loading
close
SON DAKİKALAR

'Teklif, Dünya demokrasi tarihinin kara mizah sayfalarında yerini alacaktır'

'Teklif, Dünya demokrasi tarihinin kara mizah sayfalarında yerini alacaktır'
Tarih: 30.12.2016 - 08:30
Kategori: Siyaset

CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, kabul edilen anayasa değişiklik teklifi için, 'Teklif Dünya demokrasi tarihinin kara mizah sayfalarında yerini alacaktır' dedi.

TBMM Anayasa Komisyonu'nda sona eren Anayasa Değişikliği görüşmelerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, "Ülkemiz önemli sorunlarla karşı karşıyayken, Anayasa Komisyonu’nda Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin artırılması, kuvvetlerin tek elde toplanması suretiyle, aksayarak da olsa yürüyen demokrasimize nokta koymayı amaçlayan, Anayasa’mıza aykırı düzenlemeler içeren ve rejim değişikliği öneren bu teklifi konuşmak mecburiyetinde kalmış olmaktan ve ülkemize bu suni gündemle vakit kaybettiriliyor olmasından dolayı derin üzüntü duyuyorum" dedi.

Ülkenin son dönemde içinde bulunduğu karamsar duruma değinen Engin, "Ülkemiz içte ve dışta tarihinin en zor dönemini yaşıyor. Dış politikada Cumhuriyet tarihinin en başarısız dönemine tanıklık ediyoruz. Şehitlerimizin ateşi her gün başka bir ilimize düşüyor. Ekonomik göstergelerimiz alarm işaretleri veriyor. Yatırımlar durmuş vaziyette, işsizlik hızla artıyor, vatandaşlarımızın borçları katlanarak büyüyor. Basın susturulmuş, eleştirel görüş ifade edenler hapse atılıyor, vergi denetimi tehdidi ile susturuluyor ya da işlerini kaybediyorlar. Halkımız karamsarlık ve umutsuzluk içinde bir korku çemberine hapsedilmiş durumda" diye konuştu. 

AKP’nin 14 yıllık tek başına kesintisiz iktidarının sonucunda “Ne istediniz de vermedik” denilen bir cemaatin darbe girişiminde bulunduğunu, Meclis Başkanı’nın “Yeni Anayasa’da laiklik tarifi olmamalıdır. Dindar bir Anayasa yapmalıyız” dediğini, Başbakan’ın “Başkanlık gelmezse Türkiye’nin bölünme riski var” dediğini, Cumhurbaşkanı’nın Sevr riskinden bahsettiği bir noktaya gelindiğini hatırlatan Engin, "Ülkemiz bu vaziyetteyken, Yüce Meclis’imiz ne terörün ülkemizde nasıl bitirileceğini, ne dış politika hatalarının nasıl telafi edileceğini, ne ekonomik darboğazdan nasıl çıkacağımızı, ne de toplumsal ve sosyal sorunlarımıza nasıl çözüm üretebileceğimizi tartışmıyor" sözleriyle AKP'nin ülkenin öncelikli sorunlarıyla ilgilenmediğini dile getirdi. 

"Söz konusu Anayasa Değişiklik Teklifi’ni bugün Meclis’te görüşüyor olmamızın temel sebebi Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini yetersiz görmesi ve daha fazla yetki, daha az denetim istiyor olmasıdır" diyen Engin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ne kendisi dışında bir Başbakan’a, ne de kendisinin dışında partisinin Genel Başkanı olacak birine tahammülü yok. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun, bugünkü Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın ve Bakanlarımızın bu kanun teklifini imzalamış olmaları trajikomiktir. Bu teklifi imzalayarak ve savunarak, Sayın Başbakan ve Bakanlar görevlerini yerine getirmekte yetersiz kaldıklarını bir nevi itiraf etmektedirler ve “siz bizden daha iyi yönetirsiniz” diyerek yetkilerini Cumhurbaşkanı’na devretmeyi kabul etmektedirler. Teklif dünya demokrasi tarihinin kara mizah sayfalarında yerini alacak bir girişimdir.”

Ülkemiz ve gelecek nesillerimiz açısından böylesine olumsuz değişiklikler içeren bir Anayasa Değişiklik Teklifi’nin, toplumsal sözleşme niteliğinden ziyade, kapalı kapılar ardında dar bir kadro tarafından hazırlandığını belirten Engin, "Kapalı kapılar ardında hangi pazarlıkların yapıldığı elbet bir gün ortaya çıkacaktır!" sözleriyle tepkisini gösterdi.
Komisyonda Anayasa konusunda uzmanlaşmış akademisyenleri, hukukçuları ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin dinlenemediğini ifade eden Engin, şöyle konuştu: 

"Çünkü teklif hızlı bir şekilde komisyondan geçirilip Genel Kurul’a getirilmeye çalışılıyor. Görüşmeler milletvekillerinin oturacak yer bulmakta zorlandıkları bu salonda yapılıyor, bu nedenle çoğu milletvekilimiz konuşmaları ayakta takip etmek mecburiyetinde kalıyorlar. Halkımızın buradaki konuşmaları izleyebilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi olarak görüşmelerin TRT3’te canlı olarak yayınlanması için önerge sunduk, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Oylama esnasında “Bir milletvekili olarak bu önergenin neden reddedildiğinin gerekçesini öğrenmek istiyorum” dediğimde ise soruma hiçbir yanıt verilmedi. Hâlbuki buradaki konuşmaları izlemek ve dinlemek halkımızın en doğal hakkıdır. Mademki bu tasarıyı referanduma götürmeyi amaçlıyorsunuz, o halde halkımızın bu tasarı üzerindeki görüş ve eleştirileri canlı olarak dinlemesinden korkmamalısınız ve halkımıza güvenmelisiniz. Anayasa hepimizin Anayasa’sıdır, toplumsal bir sözleşmedir ve toplumumuzun geniş kesimlerinde konuşularak nihayete erdirilmesi gereken toplumsal bir uzlaşı metni olmalıdır."

"Aylardır devam eden Olağanüstü Hal sürecinden istifade ederek ve tüm devlet imkânları kullanılarak propaganda yapmayı, teklifin içeriği konusunda sağlıklı bilgi alma imkânlarını kısıtlayarak halkımızı yönlendirmeyi amaçlıyorsanız, yanıldığınızı referandum sonunda göreceksiniz" diyen Didem Engin, Anayasa Değişiklik Teklifi ile ilgili halkın yanıtlanmasını beklediği soruları sıraladı. 

Bu tasarının hazırlanmasında sorumluluk üstlenen hukukçu bazı AKP milletvekillerinin, getirilmek istenen sistemde 2 parti olacağını ve bu partilerin de AKP ve CHP olacağını televizyon programlarında anlattığını hatırlatan Engin, "MHP bu teklifi desteklediğine göre, eğer 2 partili sistem hedefleniyorsa, ki öyle anlaşılıyor, MHP yılların ülkücü geleneğine son verip, kapısına kilit vurup, AKP’ye mi katılacak?" sorusunu yöneltti. 

"Bu teklifi destekleyen ve 'Evet' oyu veren milletvekilleri, gelecek seçimde partili Cumhurbaşkanı tarafından milletvekili listesinde aday gösterilmediklerinde, “Evet” oyu vererek Cumhurbaşkanına sınırsız ve kontrolsüz yetki verdikleri için pişmanlık duyacaklar mı ya da kendilerini kandırılmış hissedecekler mi?" diye soran Engin, "İleride seçilecek bir Cumhurbaşkanı, doğru olduğuna inandığı ama ülkemizin menfaatlerinin aleyhine kararlar alırsa, Cumhurbaşkanı’nın kararlarını hangi kurum hangi kapsamda nasıl denetleyebilecek? Ülkemizin menfaatlerine kararlar alınacağını kim nasıl garantileyebilecek?" sorusuyla değişiklik teklifinin taşıdığı tehlikeleri bir kez daha hatırlattı.

Engin, "AKP ve MHP’nin istediği değişiklik onaylanır ve halkımız CHP’nin adayını Cumhurbaşkanı olarak seçerse, sınırsız yetki sahibi olacak ve denetlenemeyecek CHP’li Cumhurbaşkanı’nı AKP ve MHP milletvekilleri kayıtsız ve şartsız kabul mu edecekler, yoksa yetkilerini sorgulamaya mı başlayacaklar? Cumhurbaşkanı’nın partisi parlamento seçimlerinde çoğunluğu kaybederse, partili Cumhurbaşkanı aynı zamanda muhalefet partisi genel başkanı mı olacak?" sorularını da yöneltti.

Ülkemizin ekonomik olarak çok ciddi bir darboğazda olduğunu, ekonomik güven endeksinin Aralık ayında %18.5 azaldığını hatırlatan Engin, "Hükümet’in söylemleri uzun zamandır yatırımcılara güven vermiyor, bu nedenle de ne yerli ne de yabancı yatırımcı ülkemizde yatırım yapmayı tercih etmiyor. Hâlbuki ülkemizde istihdam artışı sağlayacak ve teknoloji altyapımızı geliştirecek doğrudan yatırımlara ihtiyacımız var" diyerek "Bu Anayasa Değişiklik Teklifi yatırımcılara güven verecek değişiklikler mi içeriyor, yoksa onların Türkiye’nin geleceği konusundaki endişelerini derinleştirecek ve yatırımlarını başka ülkelere kaydırmalarına sebep olacak değişiklikleri mi kapsıyor? Bağımsızlığı zaten tartışılmakta olan Merkez Bankası gibi ekonomimiz için önemli bağımsız kurumların durumları ne olacak?" sorularını yöneltti. 
 
Ülkenin ciddi bir toplumsal ayrışma ve kutuplaşma kaosu yaşadığı uyarısını yapan Didem Engin, "Partili bir Cumhurbaşkanı, toplumsal uzlaşıyı nasıl sağlayacak, bu kutuplaşmayı nasıl sona erdirecek ve bir parti Genel Başkanı olarak tüm halkımızı nasıl kucaklayacak, ayrıştırmak yerine bizleri nasıl birleştirecek?" diyerek teklifte cevabı aranan en hayati konunun bu konu olduğunu vurguladı. 
 
Yanıt bekleyen daha çok soru olduğunu vurgulayan Engin, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

"İnanıyorum ki, Gazi Meclis’in vatansever üyeleri, her türlü baskıya rağmen, oy kullanırken vicdanlarıyla baş başa kaldıklarında, Anayasamıza aykırı bir şekilde Meclis’in kendi işlevselliğine ve demokrasimize son verecek bahtsız bir sonuca imza atmayacak, daha fazla demokrasi için mücadele etmeye devam edecek ve bu teklifi parlamento tarihimizin çöp sepetine atacaklardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Cumhuriyet fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demişti. Aklı, vicdanı ve ülkemizin kaderini kontrolsüz ve denetimsiz olarak tek bir kişiye emanet etmek için hazırlanan bu teklif Meclis’ten referandum onayı alırsa, halkımızın tüm baskılara rağmen, bu topraklarda yatanlara ve gelecek nesillerimize olan borçlarımızı hatırlayarak oy kullanacağına, Cumhuriyetimize sahip çıkacağına ve bu teklife geçit vermeyeceğine yürekten inanıyorum. Halkımıza ve halkımızın her zaman doğruyu bulan sağduyusuna sonuna kadar güveniyor, bu teklifi kendilerine reva görenleri asla affetmeyeceklerine yürekten inanıyorum!"

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları