CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Bugünlerde iktidar belediye başkanlarımızı görevden alarak bizi başka bir zemine çekmek istiyor. Elbette bundan rahatsızız. Ama ne olursa olsun Türkiye'nin gündeminden bizi kimse koparamayacak.
Demokrasi kan kaybediyor, vatandaş düşüncelerini rahatça ifade edemiyor, yargı bir kişiye teslim olmuş görüntüsü veriyor, medya üzerinde yoğun baskılar var. Süreç iç açıcı değil. Demokrasiyi yeniden inşa etmek zorundayız. Dikkatinizi çekerim düzelteceğiz demiyorum, yeniden inşa edeceğiz. 80 milyon birlikte mücadele edeceğiz. Hangi parti, görüşten, inançtan olursa olsun sizler demokrasi konusunda bizim gibi düşünüyor, hapishaneler düşüncelerini açıklayanlarla dolduruldu rahatsızım diyorsanız demokrasi yolunda birlikte mücadele edelim. Bunu yaparsak kuvayımilliyecilerin ruhunu yeniden ayağa kaldırmış oluruz.
Mücadele yaparken Türkiye ve dünya gerçeklerini bileceğiz, ön yargılarımızdan arınacağız.
Bugünlerde iktidar belediye başkanlarımızı görevden alarak bizi başka bir zemine çekmek istiyor. Elbette bundan rahatsızız. Ama ne olursa olsun Türkiye'nin gündeminden bizi kimse koparamayacak. Taşeron işçilerinin sorunlarını kimse gündeme getirmiyordu. Asgari ücret kölelik ücretiydi. 1500 lira olacak dediğimizde nereden bulacaksın, dediler. O parayı bulamıyorsan biz bulacağız. Biraz yükselttiler 1404 liraya çıkardılar. 2000 lira olmalı dedik, biraz daha yükselttiler. 3 çocuklu asgari ücretlinin eline geçen para ayda 1709 lira. Ankara'daki beylere sesleniyorum, buyurun 1709 lirayla kira ödeyin, çocuk okutun, fatura ödeyin, ailenizi geçindirin bakalım. Onlar halktan koptular. Saraylarında oturuyorlar. Ayda 15 bin lira para alır geçinemiyoruz derler.
Gideceksiniz herkese anlatacaksınız. Türkiye'nin sorunlarına kilitleneceğiz, partinin kendi işine kilitlenenlerle işi yoktur.
Kamyon, TIR, minibüs şoförlerinin sorunlarını da gündeme getirdim. Yük taşıyorlar. Bir kamyon şoförü 'yük değil, dert taşıyoruz' dedi. Bunların sorunlarını bizim dışımızda dile getiren yok. Bütçe görüşmelerinde dile getirdiğimde Binali Yıldırım 'hepsi hayatından memnun. Verdiğin rakamlar doğru değil' dedi. 1 milyon 300 bin kişiye söylüyorum, hayatınızdan memnunsanız Binali Yıldırım orada buyurun gidin oy verin. Değilseniz CHP'nin kapıları size açık.
Her sorunun çözümünü biliyoruz. Paranın olmadığı yerlerde sorun olabilir ama kimse unutmasın Türkiye en zengin ülkelerden biridir. Kaynağı vardır. Çarçur etmeyeceksiniz. Parayı yerli yerinde harcarsak çözemeyeceğimiz sorun yok.
Vergi nasıl toplanır, bütçe nasıl yapılır iyi biliyorum. Türkiye'nin parası da kaynağı da var. Yönetecek namuslu siyasetçiye de ihtiyaç var.
1718 lira aylıkla emekli nasıl geçinecek. Onlara göre emekli 5 yıldızlı otellerde kahvaltı yapıyor, dertleri yok. Ramazan bayramında torunundan kaçan emekliler yarattınız. Emekliye gidip, sen geçinemiyorsun ama Erdoğan ticaretle uğraşmasam milletvekili maaşıyla geçinemiyorum' dedi, deyin.
Bayramlarda 2 maaş ikramiye emekliye vereceğiz. Şimdi ne kadar çok prim ödersen o kadar az aylık alıyorsunuz.
-Demokrasinin varlık nedeni ödediğimiz vergilerin nereye harcandığını bilmekten geçer. Musluğu açtığınız anda 5 çeşit vergi ödersiniz. Kendilerine yerli milli diyenler Man Adası'na gidip şirket kurarlar. Ne yaparlarsa yapsınlar hakkın hukukun adaletin yanında olacağız.
CHP'li olmanın sorumluluğu ağırdır. Biz diğer partilere benzemeyiz. Avukatlık bürolarında değil, savaş meydanlarında kurulan bir partiyiz. Tarihi sorumluluğu vardır CHP'lilerin. Her mahalleye, her kahveye uğrayarak doğruları anlatmalıyız. Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir. Bugün geldiğimiz noktada mücadelemiz Türkiye mücadelesidir. Hapishaneler tıka basa dolu. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 20 Temmuz'da OHAL darbesi gerçekleştirildi. Getir yasayı oy birliğiyle çıkaralım, hesap soralım dedik, OHAL ilan edeceğiz dediler. Gelinen nokta FETÖ ile değil, muhalefetle, demokrasiyle mücadeledir.
