CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşmeleri için Meclis Genel Kurulu'nda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na hakaret ve tehditlerde bulunan Süleyman Soylu'ya yüklendi.
CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşmeleri için Meclis Genel Kurulu'nda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na hakaret ve tehditlerde bulunan Süleyman Soylu'ya yüklendi.
Soylu, "Bir bakan neden işi gücü bırakır da çıldırmışcasına, hezeyan halinde muhalefet partisinin genel başkanını tehdit eder?" diye sordu.
Özgür Özel'in konuşması şöyle:
İçişleri Bakanlığını bütçesini görüşüyoruz ama bu bütçe herhangi bir bütçe gibi müzakere edilecek gibi değil. Bütçe fakir fukaranın, atanamayan meslek sahiplerinin, en yüksek vergiyi ödeyen asgari ücretlinin, işsiz gencin umududur.
Bugün İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülmeden önce gensoru verdik. Bütçeden önce görüşmeyi talep ettik. Son dönemdeki gidişat, hezeyan ve açıklamalarıyla kendisine bütçe emanet edilecek kişi olmaktan uzaklaşmıştır.
Bütçe, Anadolu'nun en ücra köşesindeki jandarma erinin kumanyasıdır. Çevik kuvvet polisinin yeni doğmuş bebeğine aldığı süt parasıdır. Bu bütçe ya doğru ellerde kullanılmazsa... Berkin Elvan'a sıkılan biber gazı kapsülü, Veli Saçılık'a sıkılan plastik mermi, Nuriye ve Semih'e destek olanlara kalkan jop, Esedullah timlerine verilecek destek olabilir.
Kötü ellerde cumhurbaşkanlığına yerleştirilen böcek, gizli kamera, Rus büyükelçisine sıkılan bir kurşunun provokasyonunun bütçesi olabilir. 15 temmuz darbe girişiminde sivil halka ateş açılan aracın mazotu olabilir.
-Man Adası belgeleri açıklandı. Bakandan kimseye yakışmayacak tehditler geldi. Sayın bakan sayın Genel Başkanımız için söyledi... Bunları söyleyen her hangi biri değil. Dönüp bir partinin genel başkanına bittin dersen mafya bozuntusundan daha fazla ciddiye alınması gerekir.
Emrinde (silahlı güçler) bütün istihbarat yapısı duruyorken bakanın dikkat etmesi, hukuka riayet etmesi gerekir. Sadece hakaret etmedi şantaj da yaptı. 'Kılıçdaroğlu turpun büyüğü heybede' dedi. Hukuk devletlerinde heybe, turp olmaz. Bir suç isnadı varsa iddianame, hakim, savcı olur, gereği yapılır.
Bir bakan neden işi gücü bırakır da çıldırmışcasına, hezeyan halinde muhalefet partisinin genel başkanını tehdit eder?
Önce belgeler çıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi 'belge yok' dedi. Genel Başkan belgeleri gösterdi. Bu defa 'sahte' dedi. Komisyon kuralım, dedik 'hayır' dedi. Sonra 'bunlar fotokopi, basına dağıtın' dedi. Basına dağıttık. Savcılığa verin, dedi. Savcılığa verdik. O gün Adalet ve Kalkınma Partisi kurumsal tavrını parti sözcüsü Mahir Ünal açıkladı. 'CHP'nin belgeleri gündemimizde yer almayacak' dedi. Bu karara grup başkavekilleriniz, milletvekilleri, cumhurbaşkanı uyuyor. Belgelerin bilinirliğini kendi kamuoyunuza taşımama adına uyuyorsunuz ama bir kişi uymuyor. Süleyman Soylu. Türkiye'nin dört yanına gidiyor, hakaretler ediyor. Gece evine gidiyor sosyal medyadan tartışıyor. Neden yapıyor.
İddiamız şudur: Süleyman Soylu Recep Tayyip Erdoğan sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi için genel başkan projesidir. Bu 9-10 yıllık FETÖ projesidir. 2008'de Demokrat Parti'ye genel başkan olur. 2009 mayısa kadar genel başkandır. Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ağır eleştiri ve hakaret değil küfür düzeyinde konuşmalar yaptı. Genel başkanlık görevini yaparken FETÖ'nün Soylu'nun yanına verdiği bir abi vardır. Bu abi Vedat Demir. FETÖ tarafından yanına verilmiş genel idare kurulu üyesi yapılmış. 17-25 Aralık'ta cemaatin gerçek yüzünü gördük, diyorsunuz ama adamların niyeti 2008-2009'da parti geliştirmeye çalışırken FETÖ'cülerin desteğini almaktadır.
2009'da Hüsamettin Cindoruk 'Ben Demokrat Parti'yi cemaatin partisi yaptırmam' der. Soylu'nun Cindoruk'a suçlaması 'partiyi darbecilerin Ergenekoncuların partisi yapacak, izin vermem' diye yanıt verir. Cindoruk, Soylu'nun Demokrat Parti'yi cemaatin partisi haline getirdiğini söyler. Kongrede Soylu kongreyi kaybeder. 1 ay sonra soluğu Abant toplantısında alır. 'Küçük partilerin siyaset zorlukları var, finansman gelir işini bilenleri dahil etmezseniz zor' der Abant toplantısından ayrılır. Soylu, Demokrat Parti'nin üye sıfatıyla siyasete devam eder. 2010 referandumuna doğru yanında Vedat Demir olduğu halde demokrasi buluşmalarının baş aktörüdür. 2 ay içinde 50 şehir gezer. Bunu belki Soylu finanse etmiştir ama parti görüşü 'hayır' olduğu halde evete çalıştığından ihraç edilir. Sayman '14 ayda 12 milyon para harcadı' der, mahkemelik olur. 50 ile gidecek parayı nereden bulduğuna cevap Vedat Demir'dir.
Artık süreç AKP'ye monte edilme sürecidir. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katılmadan aylar önce Pensilvanya'ya gidip Gülen'le görüştüğü iddia edilir.
Bu süreçlerin sonunda Demir FETÖ'cü olabilir Süleyman beyle siyaset yapar ama 17-25'ten sonra Vedat Demir aklını başına almıştır belki dersiniz ama yok. Bylock yazışmalarında 'bu darbe başarılı oldu oldu olmazsa tek adam diktatörlüğü' ortaya çıkar. Bu bilgiyle Vedat Demir'i tutuklatmıştır. Soylu Vedat Demir'in tutuklanmasından birkaç ay sonra bakan oldu Vedat Demir tahliye edilmiştir.
Cem Küçük 'Bunlar FETÖ'cü nasıl tahliye edersiniz' derken darbe girişimini darbe girişiminden önce bilen Fuat Uğur 'bunları koruyan el var' der.
Adalet ve Kalkınma Partilere sesleniyorum: FETÖ hastalıktır. Biz erken teşhis ettik. Virüsü anladınız hastalık geriledi. Virütük hastalıklar geriler. Yaşam ortamını kaybettiğinde durur on yıllarca durur ama yeniden ortaya çıkabilir. Bir virüs olarak Gülen'in Recep Tayyip Erdoğan sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi genel başkanlığına hazırlanıyor."
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, Süleyman Soylu Erdoğan sonrası AKP için genel başkan projesidir, 10 yıllık FETÖ projesidir, özgür özel