senin en düşük emekli maaşını önce bir asgari ücret sonra geldiğin gibi 1,5 asgari ücret yapman lazım. Onun için diyorum ki her emekliye 7 bin seyyanen zam lazım. Hesap yapıyor öyle bir para yok diyor. Öyle bir para var. Vergilerini affettiklerine fazlasını veriyorsun. Beşli çeteye fazlasını veriyorsun. Geçiş garantilerine fazlasını veriyorsun. Yazlık saraya, kışlık saraya veriyorsun. Emekliye gelince para yok diyorsun. Tüm Türkiye’den yükselen ses, Manisa’dan geliyor. Madem emekliye para yok, 31 Mart’ta Tayyip Erdoğan’a oy yok. Kendi memleketimden teşekkür edeyim emeklilere. Çıkın sokağa dedim çıktılar, sesime ses verin dedim, verdiler, yürüyün birlikte alalım hakkınızı dedim, yürüdüler. Onlar hakkını alana kadar mücadele edeceğim. Türkiye’deki bütün emeklilere Manisa’dan yüreklendiren bir kuvvetli alkış alalım.”

“YENİDEN MESİR FESTİVALİ”

“Manisa’nın en önemli geleneğidir Mesir Festivali. 2019’dan beri, hadi 2 sene pandemi ama unutturmaya çalıştılar. Ferdi Zeyrek, ben yapacağım dedi, ilk kez geçenlerde yapmayı kabul ettiler ama ben Manisa’da biliyorsunuz bundan fazla kalabalık Fatih Sultan Mehmet’in yetiştiği külliyede Sultan Camii’nin kubbelerinden saçılıyor. Ben hepinizi Mesir Festivaline davet ediyorum. Toplanacağız, sıraya geçeceğiz ve Sultan Camii’ne kadar yürüyüp hep birlikte 500 yıllık bu geleneği hep beraber gerçekleştireceğiz. O gün hep beraber Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın konuşmasını dinleyeceğiz. O gün o konuşmayı yapacak olan, Ferdi Zeyrek’tir. Ferdi Başkan seçimi kazandıktan sonra 28 Nisan Pazar günü hep beraber bu meydanı doldurmaya, Manisa’yı ayağa kaldırmaya, bütün Türkiye’ye Manisa’yı tekrar tanıtmaya hazır mıyız? Sizi seviyorum. Size güveniyorum.”

“ADAYLARIMIZI BEN TANITACAĞIM”

“Manisa’nın 17 ilçesinde iddialıyız. Manisa’da iddiamızın olmadığı, seçimde olmadığımız, başkanımızın potada olmadığı, yarışmadığı hiçbir ilçemiz yok. Onun için Ahmetli’de esnaf arkadaşımız Fuat Mintaş’ı, Demirci’de Şerif Akmeşe’yi, Gölmarmara’da Cem Aykan’ı, Gördes’te İbrahim Büke’yi, Kırkağaç’ta ilçe başkanlığımızdan gelen Üstün Dönmez’i, Köprübaşı’nda Fatih Taşlı’yı, Kula’da muhtar ama girmediği köy kalmayan Hikmet Dönmez’i, Salihli’de önceki dönem milletvekilimiz sevgili ağabeyim Mazlum Nurlu’yu, Sarıgöl’de yıllardır bizleri aday olarak çağıran, her birimizin arkasında duran Tahsin Akdeniz’i… Selendi’de Cemil Kurt var. Her eve girmiş her köye gitmiş Cemil Kurt. Biraz önce Semih Hocayı, Gülşah’ı saymıştım. Geriye bir tek kişi kaldı. 2 hafta önce Zonguldak’ta idim. Orada bana en çok oraya selam yolladılar. Yerin derinliklerinden geldiler. Ellerinde susmak bilmeyen bir yer altı güneşiyle. Ne kadar diplere bastırılsa o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin, ağır ağır geldiler. Kadınları, çocukları ve alkışlarıyla. Pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi geldiler. Su gibi, ateş gibi, her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına. Yeni yollarla tanıştı ayakları. Yeni kabuklar çatladı. Yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini. Bir kent oldular sonunda ve adını değiştirdiler ülkenin. Yıllarca madencilerle birlikte mücadele veriyorlar ve adını değiştirecekler. Soma’yı Cumhuriyet Halk Partisi’nin, emeğin ilçesi yapacaklar. Avukat Sercan Okur ve ilçe başkanımız, bütün ilçe başkanlarımızı da adaylarının yanına davet ediyorum. Twitter’dan bakıp bakıp Soma’ya laf edenlere hep çok kızdım. 31 Mart akşamı Soma’nın sonuçlarına bakın. Ben Sercan Okur’a güveniyorum, bu seçimi alacağına inanıyorum. Onu Soma’ya madencileri de Sercan’a emanet ediyorum. Şimdi herkes adayının yanına. Şimdi anonsu kim yapıyor? İl Başkanımızı yanımıza alalım. Büyükşehir Belediye Başkanımızı yanımıza alalım ve anonsla birlikte adayların ilçe başkanları ilçe başkanımız il başkanımızın yanında adayımız onun yanında olmak üzere bir selamlayalım.”

 

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları