Gökhan Günaydın ''İvedi Yargılama Usulü''nün Amacı Üzüm Yemek Değil, Bağcıyı Dövmektir.
CHP Ankara Milletvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın bir basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada; Çevrecilere ve hak sahiplerine Söz konusu kanun maddesi ile yeni yargılama modelinin uygulanacağı davalarda dava açma, davaya cevap ve temyiz süreleri kısaltılmış; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesisini idareden talep etme hakkı kaldırılmış; yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara “itiraz engeli” getirilmiştir.
“İvedi Yargılama Usulü”nün Amacı Üzüm Yemek Değil, Bağcıyı Dövmektir.
28 Haziran 2014 günü Resmi Gazete’de yayımlarak yürürlüğe giren 18.06.2014 kabul tarihli ve 6545 sayılı “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”la, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’da (İYUK) önemli bir takım değişiklikler getirilmiştir.
Kanun’un 18. maddesi ile getirilen ve İYUK’a eklenen 20/A maddesiyle “İvedi Yargılama Usulü” adı altında yeni bir yargılama modeli getirilmiş; söz konusu yargılama modelinin “ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden; acele kamulaştırma işlemlerinden; Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından; Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemlerinden; Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sonucu alınan kararlardan ve Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Bakanlar Kurulu Kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında” uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu kanun maddesi ile yeni yargılama modelinin uygulanacağı davalarda dava açma, davaya cevap ve temyiz süreleri kısaltılmış; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesisini idareden talep etme hakkı kaldırılmış; yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara “itiraz engeli” getirilmiştir.
AKP hükümetinin alışkanlık haline getirdiği “torba yasa” uygulaması ile idari yargıya düzensizce monte edilen bu yeni yargılama usulü, her ne kadar hızlı bir yargılamayı amaçlamış gibi görünse de, asıl hedeflenenin hükümetin hukuksuz işlem ve uygulamalarına karşı açılacak davalar olduğu ortadadır.
Zira Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetinin; dava açma sürelerinin kısaltılması ile engellendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Düzenleme ile “idareye başvurarak hukuka aykırı bir kararın düzeltilmesini isteme hakları” ellerinden alınan vatandaşların, 30 gün gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde avukata danışma, delil toplama, dilekçe yazma gibi hususları yerine getirmeleri neredeyse imkânsız bir hal almıştır.
Aynı şekilde, arazisi yanlışlıkla acele kamulaştırmaya konu edilen herhangi bir vatandaşın, bu yanlışlığın düzeltilebilmesi için idareye başvuru yolunun önüne geçilmesinin de “hukuki mücadele alanlarının daraltılmasına” yönelik olduğu açıktır.
Tüm bu gerekçelerin dışında, “özelleştirmelerin” önündeki hukuki engelleri bertaraf etme çabasını günden güne yoğunlaştıran AKP hükümetinin, mevcut düzenleme ile yeni çevre talanlarına ve “daha az engelli rant kapılarına” sebebiyet vereceğini de belirtmek gerekmektedir.
Amacı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olan AKP hükümeti, hukuk müessesesini ayaklar altına almaya devam etmektedir. Ancak bilinmelidir ki; doğayı talan eden ve rant peşinde koşanlarla, “dereler, ağaçlar ve gökyüzü bizimdir!” diyenlerin mücadelesi devam edecektir.
Kamuoyuna duyurulur.
Saygılarımla.
Doç. Dr. Gökhan Günaydın
CHP Ankara Milletvekili ve PM Üyesi
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli