Bugün TMMOB'ye bağlı meslek odalarının temsilcileri Karaköy'deki Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi'nde
basın açıklaması düzenledi.
Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu burada yaptığı açıklamada, "Yıldız Sarayı Osmanlı döneminin barbarlığıyla, zalimliğiyle tanınan Abdülhamit'in payitahtının olduğu bir yerdi. Cumhuriyetle birlikte burada bazı kamu hizmetlerinin yürütülmesi, kütür, sanat, felsefi etkinliklerinin desteklenmesi için fonksiyonlandırılmasına kadar bu hizmeti görüyordu" dedi.
Yıldız Sarayı Dış Karakol binasının, 1995'te Kültür Bakanlığıyla yapılan protokol sonrası Mimarlar Odası'na tahsis edildiğini belirten Muhçu şunları söyledi: O tarihten sonra tarihi, kültürel değerlerin korunması, toplumsal sorunlara sahip çıkılması, barış, hoşgörü ve demokrasinin bu coğrafyada yeniden üretilmesine katkı sunmak amacıyla TMMOB'nin ilkeleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmeye başlamıştır. Bir ifadeyle Yıldız Sarayı Dış Karakol binası payitahtın, Abdülhamit'in bir zorbanın karakoluyken bu şehrin, bu ülkenin kamu hak ve yararlarının karakolu haline gelmiştir. İşte yapılan operasyon buna yöneliktir. Bunu anlamadan sadece bir mekan tahliyesi olarak ifade etmek eksik ve son derece yanlıştır."
"Hükümet ya da malum şahıs, Bölge İdare Mahkemesine baskı yaparak kararı bozmuştur"
Yıldız Sarayı Dış Karakol binasının Mimarlar Odası'na tahsis sürecini anlatan Muhçu sözlerini şöyle sürdürdü:
"2008 yılında benzer bir girişim yine gündeme geldi. Ondan önce 1997 yılında Refahyol hükümetinde İsmail Kahraman'ın Kültür Bakanı olduğu dönemde bir girişimi oldu. Oda'nın emeği, alınteri, birikimi çöp kamyonlarına konularak hukuksuz bir şekilde oradan taşındı. Alınan yargı kararıyla yeniden o mekana dönüldü.
Refahyol hükümeti yıkıldıktan sonra 2002 yılında Kültür Bakanlığıyla yaptığımız protokol çerçevesinde mekanın, 49 yıl boyunca, daha önceki protokolden kalan 3 yılla birlikte 2054 yılına kadar Mimarlar Odası'nın kullanımına bırakılması bir protokole bağlandı."
2015 yılında Yıldız Sarayı'nın cumhurbaşkanlığına devredilmesiyle birlikte Mimarlar Odası'nın buradaki varlığının yeniden tartışmaya açıldığını belirten Muhçu, devam eden süreçte alınmış iptal ve 12. İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı olduğunu ifade etti. Muhçu, "Hükümet ya da malum şahıs, Bölge İdare Mahkemesine siyasi baskı yaparak, bu kararı bozmuştur. Bu kararın bozulması Mimarlar Odası'nın tahliyesi anlamına gelmemektedir. Tahliye kararı olmadan hukuksuz bir şekilde tahliye girişiminde bulunulmuştur. Bu tahliye işlemini Gezi'nin 3. yılına tesadüf ettirmişlerdir. Nihayetinde Gezi'den intikam alınmak istendiğini görüyoruz" dedi.
"Yukarıdan aldıkları talimatla operasyonu gerçekleştirdiler" diyen Eyüp Muhcu, operasyonu yürüten devlet görevlilerinin kendilerine 'Gezi'nin 3. yılında Yıldız Dış Karakol binasından Mimarlar Odası çıkarılacak, burası işgal edilecek' dediğini vurguladı. Muhcu, "O malum şahsın bu coğrafyada son 14 yılda başını çektiği operasyonların bir parçası olduğunu biliyoruz. Bizler hukuksuzluğa direndiğimiz ve bize kamu adına emanet verilen bu mekana sahip çıktığımız için 7 saat boyunca gözaltına alındık. Dün Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Bu işlemi gerçekleştiren devlet memurları, kolluk kuvvetleri, talimat verenler hakkında dava açacağız" diye konuştu.
"TMMOB, cumhuriyeti, demokrasiyi, emeği kazanmak için mücadele etmeye devam edecek"
TMMOB adına basın açıklamasını Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ali Ekber Çakar yaptı. Çakar'ın, 24 oda adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Tanınan sürenin yetersizliği nedeniyle fiilen olanaksız olan boşlatma işlemleri için yeterli süre verilmesine yönelik, Mimarlar Odası Büyükkent Şubemizce yapılan başvurulara ve İstanbul Valiliği ile kurulan temaslara karşın oda ve şubelerimizin yöneticileri ile avukatlarımız gözaltına alınmıştır. Hukuk dışı bu uygulamaları kınıyor, yetkilileri hukuka ve yargı kararlarına uymaya davet ediyoruz.
Mesleki ve toplumsal sorumluluklarını bir bütün olarak gören TMMOB, önümüzdeki çalışma döneminde de ülkemizi, halkımızı, birliğimizi neoliberal ve siyasal islamcı bir tarzda, kökten bir şekilde dönüştürmeyi amaçlayan, 'Yeni anayasa' ve 'Başkanlık sisteminin' karşısında olacak; cumhuriyeti, laikliği, demokrasiyi, barışı, emeği, eşitliği, özgürlüğü, adaleti bir bütün olarak kazanmak için mücadele edecektir."
Özlem Çoban - Vişne Haber Ajansı