loading
close
SON DAKİKALAR

Sivas davasında zaman aşımı olmamalı

Sivas davasında zaman aşımı olmamalı
Tarih: 12.02.2012 - 20:02
Kategori: Gündem

Davanın avukatı Sarıhan, ''Mahkeme, bu olayın, insanlığa karşı suç teşkil ettiği gerekçesiyle, zaman aşımı kurallarının uygulanamayacağını karara bağlamalıdır''

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık İhsan Çakmak'ın 
avukatı Gökhan Öztürk ile müşteki avukatları katıldı.

 Mahkeme Başkanı Hasan Şatır, ''yokluğunda tutuklu sanık Cafer Erçakmak'ın 
 yakalama emriyle ilgili Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler 
 Genel Müdürlüğünün, Emniyet Genel Müdürlüğü cevabi yazısına göre, Erçakmak'ın 10 
 Temmuz 2011'de öldüğü ve aynı gün saat 10.00 sıralarında otopsisi yapılmadan 
 defnedildiğini bildirdiğini'' açıkladı. Mahkemeden, bu durumda sanık hakkındaki 
 Kırmızı Bülten'in iptal edilip edilmeyeceğinin sorulduğunu kaydeden Şatır, 
 mahkemenin, Erçakmak hakkındaki, İstanbul Adli Tıp Kurumu raporu sonucuna göre 
 Kırmızı Bülten'in kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunda bilgi vereceğini 
 ilettiğini söyledi.

 Müştekiler avukatlarının talebi üzerine, ''Erçakmak'ın ölüp ölmediğine 
 ilişkin gerekli incelemelerin yapılması ve durumdan bilgi verilmesi amacıyla 
 Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazıldığını'' anımsatan Şatır, 
 ''başsavcılıktan verilen cevapta, açılan mezar ile Erçakmak'ın ailesinden alınan 
 kan ve doku örneklerinin Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, rapor tamamlandığında da 
 mahkemeye gönderileceğinin bildirildiğini'' kaydetti.

 Şatır, müşteki avukatı Şenal Sarıhan'ın, 5 Ekim 2011'de dilekçe vererek, 
 bir Polonya televizyonunun internet yayınında, Sivas davası sanıklarından 3 
 kişinin yakalandığından bahsedildiğini belirttiğini ve bu kişilerin kimliğinin 
 tespiti ve iadelerinin acilen yapılmasıyla ilgili bilgi verdiğini açıkladı.
         
''Zaman aşımı kuralları uygulanmasın''-
         
 Müşteki avukatlarından Şenal Sarıhan, Madımak olayından bugüne kadarki 
 dava süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Olay sırasında Emniyet 
 tutanaklarına göre 15 bin kadar şüpheli olduğunu belirten Sarıhan, buna karşın 
 hazırlanan iddianamelerde 160 kadar kişinin sanık olduğunu kaydetti.
 ''Olayın sıradan adam öldürme olayı gibi görüldüğünü, bazı sanıklara ödül 
 gibi cezalar verildiğini'' söyleyen Sarıhan, ''sanıkların sürekli korunduğunu'' 
 savundu.

 Olayın, insanlığa karşı bir suç olduğunu ifade eden Sarıhan, bu nedenle 
 mahkemeden, ''iç hukukun dar sınırlarıyla değil, uluslararası hukukun geniş 
 yorumuyla'' hareket etmesini istedi.

 Sarıhan, ''Mahkeme, bu olayın, insanlığa karşı suç teşkil ettiği 
 gerekçesiyle, zaman aşımı kurallarının uygulanamayacağını karara bağlamalıdır. 
 Mahkemenin, halkın vicdanının verdiği yetkiyle, TCK'nın 77. maddesine göre zaman 
 aşımını kabul etmemesini istiyoruz'' diye konuştu.

 Hakkında kesinleşmiş hüküm bulunan sanık Vahit Kaynar'ın Polonya'da 
 yakalandığını söyleyen Sarıhan, Türk makamlarının, acele davranarak, Kaynar'ın 
 iadesini sağlaması gerektiğini ifade etti.

 Müşteki avukatlarından Mehdi Bektaş da davaların başından beri olayların 
 üstünün kapatılmaya çalışıldığını kaydederek, ''Gerçeğin ortaya çıkartılması 
 gerekir. Aksi takdirde bu dava, toplumsal açıdan bitmeyen bir dava olacaktır'' 
 dedi.

 Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel, önceki celse verdiği esas hakkındaki 
 görüşünü tekrarladığını belirtti. Erçakmak'a ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunun 
 sonucuna göre ek mütalaada bulunup bulunmayacağına karar vereceğini ifade eden 
 Yüksel, ''Erçakmak'ın yokluğunda tutukluluk halinin bu aşamada devamına karar 
 verilmesini'' istedi.

 Sanık İhsan Çakmak'ın avukatı Gökhan Öztürk ise müvekkilinin atılı suçu 
 işlemediğini, bu sebeple beraat etmesi gerektiğini savunarak, ''Ancak, iddia 
 makamının, müvekkilimin lehine olan, suçun zaman aşımına girdiği yönündeki 
 görüşüne de katılıyorum ve müvekkilim hakkındaki davanın düşmesini istiyorum'' 
 dedi.

 Mahkeme heyeti, müzakerenin ardından ara kararları açıkladı.
 Buna göre, mahkeme, Cafer Erçakmak ile ilgili Sivas Cumhuriyet 
 Başsavcılığı tarafından Adli Tıp Kurumuna yazılan müzekkerenin akıbetini 
 sorulmasına ve Erçakmak hakkındaki Kırmızı Bülten'in kaldırılıp kaldırılmayacağı 
 konusunda, Adli Tıp Kurumunun cevabı geldikten sonra Adalet Bakanlığı 
 Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne cevap verilmesine karar 
 verdi.

 ''Sanık Cafer Erçakmak'ın, mevcut delil durumu, atılı suçun niteliği ve 
 dosya kapsamına göre, yokluğunda tutukluluğunun devamını'' da kararlaştıran 
 mahkeme, duruşmayı erteledi.

 Duruşmayı, Madımak Oteli'nde hayatını kaybedenlerin yakınları ile 
 İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ve Alevi örgütleri yetkilileri de 
 izledi.
         
-Basın açıklaması-
         
 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, duruşma 
 bitiminde adliye önünde yaptığı basın açıklamasında, ''katliama dair bütün 
 gerçekler açığa çıkana ve tüm suçlular cezalarını çekene kadar mücadele 
 edeceklerini'' söyledi.

 Sanıkların kaçmaları için korunup kollandıklarını savunan Güzelgül, 
 şunları kaydetti:

 ''Yakalanan sanıklar cezaevlerinden salıverilmiş, hükümlü sanıklar teslim 
 olmadıkları gibi, yurt dışına çıkmada hiçbir engelle karşılaşmamışlar ve yurt 
 dışına çıkışları veya kaçırılışları için her türlü kolaylık sağlanmıştır. 
 Sanıklar, hükümlü olarak arandıkları dönemde de belediye şirketlerinde işe 
 girmiş, askere gitmiş, cezaevlerinde çocuk sahibi olmuş, evlenmiş, resmi nikah 
 yapmış; Kırmızı Bülten ile aranırken, katliam yaptıkları yerde, evlerinde 
 yaşamışlardır. Bütün bunları üst üste koyunca katliamın, devletin bir yerlerinde 
 planlanıp, uygulandığı sonucu gün gibi açığa çıkmaktadır.''

 Bağımsız İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de insanlığa karşı işlenen 
 suçlarda zaman aşımı olamayacağını ifade etti.

 Davada gerçeklerin henüz ortaya çıkmadığını ve beklenen adaletin 
 gerçekleşmediğini söyleyen Tüzel, ''bu toplu kıyımda, çok açık şekilde bir devlet 
 organizasyonunun, bir kontrgerilla organizasyonu olduğunu'' kaydetti.

 Tüzel, ''bu insanlık suçunun tam anlamıyla anlaşılması ve ortaya çıkması 
 'Gerçekleri Ortaya Çıkarma ve Adalet Komisyonu' kurulması gerektiğini'' ifade 
 etti.

 Avukat Şenal Sarıhan da olayın sorumluları bulunmadığı sürece 
 ''Madımak'ın Sivas'ın ve dünyanın orta yerinde yanmaya devam edeceğini'' 
 söyledi.
         
 -Savcının görüşü-
         
 Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel, esas hakkındaki görüşünde, sanık 
 Erçakmak'ın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesinde yer verilen ''anayasal 
 düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs'' suçunu oluşturduğunu belirterek, bu suça 
 ilişkin zaman aşımı süresinin dolmadığını kaydetmişti.

 Diğer sanıklar yönünden yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmaması 
 için Erçakmak hakkındaki yokluğunda tutuklama kararının devamına, evrakının 
 ayrılarak başka bir esasa kaydedilmesine karar verilmesini talep eden Yüksel, 
 sanıklar Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca, Yılmaz Bağ ve 
 Necmi Karaömeroğlu'nun üzerlerine atılı eylemlerinin  765 sayılı TCK'nın 146/3. 
 maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen 
 ''Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüse iştirak'' suçu olduğununu, bu suça 
 ilişkin olağanüstü zaman aşımı süresinin 765 sayılı TCK'nın 102/3. ve 104/2. 
 maddeleri gereğince 15 yıl olduğunu ifade etmişti.

 Suç tarihinin 2 Temmuz 1993 olduğu dikkate alındığında 2 Temmuz 2008'de 
 zaman aşımı süresinin dolduğunu kaydeden Yüksel, sanıklar bu sanıklar hakkında 
 açılan kamu davasının zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar 
 verilmesini istemişti.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları