loading
close
SON DAKİKALAR

Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Güler’e sordu

Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Güler’e sordu
Tarih: 02.05.2013 - 10:30
Kategori: Siyaset

“Polisin tazyikli su, yoğun biber gazı ve sert müdahalesi sonucu insanların yaralanması İnsan Hakları ve Özgürlükleri ile bağdaşmakta mıdır?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun İçişleri Bakanı Muammer Güler tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi şöyle;

“1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü sebebiyle Taksim’e çıkışları engellemek için iptal edilen ulaşım seferleri vatandaşlara zor anlar yaşatmış ve vapur seferlerinin iptal edildiğinden habersiz iskelelere gelen vatandaşlar duruma tepki göstermiştir. İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda sabah 06.30'dan itibaren tüm iç hat deniz otobüsü ve Sirkeci-Harem arabalı vapuru seferleri (gidiş-dönüş) iptal edilmiş ve Bakırköy-Kadıköy-Yenikapı-Bostancı deniz otobüsü hattı ve Kabataş-Adalar-Bostancı deniz otobüsü hattındaki seferler ile Sirkeci-Harem arabalı vapuru seferlerinin de yapılamayacağı, Kartal-Yalova/Yalova-Kartal deniz otobüsü seferlerinde ise hafta içi tarifesi uygulanacağı belirtilmiştir.

Sabahın erken saatlerinde vatandaşlarımızın yaşadığı bu zorlu anlar akabinde, 1 Mayıs’ı kutlama kararı alan DİSK, KESK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve diğer tüm katılımcılar için, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, yoğun biber gazı ve tazyikli su ile kutlama coşkusu engellenmiş, yasakçı zihniyet tarafından içeriği yasaklanmış bir güne dönüşmüştür.

Taksime girilmemesi için barikatların konulduğu bugün, İstanbul Beşiktaş İlçesi Barbaros Bulvarı’nda da polisin yoğun biber gazı kullanımı ve sert müdahalesi sonucu CHP Genel Başkan Yardımcısı, CHP’li Milletvekilleri, CHP İl ve İlçe Yöneticileri ve diğer tüm kişiler zorlu anlar yaşamıştır.

Hoşgörü, barış, anlayış ve huzurdan bahsettiğiniz günümüzde 1Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlamak için bir araya gelen vatandaşlara yaşatılan bu acı tablo zikredilenler ile fiillerin birbirine uymadığının göstergesidir.

Bu bağlamda;

1. Polisin tazyikli su, yoğun biber gazı ve sert müdahalesi sonucu insanların yaralanması ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü huzur ve güven ortamı içerisinde kutlayamaması İnsan Hakları ve Özgürlükleri ile bağdaşmakta mıdır?

2. Yoğun biber gazı ve sert müdahale sonucu yaralanan kişi sayısı nedir? Orantısız güç uygulayanlar hakkında yasal işlem başlatılacak mıdır?

3. Yoğun biber gazı ve sert müdahale sonucu hayatını kaybeden kişi sayısı nedir? Orantısız güç uygulayanlar hakkında yasal işlem başlatılacak mıdır?

4. Daha önce demokratik haklarını kullanırken, astım hastası olduğunu söylemelerine rağmen ya da sadece olayın yaşandığı yerin yakınından geçerken benzer şekilde biber gazı kullanımı sebebiyle hayatını kaybeden Metin Lokumcu, Çayan Birben, Hüseyin Demir, İbrahim Sevindik, İshak Kalvo ve Hacı Zengin isimli ve daha birçok yurttaşımızın ölümüne sebep olan kişiler hakkında yasal işlem yapılmış mıdır? Yapıldı ise sonuçları nelerdir?

5. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü sebebiyle Taksim’e çıkışları engellemek için ulaşım seferleri neden iptal edilmiştir? İşlerine yetişmeye çalışan ve hastası olan vatandaşların yaşadığı yoksunluk durumu telafi edilebilecek midir?

6. Kullanılan biber gazı ve tazyikli suyun devlete maliyeti nedir?”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları