Patriot bataryalarının Türkiye'de kalıcı olmadığı bildirildi...
Vahr, 19. Uluslararası Güvenlik ve İşbirliği Konferansı'na katılmak üzere geldiği Antalya'da, Türkiye'nin NATO'dan Patriot savunma sistemi talebine ilişkin sorularını yanıtladı.
''Yarım düzine batarya gelecek''Türkiye'ye toplam kaç adet Patriot sistemi gönderileceği ve bu sistemlere eşlik edecek asker sayısının sorulması üzerine Vahr, Almanya ve Hollanda parlamentolarının konuyu halihazırda ele aldıklarını hatırlattı.
Vahr, ''Türkiye'ye yarım düzine kadar Patriot bataryası gelmesini bekliyorum. Ancak sistemlere eşlik edecek askeri birlik sayısı katkı veren ülkelere kalmış. Zaten bu konuda kamuoyuna açıklamalar yapıldı. En son, ABD Savunma Bakanı Leon Panetta ülkesinin ne kadar katkıda bulunacağını açıkladı. Dolayısıyla, Türkiye'nin savunma yeteneklerine önemli bir takviye olacak'' dedi.
''Takviye kararı gözden geçirilecek''Sistemlerin Türkiye'ye ne zaman ve ne kadar süreliğine geleceği sorusuna ise Vahr, şöyle yanıt verdi:
''Takviye kararı gözden geçirmeye tabi bir konu. Kuzey Atlantik Konseyi, sürekli bir biçimde durumu değerlendirecek ve gözden geçirecek. Bu nedenle, belirli bir zaman sınırlaması yok. Konsey, kararı gözden geçirirken durumun nasıl geliştiğine bakacak. Bu konuda bir bitiş tarihi veremiyorum. Suriye'deki bu durumun sona ereceği zamanı bilmiyorum.
Konuşlandırmaya gelince, bu ulusal bir karar ve ülkeler varlıklarını nasıl konuşlandıracaklarına, hangi yolla sevk edeceklerine kendileri karar verecek. Ama eminim bunun gerçekleşmesi sadece haftalar alacak, daha uzun bir süre değil.''
''Patriotlar kalıcı değil''Vahr, Suriye'deki kriz biterse sistemlerin ülkelerine geri gönderilip gönderilmeyeceği sorusunu da yanıtladı.
Büyükelçi Vahr, ''Önceden bir hükümde bulunmak istemem, ancak eğer kriz ortadan kalkarsa, bu kesinlikle kilit önemde bir husus olur. Bu karar, savunma yeteneklerinin mevcut durumda takviyesi anlamına geliyor, Patriot bataryalarının kalıcı olarak Türk toprağına yerleştirilmesi demek değil'' değerlendirmesinde bulundu.
''Türkiye, siyasi süreçte rol oynuyor''''Suriye'deki krizin sonunu nasıl görüyorsunuz? Bir
NATO müttefiki olarak Türkiye'nin yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorularına karşılık Vahr, şunları söyledi:
''Türkiye, siyasi süreçte önemli rol üstleniyor ve oldukça yapıcı bir tutum içerisinde.''
''Askeri angajman isteği yok''Vahr'a, Suriye'de uçuşa yasak bölge ya da tampon bölge oluşturulması tartışmaları da soruldu.
''Bizim gündemimizde bunlar yok'' diye konuşan Vahr, Patriotların konuşlandırılmasına ilişkin kararda, amacın uçuşa yasak bölge oluşturulması olmadığının çok net bir şekilde ifade edildiğini söyledi.
Vahr, ''NATO açısından biz buna tamamen savunma amaçlı bir tedbir olarak bakıyoruz. Askeri angajmana yönelik bir istek bulunduğunu sanmıyorum'' dedi.
'Yanınızdayız'NATO Askeri Komitesi Eski Başkanı ve Federal Almanya Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Klaus Naumann, Alman parlamentosunun, Türkiye'nin NATO'dan Patriot talebine ilişkin net bir sinyal gönderdiğini belirterek, Almanya'nın Türkiye'yle ''aynı tarafta'' olduğunu söyledi.
Ülkeleri tehdit eden tehlike ve risklere dikkati çeken Naumann, günümüzde NATO'nun en fazla dikkat çeken bölgelerinin İttifak'ın kuzeydoğu ve güneydoğu sınırları olduğunu, birtakım tehditler bulunduğunu, ancak bunların yalnızca Türkiye'ye yönelik riskler olmadığını söyledi.
Naumann, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Gelecekteki silahlı çatışmalar alıştığımızdan farklı olacak. Devlet dışı gruplar, teröristler ve suç kartelleri olabilir. Kimyasal, biyolojik ve nükleer silahların yaygınlaşması da söz konusu olabilir. Bu noktada, İran nükleer silahlı bir ülke mi olmalı? Türkiye, yeni seçilecek İran liderliğini ikna edebilir diye düşünüyorum.''
''Türkiye'nin rolü hayati''NATO Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Kolinda Grabar-Kitarovic, Türkiye-NATO ilişkilerine ilişkin değerlendirmesinde, ''Türkiye, çok önemli bir bölgesel oyuncu ve NATO'nun çok saygı duyulan bir üyesi'' dedi.
Genel Sekreter Yardımcısı, ''Türkiye, NATO'da çok hayati bir rol oynuyor, İttifak'la tam dayanışma içinde, bunu
Suriye krizinde de gördük'' diye konuştu.
Kitarovic sözlerini, ''60 yıl sonra bugün ortak bir hedefimiz var. Bu ruhu 21. yüzyılda da devam ettirmek amacındayız'' diyerek tamamladı.