MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti içi muhalefete üstü kapalı göndermelerde bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti içi muhalefete üstü kapalı göndermelerde bulunurken, “Her insan kendi hikâyesini seçen, yazan ve başrol oynayandır. Başkalarına figüranlık yapanların, acentelik edenlerin sonu ise hüsrandır. Korku ve dehşet objesine teslim olanlar; ellerine tutuşturulan senaryolara aktörlük yapanlar sahici olmadığı gibi kalıcı da değildir. Tarih boyunca sahtelik gerçeğe hakimiyet kuramamıştır. Kopya aslına diş geçirememiştir” dedi.
Bahçeli, sosyal medya platformu Twitter üzerinden yaptığı açılamada, şunları kaydetti:
HER SEÇİM AKIL SÜZGECİNDEN GEÇİRİLMELİ: Doğumdan ölüme kadar seçim yaparız. Seçimlerimiz hayat tercihimizin alametidir.
Seçimler her zaman iradenin tezahürü olup isabetli midir? Hayat boyu doğru veya yanlış seçimlerin ya semeresini toplar ya da ceremesini çekeriz. Bu nedenle her seçim akıl süzgecinden geçirilmelidir... Geleceğimizin şifreleri seçimlerimizin ruhunda gizlidir. Duygusal ve öfkeyle yapılacak seçim; taşkınlığa, temelsizliğe ve kayba yol açacaktır.
KOPYA ASLINA DİŞ GEÇİREMEZ: Her insan kendi hikâyesini seçen, yazan ve başrol oynayandır. Başkalarına figüranlık yapanların, acentelik edenlerin sonu ise hüsrandır. Korku ve dehşet objesine teslim olanlar; ellerine tutuşturulan senaryolara aktörlük yapanlar sahici olmadığı gibi kalıcı da değildir. Zulüm, baskı, cehalet, hurafe ve yalan üzerine bina edilmiş bir hayatın ne ahlaken, ne vicdanen, ne de esasen ayakta kalma şansı yoktur. Tarih boyunca sahtelik gerçeğe hakimiyet kuramamıştır. Kopya aslına diş geçirememiştir. Bayat numaralar, taze ümitlere üstünlük kuramamıştır. Su her zaman yatağında akmış, menziline varmıştır. Bulanmadan durulmak, çalkalanmadan sakinleşmek hiç görülmemiştir.
KADIN SİYASETE YENİ SOLUK GETİRDİ: Seçim demişken, 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlara milletvekili seçilme hakkı getirilmiş, demokratik kazanımlara yeni bir halka eklenmiştir. Kadınlara yerel seçimlere katılma hakkı ise 3 Nisan 1930’da verilmiştir. Elbette bu bir lütuf, ikram, bağış değildir. Olması gereken budur. Kadınlar hayatın aktif bir yüzüdür. Cephede savaşmışlar, evlerinin geçimine destek vermişler, ülke yönetiminde de pay sahibi olmuşlardır. Türk kadının geldiği seviye gurur vericidir ama yeterli değildir. Kadınla birlikte siyasete yeni bir soluk gelmiş, zerafet öne çıkmıştır. Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 81. yıldönümünün hayırlı olmasını ve demokrasiye daha fazla yansımasını diliyorum.