Gazeteciler, STK yöneticileri, öğrenciler içerideler. Saraya gittiğimde söz verdiler, hiç günahı olmayan, komutanın emriyle dışarıya çıkan, boğazı kesilen erlerin hakkını savunmak zorundayız, dedim. Söz verdiler. Son KHK ile onlardan hesap sorulmayacak, dediler. Bundan sonra öldürenlerden de hesap sormayacağız, dediler.
Milletvekilleri hapiste. AYM, HSK baskıya teslim olmuş durumda. HSK'yi uyarıyorum. Saraydan talimat almayın, gece yarısı hakim değiştirmeyin, demokrasiye ihanet eder, çocuklarınıza hesap veremezsiniz. Koltuk ikram edilmiş size ama siz adaleti savunmak zorundasınız. HSK'yı saray kuruluna dönüştürmeyin. Falan hakimin aldığı karar sarayı rahatsız etmiş, tazminat davası açılmış, gece yarısı değiştirelim, diyorlar. Etmezseniz namertsiniz. Senin ne hakimin, ne savcın bizi korkutur. 7 sülalemizi araştırdılar. Toplu iğne ucu kadar bir şey bulamazsınız. Biz hesap vermekten korkmayız.
ByLock kullananlardan 11 binin yanlış olduğu ortaya çıktı. Ya meslekten atıldılar, ya hapislere tıkıldı. Başbakan kurunun yanında yaş da yandı, dedi. 1-2 kişi değil 11 bin kişi. FETÖ'cülükle suçlandılar. Çıkıp 'ağaç kökü yesinler' dediler. Haksızlığa uğrayanların yanındayım dediğimizde bizi de suçladılar. Bugün gelinen noktada biz haklıyız. Utanmadan yanlışlık olmuş diyorlar. 11 bin kişiden, Balyoz- Ergenekon'dan mahkum olanlardan özür dileyecekler. Herkes kandırıyor bunları.
(Erdoğan'dan Abdullah Gül'e) Kılıçdaroğlu'nun kayığına biniyorsun, diyor. Senin binmediğin kayık mı kaldı?Esad'ın, FETÖ'nün kayığına bindin. Bizimki demokrasi kayığıdır. Kim gelirse kucağımız açık. Gelir adaletini, bağımsız yargıyı, siyasetin hesap vermesini savunuyoruz. Bizim kayığımız Bandırma Vapuru. Devlet kinle, öfkeyle değil akılla sağduyuyla yönetilir.
(ByLock) 11 bin dediler, arkası da geliyor kaç bin olduğunu bilmiyoruz. 2 yıl önce hükümeti uyardık. Bize FETÖ'cüleri savunuyorsunuz, dediler. Haklı olduğumuz ortaya çıktı. Biz masum insanların, gerçekleri dile getirenlerin hapse atılmasını istemeyiz. Gerçek acıdır ama kabullenmek zorundayız. MİT TIR'larıyla Suriye'ye silahlar gönderildi. Mehmet Barlas, İran konusunda yazarken 'Aynı hatayı Suriye'de muhalif gruplar diye terör örgütlerine verdiğimiz destekle ve Esad rejimini bizim bir iç sorunumuz gibi görerek yaptığımızı unutmayalım'dedi.
Bunu biz söylesek kıyamet kopardı. Barlas yazdı, 2 gündür tık yok. Suriye'de terör örgütlerine destek veren bir iktidar var. Bunu yandaş kalemleri söylüyor. Mehmet Barlas'ın kalemine sağlık. Bugün olmazsa, yarın mutlaka ortaya çıkacaktır. Kendi gazetelerinden iktidarın terör örgütlerine destek verdiğini Mehmet Barlas yaztı. Şimdi bakalım kimi suçlayacaksınız?
Bizim mücadelemiz gençlik mücadelesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin emanet edildiği tek kesim gençlerdir. Bütün gençlerin koşulsuz çalışması, siyasette daha fazla yer tutması lazım. Gençler siyasette temel aktör olmalı. Koltukları zamanı gelince gençlere bırakmalıyız. Gençlere yönelecek her engelin önünde biz siper olmalıyız. Örgüt hazırsa gençlere de yüzde 33 kota getirelim. Onlar bizden daha iyi düşünüp, hayatı bizden daha iyi yorumlayabilirler. Darbe dönemlerini yaşamadılar ama darbe dönemlerini yaşatmamak boynumuzun borcudur.
20 Temmuz darbesi oldu. Havuz medyası var. Parayla koşulsuz iktidarı savunuyorlar. Sanıyorlar ki geri çekileceğiz.
Hakim savcılara sesleniyorum, adaleti savunmak senin görevindir. Baskılara karşı dosya haklıysa direneceksin. Saraydan gelen talimata dava açıyorsan savcı değilsin. Biz sarayın hakim ve savcılarını kabul etmiyoruz. Tarih onları yargılayacaklar.
Kongremizin hayırlı olmasını diliyorum. Birinci hedef Ankara Büyükşehir'i alacağız. Ankara Büyükşehir'i almak kırsal kesime kaynak aktarmak demektir. Kimseyi aç ve açıkta bırakmamak demektir. Aile sigortasını Ankara genelinde uygulamak demektir."