loading
close
SON DAKİKALAR

TTB: Aile Sağlığı Merkezleri desteklenmedikçe toplumun önemli bir kısmı aşıya geç erişecek

TTB: Aile Sağlığı Merkezleri desteklenmedikçe toplumun önemli bir kısmı aşıya geç erişecek
Tarih: 29.01.2021 - 09:00
Kategori: Sağlık, Yaşam

TTB’nin Aile Hekimliği Pandemi Anketi’ne göre, her 7 aile hekiminden 1’i Covid-19 geçirdi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TTB Aile Hekimliği Kolu, “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Ocak 2021” sonuçlarını çevrimiçi bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.

TTB’nin Youtube ve Periscope kanallarından canlı yayımlanan basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Dr. Halis Yerlikaya, TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, Kol Sekreteri Dr. Sibel Uyan ve kol üyesi aile hekimleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Dr. Sibel Uyan, TTB Aile Hekimliği Kolu olarak salgının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki durumunu ortaya koymayı ve salgınla mücadeleye katkı sunmayı hedeflediklerini belirtip bugüne kadarki anket çalışmalarının sonuçlarını hatırlattı.

Dr. Şebnem Korur Fincancı “Aile Hekimliği Pandemi Anketi” çalışmasının salgınla mücadelede taşıdığı değerden bahsederken, özellikle de aşılamanın başlaması ile birlikte birinci basamak sağlık hizmetinin öneminin bir kez daha anlaşıldığına dikkat çekti.

Aşılama hızı düşerken toplumsal bağışıklığın nasıl sağlanacağı, aşı miktarları ve aşı seçenekleri, Sağlık Bakanlığı’nın ve hükümetin şeffaf olmaması, birinci basamağın sınırlılıkları, halen aşılanamayan sağlık çalışanları gibi sorun başlıklarını sıralayan Korur Fincancı, “Bize düşen görev, meslek örgütü olarak yanıtları verecek çalışmaları güçlendirmek” dedi.

Dr. Kazım Doğan Eroğulları TTB’nin tüm kol ve çalışma gruplarında yürütülen çalışmalarıyla büyük bir örgüt olduğunu, toplumdaki güveni de bu çalışmalarıyla sağladığını ifade etti. Eroğulları, salgınla mücadelede TTB’nin ısrarla vurguladığı sorunların ve önerilerin yeterince dikkate alınmamasını da eleştirdi.

“Aile Hekimliği Pandemi Anketi Ocak 2021” sonuçlarını ise Dr. Emrah Kırımlı paylaştı.

69 ilden 997 aile hekiminden alınan verilere göre;

-Aile hekimi başına düşen PCR+ hasta sayısı ortalaması 3,95’e, izlemde olan hasta sayısı ortalaması 8,18’e düştü. Günlük yeni hasta sayısı ortalaması gerilemiş olsa da, 9511 gibi yüksek bir ortalamada seyretti.
-Aile hekimlerinin %95’i vakaları ve temaslıları telefonla izlem oranının azaldığını bildirdi. Büyük kentlerin hemen hepsinde vakalar, dörtte biri oranına geriledi.
-Vaka sayısı/temaslı hasta sayısı uzun zamandır 1/3 olan oran, 1/1’e düştü. Bu, filyasyon çalışmalarında sorunlar yaşandığını gösterdi.
-Aile hekimlerinin %70’i hafta sonları dahil izlemler yapmasına ve okul aşıları, ehliyet ve askerlik muayeneleri, evlilik raporları gibi ek görevleri yürütmesine karşın %20’si ek ödeme almadığını aktardı.
-Aile sağlığı merkezlerinde COVID-19 geçiren sağlık çalışanı oranı aralık ayındaki %68’lik seyrini aynen sürdürdü. Her 7 aile hekiminden 1’i COVID-19 geçirdi.
-Aile hekimlerinin sadece %15’i soğuk zincirin sürdürülebilir, bekleme alanlarının aşılamaya uygun olduğunu söyledi. Çalışan sayısının yeterliliğine ise ancak yarıya yakını “Evet” yanıtı verebildi. Her 4 birimden 1’inde ebe ve hemşire, her 10 birimden 1’inde doktor yok.
-Aile sağlığı merkezlerinde bir günde 20’den fazla aşı yapabileceğini söyleyenlerin oranı %27’de kaldı. Bulaş riskini artırmama çabası, zatürre aşısı bitince çıkan kavgalar, sağlık emekçilerine dönük şiddet gibi sebepler aşılama sayısının düşmesine sebep oldu.

Dr. Emrah Kırımlı “Sağlık Bakanlığı, 'Aşıla' isimli aplikasyon getirdi. Ancak  uygulamadaki karışıklıklar nedeniyle kişilerin nerede olduğunu, aşılanıp aşılanmadığını takip edemiyoruz. Varmış gibi olan bu uygulama nedeniyle yine kişileri tekrar aramak zorunda kalıyoruz” diyerek sunumunu bitirirken; Dr. Sibel Uyan da çözüm önerilerinin Sağlık Bakanlığı tarafından dikkatle ele alınması taleplerini yineledi.

Raporda yer alan bazı bölümler şöyle:

"Anketimize yanıt verenlerin %94.4’ü vaka sayılarının geçen aya göre azaldığını belirtmiştir. Ancak katılımcıların %3.3’ünün çalıştığı bölgede artış görülmüştür. Arttı yanıtı veren 34 kişinin çalıştığı illerin belirli bir coğrafi kümelenmesi yoktur ancak Mersin ilinden 4, Antalya ve Muğla illerinden 3'er Aile Hekimi vaka sayılarında artış olduğunu belirtmiştir. Küçük ama dikkat çekici bu oran tedbirlerin devamı konusunda bize uyarı niteliğindedir.

Ocak ayı anket verilerimiz ile Bakanlık verileri uyumludur. Sahadan gözlediğimiz ve anket çalışmalarımızın toplam verilerini de incelediğimizde 2020 sonbahar döneminde 3 milyona yakın kişide COVID-19 tespit edildiğini söylemek mümkündür. Önceki aylarda COVID geçirenler ve tespit edilememiş vakalar eklense dahi toplumun ancak %15’e yakın kısmının COVID geçirmiş olduğunu söyleyebiliriz. Hâlihazırda on milyonlarca insanımızın virüse karşı bağışıklığı olmadığı açıktır.
Ekim-Kasım aylarında gerçekleşen büyük 2. dalganın bir yenisinin önümüzdeki aylarda gerçekleşmesinden endişe ediyoruz. Bu nedenle, toplum bağışıklığını sağlayacak yaygınlıkta aşılama gerçekleşmeden, tedbirlerin gevşetilmesi düşünülmemelidir. Eylül ayında düştüğümüz kontrolsüz açılma hatasını tekrar etmememiz gerekmektedir.

Salgının başından bu yana salgının yönetimi için aile hekimliği merkezlerinin ve çalışanlarının güçlendirilmesi gerektiğini söylüyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Basın açıklamaları yaptık, sahanın durumunu göstermek için çalışmalar yaptık, kendi eğitimlerimizi hazırladık ve kendi rehberlerimizi yazdık. Salgın denince birinci basamak herkesin aklına gelse de tüm bu çalışmaları yapmak sadece bize kaldı. Binlerce meslektaşımız TTB eğitim sunumlarına katıldı.

Aile Hekimleri ASM lerinin COVİD-19 aşılamalarına hazırlıklı olmadığını belirttiler. Yıllara varan birinci basamağın güçsüz bırakılması politikalarının sonucu olarak bugün geldiğimiz noktada aile hekimlerinin sadece %15’i soğuk zinciri korumaya yeterli buzdolabımız var diyor, buzdolaplarımız yetersiz diyen oranı ise %55. Bekleme alanları için de benzer şekilde aile hekimlerinin sadece %15’i yeterli derken %60’ı bekleme alanımız yetersiz diyor. Bekleme alanımız yeterli diyen aile sağlığı merkezlerinde COVID-19 geçiren oranı ortalamadan %25 daha azdır (%69’a %53). Bu oran yetersiz bekleme alanının aynı zamanda bir hastalık riski olduğunu da gösteriyor.

Eksik şartların bir başka sonucu soğuk zincir kırılması riskidir. Aile Hekimlerinin %15’i soğuk zincir kırılması nedeniyle ceza almıştır. Sağlık Bakanlığı aşı soğuk zincir korumasını 7 gün 24 saat aile hekimlerinin takip etmesini istemektedir. Ancak ne aşı dolabı temin etmekte, ne düzgün elektrik tesisatı, ne güç kaynağı olan kamusal aile sağlığı merkezleri yapmaktadır. Salgının başından bu yana gördüğümüz, yükü sağlık çalışanlarına atma yaklaşımı, aile hekimliğinde yıllardır mevcuttur. Bunun sonucu da aşı yaparken ceza ödeyerek görüyoruz.
Çalışan sayılarımızın eksik olması, yoğun iş yükümüz, eklenen yeni işler, koruyucu ekipman desteği yokluğu, lojistik sorunlara rağmen aile hekimleri, tüm rutin işlerin yanında günde ortalama 20 aşı yapabileceklerini belirtiyorlar. Tüm bu tartışmanın ortasında unutmamamız gereken şey Sağlık Bakanlığı’nın yeterli aşı tedarik etmesi ve bunu aile sağlığı merkezlerine ulaştırmasıdır.

Artan vakalar yoksul mahallelerde görülüyor, toplumda sadece parayla hizmet alabileceğimiz hastanelerin başvuru sayıları artıyor.
Salgın en çok yoksul ve kalabalık yerlerde yaşayan insanları etkilemiş, toplumda eşitsizlikleri derinleştirmiştir…
Aile Sağlığı Merkezleri desteklenmedikçe bu durum toplumun önemli bir kısmının aşıya geç erişmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle tekrar ediyoruz;
Başta gelir düzeyi düşük emeğiyle geçinen ücretli nüfusunve pandemi döneminde ekonomik ihtiyacı olan herkesin korunması, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçları yeterince karşılanması, sağlık hizmetlerinden ücretsiz yeterli ve iyi düzeyde faydalanması şarttır."

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları