İstanbul Anadolu Yakası Bosna Sancak Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, ‘Cumhuriyetin Balkanlarda izleri, Cumhuriyetin Kurucu Değerleri’ konulu panel düzenledi.
İstanbul Anadolu Yakası Bosna Sancak Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nde 11 Kasım Cumartesi günü ‘Cumhuriyetin Balkanlarda izleri, Cumhuriyetin Kurucu Değerleri’ konulu panel düzenlendi. Panele Yrd. Doç. Türkan Başyiğit konuşmacı olarak katıldı. Başyiğit, konuşmasında Balkanlardaki Türklerin mücadeledeki etkilerinden bahsetti.
Yrd. Doç. Türkan Başyiğit’in konuşmalarından bazı bölümler şöyle:
“Osmanlı yıkılırken ilk tepki Balkanlarda oluyor. İttihat Terakki’nin ilk gizli örgütlenmesi Makedonya’dadır. Abdülhamit döneminde örgütlendiler. 1908’de 2. meşrutiyetin ilan edilmesini sağlayacaklardır. Türkiye'de geçmişte de bugün de devrim sürecinde çağdaşlaşma ile ilgili ne zaman devrimsel hareket olsa şeriatçı gerici bir reaksiyonla karşı karşıya kalınmıştır.
31 Mart gerici ayaklanması olur. Buna karşı taze kan yine Makedonya’dan gelir. Hareket Ordusu ve onun mensubu Mustafa Kemal görev yapmaktadır.
1. Dünya Savaşı sırasında balkanlardan Anadolu’ya göç dalgasını görürüz.
Cumhuriyetin ilanından sonraki devrim sürecini gerçekleştiren lider kadrosuna baktığınızda Balkan kökenli isimlerin yoğun olduğunu göreceğiz. Osmanlı devleti haritada bağımsızdır ama işgal edilmiştir. İzmir balkan şehridir, göçmen şehridir.
-10 Kasım bizim için bir yas günü değildir. 10 Kasım’larda iyi ki doğdun demeliyiz. Kendisinin söylediği bir cümle vardır. İki Mustafa Kemal var, der. Biri etten kemikten Mustafa Kemal… O her halükarda ölecektir. 10 Kasım 1938’de ebediyete intikal etti. Bir de ikinci Mustafa Kemal vardır. O bu ülkenin değişik yerlerinde çağdaşlığı, aklı, bilimi temsil eden bir toplumun mücadelesini veren Mustafa Kemal. Biz düşünsel anlamda Mustafa Kemal’i ayakta tutmaya çalışıyoruz. Ben bir kadın olarak üniversitede öğretim üyesi olabiliyorsam bu cumhuriyetin bana kazandırdığı bir değerdir.
-Atatürk Samsun’a çıkarken yüzde 10’u okuma yazma bilen bir toplum vardı. Nitelikli, zanaat sahibi insan yok. Savaştan çıkmış bitap bir ülke ve savaşmayı göze alan bir toplum var. Türkiye 1919 koşullarındaki kadar kötü olabilir mi? O zaman umutsuz olmamızı gerektirecek bir şey yok.
-Mustafa Kemal parasız okullardan birinde okur. Bize Mustafa Kemal’in kardeşiyle karga kovaladığı öğretildi. Bu bilginin bize faydası var mı? Şu öğretilmez ama: Mustafa Kemal 3. sınıfta öğretmeninden falakaya yatırılıp öyle dayak yer ki 3 gün yataktan çıkmaz. Mahalle mektebindeki niteliksiz eğitimdeki niteliksiz öğretmenin yapacağı şey fiziksel güç kullanmaktır. Bu öksüz çocuk mücadeleden vazgeçmiyor. Tekrar okula gidiyor. İyi bir okula gitmeliyim, diyor. Annesinden gizli sınava girip askeri okulu kazanıyor. Askeri okula gider. Orada matematik öğretmeni ‘evladım senin adın da benim adım da Mustafa. Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun’ der. Bir öğretmenle öğrencinin ismi karışır mı? İsminin Mustafa Kemal olmasının sebebi var. Mustafa Kemal, adaşı olan öğretmen Mustafa beyin peşinde dolaşır, ona sorular sorar. O da keyifle anlatır. Öyle bir aşamaya gelir ki, ‘Oğlum ben sana öğretebileceğim tüm bilgileri verdim. Artık sen kemale erdin’ der. Kemal ismini matematikteki başarısından dolayı almıştır.”
Türkan Başyiğit, 10 Kasım’da her kesimden insanı Anıtkabir’de görmenin gurur verici olduğunu belirterek, ‘Bu, Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar güçlü bir lider olduğunu gösterir” dedi. İktidarın Anıtkabir’de törenlere katılmasını hatırlatan Başyiğit, “Samimi olsalardı Atatürk’ü eğitim müfredatından çıkarmazlardı” ifadelerini kullandı.