SP Antalya il yöneticisi avukat Ali Aktaş, AKP'lilerin 2 kadına zorla broşür vermeye çalışmaları sonrası çıkan kavganın 'Başörtülü kadınlara saldırı' şeklinde yansıtılmasına 'Bu arkadaşların ‘evet' oyu almak için her şeyi yapabileceğini biliyorum' dedi.
Saadet Partisi Antalya il yöneticisi avukat Ali Aktaş AKP'lilerin CHP'li kadınlara zorla broşür vermeye çalışmaları sonrası çıkan kavganın 'Başörtülü kadınlara saldırı' şeklinde yansıtılmasına 'Bu arkadaşların ‘evet' oyu almak için her şeyi yapabileceğini biliyorum' dedi.
Aktaş, "Maalesef siyaseten ahlaksız bir kadro ile karşı karşıyayız. Antalya'da daha önce böyle tartışmalar yaşanmadı. Ama Sayın Bakanın, ‘hayır'cı bir grup başörtülülere saldırdı, başörtüsünü çıkardı gibi Türkiye'yi bir anda galeyana getirebilecek bir sorumsuzluk örneğini Antalya'da hiç yaşamadık" değerlendirmesinde bulundu.
Avukat Ali Aktaş, RS FM’de Yavuz Oğhan’dan 'Bidebunudinle' programında olayın başörtüsü ile ilgili olmadığını sadece adli vaka olduğunu belirterek şunları söyledi:
"AK Parti çadırında görevli arkadaşlar yoldan geçen anne ile kızına broşür vermek istiyor. Kadının almak istememesi üzerine gönüllüler ısrar edince, kadın sinirlenerek broşürü yırtıyor. Yaşanan gerginlik üzerine iki taraf birbirine saldırıyor. Herhangi bir adli vakadan biri bu. Bu olay AK Partili başkanın eline ‘başörtülü bacılarımıza saldırdılar' yazılı notla gidiyor. AK Partili başkan da konuyu o sıra toplantı yaptığı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na iletiyor. Çavuşoğlu da ‘ Antalya Işıklar Caddesinde ‘hayır' çalışması yapan bir grup ‘evet' çalışması yapan arkadaşlarımıza saldırdı, arkadaşlarımızın başörtüsünü çıkardı' açıklamasını yapıyor. Oysa kavganın ‘hayır' grubu ile ilgisi yok, ısrarlı bir şekilde broşür verme meselesi var. Arbede sırasında 15-20 kişilik AK Partili grubun arasında kalan kadının da gözlüğü kırılmış, kadın öfkeyle kızların saçını çekmiş. Normal bir sokak tartışmasını, arkadaşlar siyasi malzeme haline getirdi. Saadet Partisi Antalya il yönetimindeyim ve avukatım. Bu arkadaşların ‘evet' oyu almak için her şeyi yapabileceğini biliyorum. Böyle bir olay yaşandığını duyunca hemen baro başkanını aradım. Konuyla ilgilenen avukatlardan bilgi edinerek müdahale ettim olaya. Bu tür gerginliklerin anında bastırılması lazım. Özellikle iktidar kanadının bu sorumluluğu yerine getirmesi lazım.
‘YARGI, SİYASETÇİLERİN ISITTIĞI ORTAMA ALET OLMADI'
Karakola götürülen taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Ancak olaya siyasi müdahale yapıldığını vurgulayan Aktaş "Mesele terörle mücadele şube müdürlüğüne intikal ettiriliyor. Bir gece gözaltında kaldıktan sonra savcılık tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ediyor. Gerekçesi ise cumhurbaşkanına hakaret ve dini değerlere saldırı. Neyse ki yargı siyasetin ısıttığı bu ortama alet olmadı. Anne ve kızı adli kontrolle serbest bırakıldı" diyerek adli vakanın bilinçli bir şekilde büyütüldüğünü belirtti.
‘DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI YAPAN BİR KİŞİNİN SORUMSUZ VE DÜŞÜNCESİZCE BİR LAF ETMESİ İBRETLİK BİR DURUMDUR'
AKP'li tarafların başörtüsü sorununda ısrarlı olduğunu ve bu durumu eleştirdiğini belirten Avukat Aktaş "Ben de Saadet Partiliyim, İslamcı kanattan gelen bir insanım. Bunu eleştirince bana da ‘sen ne biçim bir Müslümansın. Başörtüsüne uzanan eller kırılacak' dediler. Maalesef siyaseten ahlaksız bir kadro ile karşı karşıyayız. Antalya'da daha önce böyle tartışmalar yaşanmadı. Ama Sayın Bakanın, ‘hayır'cı bir grup başörtülülere saldırdı, başörtüsünü çıkardı gibi Türkiye'yi bir anda galeyana getirebilecek bir sorumsuzluk örneğini Antalya'da hiç yaşamadık" değerlendirmesini yaptı. Siyasetçilerin bu tür meselelerdeki tutumunu kınayan Avukat Aktaş "Siyasetçilerin bu sorumsuzluğunun Türkiye toplumunu çok yaraladığını söylemek gerek. Dışişleri Bakanlığı yapan bir kişinin sorumsuz ve düşüncesizce bir laf etmesi gerçekten ibretlik bir durumdur" diyerek iktidarın olgun davranmadığını belirtti.
Sputnik