CHP'li Haydar Akar, taş ocaklarının çevreye zarar verdiğini söyledi ve konu ile ilgili meclis araştırması açılmasını talep etti...
CHP
Kocaeli Milletvekili
Haydar Akar son yıllarda ülkemizin her bölgesinde, yerleşim yerlerine, tarım arazilerine ve su kaynaklarına çok yakın yerlerde gelişigüzel açılan ve denetimleri tam anlamıyla yapılmayan taş ocaklarının çevreye verdiği zararların araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması amacı ile meclis başkanlığına araştırma önergesi verdi.
Taş ocakları mantar gibi artıyor
Akar önergesinde Kocaeli’ den de örnekler vererek
Kocaeli de birçok taşocağı bulunmakta iken bu konuda yerel yönetimlerin vurdum duymaz olması da ruhsat taleplerini de arttırmış yenilerin açılması için 30’un üstünde işletme ruhsat talebinde bulunmuş bu rakam ülkemiz de 5000’i aşmıştır diyerek artık bunlara dur denmesi gerektiğini belirtti.
Anayasaya aykırı
Anayasanın ilgili maddelerini de belirten Akar Anayasamızın 56. Maddesine göre; ‘’Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.’’ denilmekte, ancak devletin kurumları doğa ile iç içe olan alanlar için vermiş oldukları ruhsatlar ile bizzat kendileri anayasa suçu işlemektedir dedi.
Çevre için büyük tehditTaş ocakları nedeniyle bölgedeki yeşillikler kaybolmakta, ekolojik denge bozulmaktadır diyen Akar, taş ocaklarında patlatılan dinamitlerin deprem etkisi yarattığını bu konuda Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Ulusal Deprem İzleme Merkezi kayıtlarında Yalova’nın
Taşköprü beldesinde geçtiğimiz yaz ayında farklı dört gün de kaydedilen 2,3 2,7, 2,3 ve 2 şiddetindeki sarsıntıların taşocaklarında patlatılan dinamitlerden kaynaklandığı Sakarya Üniversitesinin de yapmış olduğu araştırmalarla belgelenmiştir diyerek bu konuda Meclis araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Haydar Akar'ın soru önergesi şu şekilde:
"Son yıllarda ülkemizin her bölgesinde, yerleşim yerlerine, tarım arazilerine ve su kaynaklarına çok yakın yerlerde gelişigüzel açılan ve denetimleri tam anlamıyla yapılmayan taş ocaklarının çevreye verdiği zararların araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması amacı ile Anayasa’nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
Gerekçe Taş ocaklarının kurulma izni Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği (ÇED)’ne göre verilirken, bu izinler 5 Haziran 2004 tarihinde yürürlüğe giren 3213 Sayılı Maden Yasası kapsamına alınmış ve Danıştay kararı ile ÇED raporuna gerek olmadan da
taş ocakları açılmaya başlanmıştır. Böylece ‘’orman ve ağaçlandırma alanları, özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, sit alanları, tarım ve mera alanları, kıyılarımız ve sahil şeritleri, su havza ve kaynakları, turizm gelişim bölgeleri ve diğer doğal ve kültürel zenginliklerin bulunduğu alanlar dahil tüm coğrafya tüm madencilik faaliyetleri ile birlikte taş ocaklarına da açılmıştır. Çevreye vereceği zararlar iyi hesaplanmadan verilen işletme ruhsatları, zaman zaman taşocağı işletmecileri ile bölge halkını da karşı karşıya getirmektedir. Vatandaşlarımız taş ocaklarına karşı sadece iş makinalarının önlerine geçmekle kalmayıp, kapatılması konusunda da davalar açmaktadır. Bunun örneklerinden biri olan ülkemizin sanayi başkenti Kocaeli’ de devam eden ve devlet eli ile açılmak istenen yeni taşocakları bölge halkını rahatsız etmiş ve buna karşı da ellerinden gelen mücadeleyi göstermişlerdir.
Kocaeli de birçok taşocağı bulunmakta iken bu konuda yerel yönetimlerin vurdum duymaz olması sonucu yenilerin açılması için 30’un üstünde işletme ruhsat talebinde bulunmuştur. Ülkemizde bu sebeplerle 5000’e yakın ruhsatlı taş ocağı faaliyet gösterirken binlerce taşocağı da ruhsat başvurusunda bulunmuştur. Anayasamızın 56. Maddesine göre; ‘’Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.’’ denilmekte, ancak devletin kurumları doğa ile iç içe olan alanlar için vermiş oldukları ruhsatlar ile bizzat kendileri anayasa suçu işlemektedir.Güzelim ormanlarımızı, verimli ve bereketli topraklarımızı, Türkiye turizminin parlak geleceğini taş ocaklarının çevre kirliliğinden korumalıyız. Taş ocakları nedeniyle bölgedeki yeşillikler kaybolmakta, ekolojik denge bozulmaktadır.
Ayrıca taş ocaklarında patlatılan dinamitler deprem etkisi yaratmakta olup bu konuda Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Ulusal Deprem İzleme Merkezi kayıtlarında Yalova’nın
Taşköprü beldesinde geçtiğimiz yaz ayında farklı dört gün de kaydedilen 2,3 2,7, 2,3 ve 2 şiddetindeki sarsıntıların taşocaklarında patlatılan dinamitlerden kaynaklandığı Sakarya Üniversitesinin de yapmış olduğu araştırmalarla belgelenmiştir.
Bu nedenlerle taş ocaklarına ruhsat verilmesi konusu tekrar değerlendirilmeli taş ocaklarının faaliyetlerinin çevre ve halk sağlığı açısından ortaya çıkardıkları sonuçların incelenerek alınması gereken karar ve önlemlerin tespiti amacıyla Anayasa’nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : CHP, Haydar Akar, Kocaeli, Yalova, Taşköprü, taş ocakları, türkiye, istanbul, gerçeği, haberleri, son dakika