loading
close
SON DAKİKALAR

Tanrıkulu'ndan meclis araştırması istemi

Tanrıkulu'ndan meclis araştırması istemi
Tarih: 06.08.2012 - 12:26
Kategori: Siyaset

CHP genel başkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, sağlık sektörün ile ilgili iyileştirmeler için meclis araştırması istedi...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun TBMM Başkanlığı'na sunduğu Meclis araştırması açılması istemi şöyle;

Sağlık Hizmetleri, gerek Uluslar arası İnsan Hakları Sözleşmeleri gerekse Anayasamızda yer Alan Sosyal Devlet ilkesine uygun olarak uygulanmalıdır. Kişilerin sağlık hakkının korunması için anayasamızda ibareler olmasına rağmen AKP iktidarı tarafından Sağlık Alanı sektörleştirilmekte ve amacı olan insan sağlığını korumak yerine kazancı öncelik haline getiren yeni uygulamalara imza atılmaktadır. Sağlık Alanında özellikle son bir yıla yapılan yeni düzenlemeler ile ‘Paran varsa sağlık, paran yoksa öl’ anlayışı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu anlayıştan duyulan rahatsızlıklar ve sağlık hizmetlerinde kalitenin her geçen gün düştüğünü gerek kamuoyu araştırmaları gerekse Sağlık Alanında uzman kişilerin verileri ispatlamaktadır.

Sağlık Alanında yapılan yeni katkı payı düzenlemeleri ile Sosyal Devlet ilkesi çiğnenmiş olup, hastaneler bir nevi şirket işleyişine bürünmüştür. Muayene olmak isteyenlerden; ilaç katılım payı, doktor randevu ücreti, muayene katılım payı, reçete ücreti, eşdeğer ilaç fiyat farkı, kutu başına ilave fark, özel hastane fark ücreti, tetkik fark ücreti, erken muayene fark ücreti, öncelikli tetkik ücreti ve işlem bedeli ücretlerinin talep edilmesi ile adeta halka paran yoksa sağlık senin neyine denilmektedir.

2012 Şubat ayı ile birlikte geçilen Genel Sağlık Sigortası ile birlikte; işsiz durumda olan, maddi durumu olmayan ve hala öğrenimi sürdüren üniversite öğrencilerinden AKP’nin yeni sistemi ile birlikte sağlık için adeta haraç kesilmektedir. 

Anayasamızda da ve Uluslar arası sözleşmelerde de yer almasına rağmen ülkemizde maddi durumu iyi olmayan, işsiz ve öğrencilerin sağlık hakkı korunmak yerine ücretlendirilmektedir. Vatandaşın sağlık hakkına sahip çıkıp ona uygun sağlık ortamları yaratmak yerine bir nevi sağlık alanı özelleştirilerek parası olmayan vatandaşların hakları devlet tarafından görmezden gelinmektedir.

Ayrıca performansa dayalı hizmet uygulamaları ile birlikte amaç insan sağlığı yerine kazanç olmakta ve bu uygulama ile hekim – hastane ilişkileri gerilmekte, sonucunda da hekim cinayetlerine tanık olmaktayız.

Dolayısı ile ülkemizdeki sağlık alanında yaşanılan sorunları çözmek, insan odaklı sağlık hizmetlerini hayata geçirmek ve sağlıkta sektörleşme uygulamalarına son vermek için hangi politikaların uygulanacağını belirlemek amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Genel Gerekçe:

Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinde ve Anayasamızda yer aldığı gibi kişiye uygun sağlık koşullarını yaratmak ve kişinin sağlık hakkını korumak Sosyal Devlet ilkesi gereğince Devlete aittir. Fakat AKP iktidarı sağlık alanını özelleştirecek, Uluslar arası sözleşmeleri ve Anayasayı hiçe sayan uygulamaları hayata geçirmektedir. Sağlık Hizmetlerinin her adımı ücretlendirilerek, maddi durumu iyi olmayan ve devletin istihdam ortamı yaratmayarak işsiz olarak mağdur ettiği yurttaşlarımızın sağlık hakları gasp edilmektedir. Özel Hastanelere tanınan imtiyazlar ve kamu hastanelerinde performansa dayalı hizmet anlayışı ile sektörleştirilen sağlıkta parası olmayana öl denilerek bir nevi cinayet işlenmektedir.

Son bir yıl içerisinde katkı paylarında yeni bir düzenleme yapılarak, maaşlardan kesilen ücretler yetmezmiş gibi bir de yeni katılım payı haraçları alınmaktadır. Ayrıca bu ücretlere işsiz ve maddi durumu olmayan yurttaşları düşündüğümüzde insan sağılığını hiçe sayan, amacın kazanç olduğu sistem hayata geçirilmiştir. AKP iktidarı öncesinde, Hastalar 1 çeşit para öderlerdi; Raporlu için %0, emekli için %10, çalışan için %20, yani ağırlıklı ortalama %12 ilaç katılım payı alınırdı. Yani AKP öncesi dönemde hastalar ortalama 50 TL’lik bir reçete bedelinin yaklaşık 5 TL’sini katılım payı olarak ödemekteydiler. İlaç Katılım Payı, Muayene Katılım Payı, Reçete Ücreti, Eşdeğer ilaç Fiyat Farkı, Kutu Başına ilave 1 TL, Özel Hastane fark ücreti, Tetkik fark ücreti, Erken Muayene fark ücreti, Öncelikli Tetkik Ücreti, İstisnai Sağlık Hizmeti gibi ücretlendirmeleri kişilerin sağlık haklarını kullanmamaları için caydırıcı bir yöntem haline gelmiştir. Kişiler, hasta olduklarında her geçen gün zorlaşan hayat şartlarını göz önünde bulundurarak bu maddi külfetlerden kaçmak için sağlıklarını riske atmaktadırlar.

Şubat ayında yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası uygulamaları da adım adım sağlığı özelleştirme yönündedir. İyi hayat şartları sunamayan, istihdam ortamları yaratamayarak vatandaşını işsiz bırakan AKP iktidarı yoksulluk suçmuşçasına yoksul yurttaşlara sağlık alanından ceza kesmektedir. Eve ekmek dahi alacak parası olmayan vatandaşa belli bir prim değere muhatap edilerek, vatandaşı ölüme terk edilmektedir. Çoğunluğunu emekli vatandaşların oluşturduğu aileler üniversite öğrenimini sürdürmesi için çocuklarını kısıtlı imkanlarla okutmaktadırlar. Fakat AKP iktidarı emekli yurttaşa ve öğrenciye bir darbe daha vurarak öğrencilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını için haraç değeri biçmektedir. Kıt kanaat geçinen ailelere ya çocuğun sağlığı ya paran tehdidi gösterilerek sektörleşme adımları atılmaktadır.

Özel hastanelere tanınan imtiyazları en son sezaryan doğumlarla birlikte bir kez daha görmüş bulunmaktayız. Sağlık Bakanı, bakanlığın görevini yapamadığını, özel hastanelere söz geçiremediklerini itiraf ederek sağlık alanının nasıl sektörleştiğini paylaşmıştır. Özel hastaneler kişinin sağlığı değil de daha nasıl fazla kazanç sağlayabilirim anlayışı ile milletin sağlığı ile oynamaktadır. Sağlık Bakanlığı ise bu duruma dur demek yerine sessiz kalarak Özel Hastanelerin daha da önünü açacak uygulamalara girişmektedir.

AKP iktidarının sağlıkta yarattığı bu sorunları hekimlerin üstüne yığarak, elini kolunu bağladığı hekimleri hedef göstererek hekim cinayetlerine teşvik etmektedir. Hekimlerin elini kolunu bağlayan siyasi iktidar, halka doğruları söylemeyerek hizmet verimliğinin düşmesini hekimlere bağlamaktadır. Bu iddiayı yurdun hemen hemen her yerinden gelen hekim cinayet haberleri acı bir şekilde ispatlamaktadır.

Kamuoyu araştırmaları da sağlık alanın sektörleştirildiği, ‘İnsan odaklı değil kazanç odaklı’ sağlık hizmetlerinin yapıldığını ispatlanmaktadır. Yapılan kamuoyu araştırmalarında halkın %61’inin Genel Sağlık Sigortası uygulamalarını doğru bulmadıklarını ve uygulamayı onaylamadıklarını, %92’si katkı payı ödemelerin Sosyal Devlet ilkesine aykırı olduğunu ve sağlık haklarının gasp edildiğini paylaşmıştır. Vatandaş sağlık hizmetini devletin karşılaması gereken bir hak olarak görmektedir. Performansa dayalı sistemin hem hekimi hem de hastayı mağdur ettiğini araştırmaya katılan vatandaşların %74’ü belirtmiştir. Bu sistem yüzünden yeterli muayene süresinin gerçekleşmediği belirtilmiş ve sistemin kaldırılması istenmiştir. Halkın %72’si ise Genel olarak sağlık hizmetlerinden memnun olmadıklarını paylaşmışlardır. Bu sonuçlar gösteriyor ki sağlık alanı aksıyor ve AKP iktidarının attığı her yeni adım ile içinde insan sağlığı olmayan sektörleşen bir sağlık alanı ortaya çıkıyor.

Sonuç olarak gelinen noktada, sağlık alanında yaşanılan sorunları çözmek, insan odaklı sağlık hizmetlerini hayata geçirmek ve sağlıkta sektörleşme uygulamalarına son vermek için hangi politikaların izlenmesi gerektiğinin belirlenmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları