CHP'li Tanrıkulu "Gerçekleri Araştırma Komisyonu Türkiye Modelini" oluşturma çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyonu kurulmasını önerdi...
Tanrıkulu, “Gerçekleri Araştırma Komisyonu Türkiye Modelini” oluşturma çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyonu kurulmasını önererek bu konuda da bir Meclis araştırması yapılmasını istedi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu Meclis araştırma önergesi şöyle;
“Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonunun TBMM Başkanlığı’na sunulan raporunun sonuç bölümünde Gerçekleri Araştırma Komisyonu kurulması önerilmiştir. Raporun sonuç bölümüne komisyonun bütün üyeleri iştirak etmiştir. Bu raporunun genel kurulda görüşülmesi zaman alacaktır. Bu amaçla mutabakat sağlanan bu konu ile ilgili olarak TBMM’de grubu bulunan partilerin bir araya gelerek bir mutabakat aramaları şarttır. Bu amaçla, “Gerçekleri Araştırma Komisyonu Türkiye Modelini” oluşturma çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyonu kurulmasını önermekteyiz. Bu komisyon, yürüttüğü çalışmalarla öncelikle TBMM’de grubu bulunan siyasî partilerin kendi aralarında bir mutabakat arayışı yürütürken aynı zamanda Gerçekleri Araştırma Komisyonu’nu için de zemin oluşturacaktır. Bu amaçla Anayasa’nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereği, Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.
GEREKÇE:
Türkiye’nin yakın tarihinde meydana gelen ve aydınlatılmak yerine sebep ve sonuçları karartılmaya çalışılan sayısız trajik olay veya hak ihlali neticesinde yara alan bir arada yaşama iradesinin tesisi, hakikatlerle yüzleşmek ve geçmişle hesaplaşmaktan geçmektedir. Toplumsal hafıza, hesaplaşılmamış hiçbir hadiseyi silmez, unutmaz. Geçmişte aydınlatılmamış her vaka, geleceğin önüne konmuş birer mayın gibidir. Eninde sonunda ya siyaset kurumu veya toplumsal dinamikler bu mayınlarla karşı karşıya kalır ve geçmişte bırakılmış, hesabı sorulmamış olayların bedelini ödemek durumunda kalır.
Devletin, toplumun ve bu iki yapının alt birimlerinin geleceğe yönelik temiz sayfa açmalarının yegâne yolu, arkada karanlık sayfalar bırakmamaktan geçer. Ne yazık ki ülkemizin yakın geçmişinde yaşanmış ve fakat karanlığa terk edilmiş sayısız trajedi, geleceğimize adeta pranga vurmuş durumdadır. Hakikatler geçmişin karanlık sayfalarına bırakıldıkları zaman, toplumların ve devletlerin geleceğini görmesine mani olur. Geçmişini aydınlatamamış, geçmişiyle yüzleşememiş, geçmişteki hakikatlere erişememiş toplumlar ve devletler, geleceklerini de göremezler.
Türkiye’nin son çeyrek yüzyılına baktığımızda, faili meçhul cinayetler, kayıplar, toplu infazlar, işkence, güç kullanarak yerleşim yerlerinin boşaltılması ve zorunlu göç gibi ihlallerle örülü bir geçmişle karşı karşıya kalıyoruz. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye, çeşitli eksenlerde siyasi ve sosyal kutuplaşmaların giderek arttığı Türkiye’de, bu ayrışmalar siyasetin etkin işleyişini de engelliyor.
Geçmişe yönelik objektif bir gerçeklik arayışına girilmesi, mağdurların yaşadıklarının tarihin kaydına geçirilmesi için dünya genelinde kullanılan yöntem resmi hakikat komisyonları kurulmasıdır. 1974’ten 2007’ye, Gana’dan Almanya’ya, Şili’den Fas’a, Sri Lanka’ya kadar çok farklı coğrafyalara dağılan bir yelpazede, çok farklı siyasi özelliklere sahip 40 tan fazla ülkede gerçekleri araştırma komisyonları kurulmuştur.
Gerçekleri Araştırma Komisyonları, çekilen acıların farkında olunduğunun toplumun geneli tarafından tasdiki, yeni bir toplumsal mutabakata varılması ve kutuplaşmaların yeniden üretir hale gelmemesi için önemlidir. Toplumsal barış ve demokratikleşme ihtiyaçlarımıza uygun düşecek hakikat komisyonu modelini hep birlikte oluşturmalıyız. Komisyonun bir yasayla kurulması, bağımsız ve geniş yetkilere sahip olması, devlet kurumlarının komisyon çalışmalarına her türlü destek ve kolaylığı sağlamakla yükümlü tutulması elzem görünmektedir.
Toplumsal barışın tesisi için, temiz bir sayfa açılırken yakın tarihin en travmatik, en acılı zamanlarından bazılarını ele alarak bu dönemlere ışık tutacak, bu dönemlerde yaşayanları kayıt altına alacak bir hakikat komisyonunun TBMM çatısı altında kurulmasını bu bakımdan kaçınılmaz görmekteyiz.
Bu konuda, başta sivil toplum örgütleri ve üniversiteler olmak üzere toplumun her kesiminde çalışmalar yapılması gerekiyor. Fakat bütün bunların somut bir hedefe yönelebilmesi için, öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında grubu bulunan partilerin bir araya gelerek bir mutabakat aramaları şarttır. Bu amaçla, “Gerçekleri Araştırma Komisyonu Türkiye Modelini” oluşturma çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyonu kurulmasını önermekteyiz. Bu komisyon, yürüttüğü çalışmalarla öncelikle TBMM’de grubu bulunan siyasî partilerin kendi aralarında bir mutabakat arayışı yürütürken aynı zamanda Gerçekleri Araştırma Komisyonu’nu için de zemin oluşturacaktır.”
Vişne Haber Ajansı