loading
close
SON DAKİKALAR

Taksim esnafının haklarının ihlaline devam!

Taksim esnafının haklarının ihlaline devam!
Tarih: 08.11.2012 - 11:15
Kategori: Gündem

Taksim esnafı tahliyeleri durdurma kararı aldığı hâlde, belediye esnafın haklarını ihlal etmeye devam ediyor...

Taksim Dayanışması, akşam nöbetlerine devam ediyor. Her akşam 18.00-21.00 arası Taksim'de eylemlerini sürdüren platformdan dün akşam esnaflarla birlikte yayalara kapatılmış barikatların arasındaydı. 

Esnafın tahliye kararını 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden iptal ettirmesine rağmen bölge yaya girişine kapatıldı. 

Tüm gayretiyle Taksim'de yaşananları protesto eden platformun 6 Kasım tarihli nöbet günlüğü şöyle:

"Taksim Meydanının Cumhuriyet Caddesi bağlantısından itibaren, Gezi Parkı’nın altında yer alan dükkanların bulunduğu sıra çepeçevre şantiye paravanlarıyla kapatılmış, bölgeye ulaşmak için paravanların arasından, ancak bir kişinin geçebileceği kadar dar bir açıklık bırakılmıştı. Yani nöbet alanı olarak belirlenen Taksim PTT’den belediyenin sanat galerisine kadar uzanan sıradaki dükkânlar şantiye paravanlarının ardına hapsedilmiş haldeydi. Ekli fotoğraflarda da görüldüğü gibi insanlar daracık açıklıktan geçebilmek için yığılmalar yaşıyor, geçebilen de kendisini can güvenliğini tehdit edecek şekilde, trafiğin aktığı asfaltın ortasında buluyordu. 

Esasen bu durum, Cumhuriyet Caddesi’nde yapmakta ısrar edilen tünelin battı-çıktıları tamamlandıktan sonra meydana gerçekten nasıl ulaşabileceğimizin bir simülasyonu gibiydi. Hukuk çiğnenerek, uzmanların ve halkın görüşleri göz ardı edilerek dayatılan Taksim planında, dalış tünellerinin yanında bırakılan yaya kaldırımları da ancak bu kadar genişlikte aslında: Sözde yayalaştırılacak Taksim’de yayalar için aslında öngörülen de, bir yanda tünel yarıklarının uçurumu, diğer yanda Cumhuriyet Caddesi sırasındaki binalar arasında sıkışacak işte böyle yaklaşık 1 m. genişliğinde koridorlardan meydana ulaşmaları. Dolayısıyla bu uygulama Taksim nöbetçilerine, paravan önünde yığılan, geçebilirse de kendisini asfaltın ortasında bulan insanlara, kendilerini nasıl bir “Yayalaştırılmış Taksim” beklediğini uygulamalı olarak anlatma imkânı verdi. Paravandan geçen, soluğu Taksim Nöbetçilerinin imza masasının önünde aldı, nöbetin 3. gününde destek imzaları çığ gibi büyüdü.

Az sonra paravanlar arkasında hapsolan Gezi Parkı dükkanlarındaki esnafın da nöbetçileri bilgilendirmesiyle bu garabetin asıl sebebi anlaşılmış oldu. Ellerindeki mahkeme kararlarını Taksim nöbetçileriyle paylaşan esnaf, Taksim yağması için suç üstüne suç işlenmekte olduğunu belgelediler: Belediye bir zaman önce kiracısı olan Gezi Parkı esnafına dükkânları hemen boşaltmaları için tahliye ihbarnameleri göndermişti. Bu apar topar kapıya konma girişimine karşı esnaf kiracılığın tespiti davaları açmış, mahkeme de dava sonuna kadar kiracılığın devam etmesine ilişkin tedbir kararı almış durumdaydı. Yani halen süren davalar sonuçlanana kadar bu dükkanlardaki esnaf faaliyetine devam etmek hakkını elde etmiş bulunuyordu. Ancak burada da mahkeme kararını beklemeye hiç niyeti olmayan belediye, bu kez dükkanları şantiye paravanlarının ablukasına alarak çalışmalarını fiilen imkansız kılma yolunu seçmişti. Bu perdeleme çalışmasına müdahale eden esnafa da “burası şantiye alanıdır, şantiyede ticaret olmaz” denmişti.

Bu şok ifade, belediyenin hukuksuzlukta sınır tanımadığının, suç üstüne suç işlemekten çekinmediğinin ikrarıydı aslında: Öncelikle kendilerince icat ettikleri “şantiye alanıdır, şantiyede ticaret olmaz” formülüyle mahkeme kararının arakasından dolanarak kararın uygulanmasını fiilen imkansız hale getiren belediye, idarenin tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olması gerektiği temel kuralını çiğneyerek açıkça hukuksuzluk yapmaktaydı.

Üstelik orasının şantiye alanı olduğu da Taksim’i talan etmeyi aklına koyanların bir sanrısından ibaretti: Dünkü bültenimizde de değindiğimiz gibi, Koruma Kurulu Taksim talanı planlarının Gezi Parkı’nı yok ederek yerine bina dikmesine onay vermemiş, planın bu kısmını iptal etmişti. Bu durumda tüm planın revize edilerek yeniden belediye meclisinden geçirilmesi gerekirdi. Bunu bile yapmadan, olmayan bir planla, hiçbir hukuki dayanak olmadan, yangından mal kaçırır gibi Taksim’e dalınmıştı. Belediye yetkilileri açıkça gerçekleri çarpıtıyordu: Orası şantiye alanı değil, Gezi Parkı’ydı, Gezi Parkı açıkça ve hukuksuzca işgal ve talan edilmekteydi"

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları