loading
close
SON DAKİKALAR

''Taşeron işçilere verilen sözler ne zaman tutulacak''

''Taşeron işçilere verilen sözler ne zaman tutulacak''
Tarih: 15.11.2016 - 06:49
Kategori: Siyaset

CHP'li Didem Engin, sosyal güvenlik çatısına dahil olamayıp mağduriyet yaşayan vatandaşların sorunlarını Meclis'e taşıdı...

CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin sosyal güvenlik çatısına dahil olamayıp mağduriyet yaşayan vatandaşların sorunlarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı. 

2017 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı Meclis’te görüşülürken, Didem Engin Hükümet’e BAĞ-KUR ve GSS prim borçlularını, sigortalılık öncesi doğum yapan ve emekli olmak için borçlanma imkanını bekleyen anneleri, Emeklilikte Yaşa Takılanları, çıraklık ve meslek stajı dönemlerinin emeklilik hesaplamasında dikkate alınmasını bekleyenleri, kadro sözü unutulan taşeron işçileri ve emeklilik için gereken yaş sınırını dolduran ancak prim gün sayısını tamamlayamayan vatandaşlarımızı hatırlattı.

Anayasamızın 60. maddesinin “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” diyerek vatandaşlarımızın sosyal güvenlik hakkını anayasal güvence altına aldığını ve Devlet organlarını bu hakkın kullanılmasına uygun hukuki zemini sağlamakla görevlendirdiğini söyleyen Didem Engin, sosyal güvenlik hakkının evrensel hukuk kuralları gereğince de herkesin yararlanması gereken bir insan hakkı olduğunu belirtti. 

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 25. maddesinde "Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir" yazılı olduğunu hatırlatan Didem Engin, 

“Ancak uluslararası ve ulusal hukuki dayanaklara rağmen ülkemizde tüm vatandaşlarımızın sosyal güvenlik haklarından gerektiği gibi yararlanamadığı görülmektedir. Özellikle GSS prim borcu olanların sağlık hizmetlerinden yararlanamaması, analık borçlanmasının yalnızca sigortalılık sonrası doğumları kapsaması, çıraklık ve mesleki staj yapılan sürelerin emeklilik hesaplamasına dahil edilmemesi ve emeklilik için prim gün ve sigortalılık şartlarını yerine getirmelerine rağmen yaş engeline takılan vatandaşlarımızın durumu kamuoyunda önemli tartışmalara yol açmaktadır” dedi.

Prim Borcu Olanlar Sağlık Hizmetinden Neden Yararlanamıyor?

Bağ-Kur ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu bulunanlara geçici olarak sağlanan tedavi hizmetlerinden yararlanma süresinin 30 Haziran 2016’da sona erdiğini hatırlatan Didem Engin, bu tarihten sonra prim ödeyemeyen vatandaşlarımızın sağlık hizmetinden yararlanamadığını söyledi. 

“Evrensel insan haklarına aykırı bu düzenlemeyi değiştirmek için Bakanlığınız bünyesinde yapılan bir çalışma mevcut mudur? GSS prim borcu olduğu için sağlık hizmetinden yararlanamayan vatandaşlarımızın sayısı kaçtır? İnsan haklarına aykırı bu düzenlemenin vatandaşlarımız lehine değiştirilmesi için yapılabilecek düzenlemenin mali boyutu nedir? 2017 yılı bütçesine dâhil edilmek üzere bu yönde bir çalışma yapılmakta mıdır?” sorularını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na yöneltti.

Annelere Sigortalılık Öncesi Doğumlarını Borçlanma Hakkı Neden Sağlanmıyor?

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun, "Sigortalıların borçlanabileceği süreler" başlıklı, 41. maddesinin birinci fıkrasının a bendinin analık borçlanması hakkını yalnızca sigortalılık sonrası doğumlar için tanıdığını, sigortalılık öncesi doğumları kapsamadığını belirten Didem Engin “Bu düzenleme hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine açık bir aykırılık taşımaktadır. Anne olduktan sonra çalışma hayatına başlayan birçok kadın vatandaşımız emekli olabilmek için bu düzenlemenin kendilerini kapsayacak şekilde değiştirilmesini beklemektedir” diyerek ;

“Ülkemizde sigortalılık öncesi analık borçlanması kapsamına giren kadın sayısı kaçtır? Annelerin büyük bir umutla beklediği bu düzenlemenin hayata geçmesi için yapılabilecek düzenlemenin mali boyutu nedir? Ülkemizin de imza attığı uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’nın temel ilkelerine aykırılık teşkil eden bu düzenlemenin değiştirilmesi için Bakanlığınız tarafından 2017 bütçesine dâhil edilmek üzere bir çalışma yapılmakta mıdır?” sorularını yöneltti.

Devlete Göre Genç, İşverene Göre Yaşlı Görülen Emeklilikte Yaşa Takılanların Sorunları Ne Zaman Çözülecek?

Yaş şartı olmaksızın prim günü ve sigortalılık süresinin tamamlanması ile emekli olabilecekken, yapılan bir düzenleme ile emeklilik şartlarına ek olarak bir de yaş şartı getirildiğini, bu değişikliğin de kamuoyunda "Emeklilikte Yaşa Takılanlar" (EYT) olarak bilinen prim gün ve hizmet süresini doldurduğu halde yaş şartını beklemek zorunda kalan bir kesimin mağduriyet yaşamasına sebep olduğunu hatırlatan Didem Engin, işverenlerce yaşlı bulunup işe alınmayan EYT'li vatandaşlarımızın devlet tarafından da genç bulunarak emekli edilmediğini, bu nedenle ciddi maddi ve manevi sıkıntılar ile baş başa bırakıldığını belirterek;

“Prim günü ve sigorta süresini tamamladığı halde yaş şartını tamamlayamadığı için emekli maaşına hak kazanamayan kaç vatandaşımız vardır? Bu vatandaşlarımızın emekli maaşına hak kazanmaları için yapılabilecek düzenlemenin mali boyutu nedir? EYT'li vatandaşlarımızın büyük bir umutla beklediği müjdenin verilebilmesi için Bakanlığınız tarafından 2017 bütçesine dâhil edilmek üzere bir çalışma yapılmakta mıdır?” sorularını yöneltti.

Aday Çırak, Çırak ve Mesleki Stajyerlik Dönemi Emeklilik Hesaplamalarına Neden Dahil Edilmiyor?

Aday çırak, çırak ve mesleki stajyerlerin çıraklık ve staj dönemlerinde sadece iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası kapsamına alındığını ama staj yaptıkları sürelerin emeklilik hesaplamasına dahil edilmediğini belirten Didem Engin, “Oysa ki aday çırak, çırak ve stajyerler staj yaparken hem mesleklerini öğrenmekte hem de ülke ekonomisine emekleri ile önemli katkılar sağlamaktadır. Bu sürenin emeklilik için borçlanma kapsamına alınması ve sosyal devlet ilkesine de aykırı olan bu uygulamanın bir an evvel son bulması, bu mağduriyetin bir an evvel giderilmesi gerekmektedir” diyerek; 

“Aday çırak, çırak ve mesleki stajyer olarak sigorta kapsamına giren ancak bu süreyi malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kapsamında borçlanamayan kaç vatandaşımız vardır? 

Bu vatandaşlarımızın çıraklık ve staj sürelerini borçlanabilmeleri için yapılabilecek düzenlemenin mali boyutu nedir? Mağdur durumdaki bu vatandaşlarımızın büyük bir umutla beklediği müjdenin verilebilmesi için 
Bakanlığınız tarafından 2017 bütçesine dâhil edilmek üzere çalışma yapılmakta mıdır?” sorularını yöneltti.

Yaş Şartını Doldurup Prim Günü Sayısını Borçlanmak İsteyen Vatandaşlarımız İçin Ne Yapılacak?

Emekli olabilmek için gereken yaş şartına sahip olduğu halde gerekli prim gün sayısına ulaşamadığı için emeklilik hakkı kazanamayan vatandaşlarımızın da mağduriyetlerinin giderilmesini beklediğini hatırlatan Didem Engin, “Yaş şartına sahip olduğu halde prim gün sayısını tamamlamamış kaç vatandaşımız vardır? Bu vatandaşlarımızın emekliliğe hak kazanmalarının mali boyutu nedir? Bu vatandaşlarımızın tamamlamadıkları prim gün sayılarını borçlanarak emekli olabilmeleri için Bakanlığınız tarafından 2017 bütçesine dâhil edilmek üzere çalışma yapılmakta mıdır?” sorularını yöneltti. 


Taşeron İşçilere Verilen Sözler Ne Zaman Tutulacak?

Yaklaşık 720,000 taşeron işçisinin yıllardır kadro güvencesi ve eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesini beklediğini hatırlatan Didem Engin, AKP’nin seçim vaatleri içerisinde yer alan “taşerona kadro güvencesi” konusunda 2016 yılı Mart ayı içerisinde dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun asil ve yardımcı işlerde çalışan personelin kamuya alınacağını belirttiğini, seçimin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen, AKP’nin taşeron emekçilere verdiği sözü halen tutmadığını belirtti. 

“Ek olarak bir önceki Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan taşeron işçiye kadro güvencesine ilişkin maddenin son OVP’de yer almaması kamuoyunda tepkiye yol açmıştır” diyen Didem Engin, “Asli ve yardımcı işlerde çalışan ancak kadro güvencesine sahip olmayan taşeron işçi sayısı kaçtır? Bu kişilerin kadroya geçirilmesi için yapılabilecek düzenlemenin mali boyutu nedir? Bakanlığınız tarafından 2017 bütçesine dâhil edilmek üzere bu konuda çalışma yapılmakta mıdır? Taşeron emekçilere ne zaman kadro güvencesi verilecektir? OVP’den ilgili maddenin çıkartılmasının gerekçesi nedir?” sorularını yöneltti. 

Acil Çözüm Bekleyen Sosyal Güvenlik Sorunları Artık Ötelenmemeli!

Toplumun farklı kesimlerinin sosyal güvenlik konusundaki sorunlarına çözüm bulabilmek için etkilenen kişilerin sayıları ve konunun mali boyutunun sağlıklı bir şekilde incelenmesi gerektiğini söyleyen Didem Engin, bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na etkilenen kişilerin sayısını ve ilgili düzenlemelerin mali boyutunu sorduğunu, fakat AKP Hükümeti’nin sorunları öteleyerek vatandaşlarımızın mağduriyetini her geçen gün daha da artırdığını belirtti. 

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları