loading
close
SON DAKİKALAR

Suruç’ta katledilenler anıldı

Suruç’ta katledilenler anıldı
Tarih: 20.07.2017 - 14:42
Kategori: Gündem

Suruç Katliamı’nda hayatını kaybedenler saldırıya uğradıkları yerde yakınları, katliamda yaralananlar, parti ve kitle örgütleri tarafından anıldı.

Kobanê’yi inşa etmek ve çocuklarını güldürmek için 20 Temmuz 2015 tarihinde Urfa’nın Suruç ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde katledilen 33 yurtsever, sosyalist genç, katliamın 2’nci yılında yaşamlarını yitirdikleri noktada yakınları, katliamda yaralananlar, HDP Milletvekilleri Feleknas Uca, Behçet Yıldırım, Dilek Öcalan, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Ağbulut, HDP PM Üyesi Faruk Sağlam, DBP PM Üyesi Selma Sürer, HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, SGDF MYK Üyesi Gözde Sivaslıoğlu ve çok sayıda yurttaş tarafından anıldı.

Sabah saatlerinde Suruç ilçe girişinde geniş güvenlik önlemleri alan polis, Amara Kültür Merkezi'ni demir bariyerlerle abluka altına aldı. Kültür merkezinin etrafında TOMA ve akrep tipi zırhlı araçlar konumlandırıldı. Aynı zamanda anmaya katılmak için gelen yurttaşlar ve HDP Suruç ilçe Eşbaşkanı Rojda Binici "ilçeye giriş yasak" diye ilçeye alınmadı.

Katliamın gerçekleştiği saat 11.50’de anma programı başladı. Kültür merkezi bahçesine aileler ve vekiller geçiş yaparken, polis tarafından kimlik kontrolü yapıldı, basın içeriye alınmadı. Anma bir dakika saygı duruşu ile başladı. Daha sonra aileler ve vekiller bahçede patlamanın olduğu ağacın altına beraberlerinde getirdikleri karanfilleri bıraktı.

'MÜJDELER OLSUN KOBANÊ ZAFERE VARDI'

İlk konuşan yaşamını yitiren Oğur Özkan’ın abisi Süleyman Özkan, gençlerin katledildiği yerdeki çiçeklerinde koparıldığını ifade etti. Zihniyeti sorgulayan Özkan, "Bu nasıl bir zihniyet. Onları öldürdünüz, bu çiçeklerden ne istediniz. Oysaki bu çocuklar ellerinde oyuncaklar, kitaplar ve güzel duygular ile gelmişlerdi. Kobanê’nin çocuklarına oyuncak vereceklerdi. Belki sadece bu coğrafyaya değil, dünyaya bir etki bırakacaklardı. Dünyanın gıpta ile baktığı bu toprakları kana buladılar. Değil 2 yıl, 2 yüz yıl geçse de bu adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Bunun bedelini er ya da geç vereceksiniz. Ben inanıyorum ki burada yaşamını yitiren bu güzel insanlar bizi görüyor. Çünkü ben onları hissediyorum. Kardeşim Hogir burada, Polen burada, 33’ler buradadır. Onlara diyorum ki size müjdeler olsun, Kobanê zafere vardı. Artık sizin gülüşleriniz Kobanê’nin çocuklarının yüzünde anlam bulmuştur. Siz kaybettiniz ey alçaklar. Siz bu katliamı yapanlar kaybetmeye mahkûmsunuz. Çünkü haksızsınız, çünkü karanlıksınız" dedi.

'KORUNMADILAR'

Katliamda yaşamını yitiren Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız, İstanbul’dan buruk duygular ile geldiklerini, Suruç'ta kanlarının birbirine karıştığını söyledi. Gençlerin elinde bomba ve molotof olmadığını, oyuncaklar geldiklerini söyleyen Yıldız, 33 gencin korunmadığı için katledildiğini belirtti.

'BİZ HANGİ ÇOCUĞU KATLETTİK?'

Katliamda yaşamını yitiren Murat Yurtgül’ün annesi Şemsa Yurtgül, şunları dile getirdi: "Eğer Kobanê'ye gitmeleri yasak idiyse, söyleselerdi 'gitmenize izin vermiyoruz' diye. Neden çocuklarımızı katlettiler. Kimi çocuk bezi, kimi bayram şekeri, yanına almıştı. Bu çocukların suçu neydi. Benim oğlum psikologdu. Katliamda Soma'ya gitti ve oradaki öksüz, yetim kalmış çocuklar ile ilgilendi. O zaman neden önlerinde bomba patlamadı. Ben oğlumla o gün konuştum. Bana ‘anne kimlik kontrolü yapılıyor. Bizi içeri alacaklar' dedi. Ancak o barbar DAİŞ'çiyi hazır hale getirene kadar çocuklarımızı orada beklettiler. O bombacı hangi arabaya bindi, nerede yemek yedi. Kim destek verdi ona. Ben hayatta olduğum sürece her yıl burada olacağım. İster kabul edin, ister etmeyin. Beni de oğlumun yolunda katledebilirsiniz."

'BUGÜN ÖNLEM VAR 2 YIL ÖNCE YOKTU'

HDP Milletvekili Dilek Öcalan ise, gençlerin Kobanê’ye köprü olmak, yeniden inşa etmek için geldiğini belirtirken, şöyle konuştu: "Bu gün burada alınan önlemi görüyoruz. Keşke diyoruz 2 yıl önce aynı önlemler alınmış olsaydı ve o bombacı yakalanmış olsaydı, bu acılar yaşanmazdı. Biz yeni katliamlar yaşanmasın diye üzerimize düşen görevi yapacağız ve gereken mücadeleyi vereceğiz."

'BOMBACI NASIL GELDİ?'

HDP'li vekil Behçet Yıldırım, 33 can yerde iken geldiğini, çantalarında telefonların çaldığını, cenazeler ve telefonların birbirine karıştığını, ifade ederken, "Bombacı buraya nasıl gelmişti. Tek başına mı gelip bu katliamı yaptı. Biz bunun araştırılmasını istedik. Ama hep kaçtılar ve üstü örtmeye çalıştılar. O olay araştırılsaydı diğer katliamlar yaşanmayacaktı" dedi.

'SORUMLU GİZLİLİK KARARI KOYANDIR'

Suruç’ta yaralanan SGDF MYK üyesi Gözde Sivaslıoğlu da, duygularını şöyle aktardı: "Yıkık bir kenti yeniden inşa etmek için hep birlikte gidiyorduk. Devrimin çocuklarına oyuncak götürüyorduk. Çünkü bu devrimin çocukları bu devremin yarını ve geleceğiydi. Bu yüzden oraya gidiyorduk. Bu katliamın sorumluları bu katliamdan haberdar olmalarına rağmen önlem almayanlardır. Biz yaralılarımızı bu bahçeden çıkarırken, bize silah doğrultanlardır. Bu katliamın sorumluları dosyaya gizlilik kararı getirenlerdir."

'KOBANÊ'NİN ÇOCUKLARI GÜLÜYOR'

Amara Kültür Merkezi’ndeki anmadan sonra aileler, yaralılar ve HDP heyeti Suruç’ta katledilen Kasım Deprem ve Osman Çiçek’in mezarlarını ziyaret etti ve karanfil bıraktı. Mezarlık polisler tarafından ablukaya alındı. Mezarlık ziyaretinde konuşan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK üyesi Mesut Çeki, Osman Çiçek’in mezar taşında yazan şiiri okuyarak, “Hiç kimse bu çocukların kötü çocuklar olduğunu söyleyemeyecek” dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca ise, katliamın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen acısının hala taze olduğunu söyleyerek, “Özgürlüğün yolcuları Kobanê’ye köprü olmak istemişlerdi. Kobanê’nin yeniden inşa edilmesi için bir şeyler yapmak için gelmişlerdi. Kütüphane açmak için gelmişlerdi. O barbarlar iyi bilsinler, bizi parçalamak istediler, ancak Kobanê’nin özgürleşmesi için mücadele edenler buna izin vermediler. Bugün milyonlarca insanın ruhu Amara’daydı. Bir yıl önce HDP eski Eşbaşkanımız katliamın birinci yıl dönümü anmasında buradaydı. Konuşmasında dile getirmişti ‘Bu güler yüzlü yolcularımız yolumuzu aydınlatacaktır’ demişti. 33 gencin şahsında bugün Kobanê’nin çocukları gülüyor” dedi.

'MEZARLARI TAHRİP ETTİLER'

Mezarlıkta yeniden konuşan Uğur Özkan’ın abisi Süleyman Özkan ise, kardeşinin mezarının Cizre’de olduğunu ve mezarın tahrip edildiğini belirterek, “Suruç şehidi Osman Çiçek ve Kasım Deprem’in mezarları yıkılmak istendi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. İnsanların mezar taşlarına dahi tahammül edemiyorlar. Benim kardeşimin mezarı Cizre’de. Tahrip ettiler, bir mezar taşı bile yok. Aynı şekilde Hakkari’de Suruç şehidi Süleyman Aksu’nun mezarının üzerinden panzer geçti. Bu uygulama dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu katliamı yapanlar er geç hesap verecektir” diye konuştu.

Daha sonra Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren eğitimci Yılmaz Elmascan’ın mezarı ziyaret edildi. 

DİHABER


SURUÇ KATLİAMINDA YİTİRİLENLER GAZİ'DE ANILDI

Suruç katliamında yitirilenler için İstanbul Gazi Mezarlığı’nda da anma töreni düzenlendi. Katliamda hayatını kaybeden Cemil Yıldır, Duygu Tuna ve İsmet Şener’in mezarı başında bir araya gelenler katliamı lanetlerken soruşturmanın işlemediğini vurgulayan aileler tüm faillerden hesap sorulmasını istedi.

Anmaya katliamda yaşamını yitirenlerin mücadele arkadaşları ve yakınlarının yanı sıra ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ve HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit de katıldı.

Anmada sözü ilk olarak Kobani’ye kitap ve oyuncak götürmek için yola çıkan SDGF Temsilcisi aldı ve katliamın hesabının sorulacağını söyledi.

‘33 DÜŞ YOLCUSUNUN MÜCADELESİ SONUÇ VERECEK’

ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi ise “Suruç için yola çıkanlar haklı bir mücadele uğruna yola çıkmıştı. Katil IŞİD çetelerinin karanlığına karşı yola çıkmışlardı, ancak katledildiler. Adımını attıkları bu mücadele büyüdü sonuç verdi. IŞİD çeteleri bir bir temizleniyor. Kobani’den sonra sıra Afrin’de, 33 düş yolcusunun mücadelesi sonuç verecek” dedi.

Katliamda yaşamını yitiren İsmet Şeker’in kızları Yağmur Şeker ve Dilek Şeker de bir konuşma yaptı. Katliamı lanetleyen Dilek Şeker, “Patlamada aman dediler, su istediler onlar gaz attı, adalet istiyoruz” diye konuştu. Yağmur Şeker de “Babam öldürüldüğünde 17 yaşındaydım, babamın tek isteği çocuklara park yapmaktı oyuncak götürmekti, onu yaktılar. Hiçbir şekilde bu davadan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘SURUÇ İÇİN ADALET’

HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, “Kobani düştü düşecek denirken böyle gençler bu mücadeleyi sahiplendiler ve büyük bir mücadeleye dönüştürerek barbarlığa karşı savaştılar. Onun için katliamların startı burada Suruç’ta başladı. Ama Kobani düşmedi. Bu gençlerin hayalini büyüteceğiz” diyerek “Kobani için adalet Suruç için adalet” çağrısı yaptı.

‘YETKİLİLER HESAP VERMELİ’

HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, “33 yoldaşımız, Gezi’nin çocukları orada fidanlar dikecek kardeşlik ormanı yaratacaklardı. 20 Temmuz AKP'nin, sarayın birbiri ardına süren karanlık politikalarının başladığı tarihtir. Suruç için bir adım attığımızda Roboski için de Silvan için de adım atmış olacağız” dedi.

Birleşik Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü ise bu katliamın hesabının sorulması SEGBİS’le bir meczubun yargılanmasıyla değil, dönemin yetkililerinin hesap vermesi ile olur” ifadesini kullandı.

Anmada Ölümsüzlerin ve Tutsakların Sesi Platformu adına İsmet Yurtsever de bir konuşma yaparken Gazi Cemevi adına da mesaj okundu.

EVRENSEL

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları