loading
close
SON DAKİKALAR

Tuncay Özkan'ın Mektubu Kime? sorusu tartışma yarattı; Kaftancıoğlu’ndan Bayrakçı'ya: İş koparabilmek için ahlaksız bir süreç tarif etmişti

Tuncay Özkan'ın Mektubu Kime? sorusu tartışma yarattı; Kaftancıoğlu’ndan Bayrakçı'ya: İş koparabilmek için ahlaksız bir süreç tarif etmişti
Tarih: 12.10.2020 - 09:24
Kategori: Siyaset

Programda sorulan Tuncay Özkan'ın Mektubu Kime? sorusu sosyal medyada tartışma yarattı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, canlı yayında kendisini eleştiren ve "Neden hala görevde" ifadesini kullanan Sonar Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı'nın sözlerine sosyal medya hesabından tepki göste...

CHP'nin 37. kurultayında üstü çilen PM üyesi olarak seçilemeyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Basın Danışmanı yapılan CHP İzmir Milletvekili Tuncak Özkan'ın Parti içine yönelik yazdığı mektup tüm CHP örgütlerinde ve kanallarda tartışılıyor. En son tartışma CNN Türk kanalında Tuncay Özkan'ın Mektubu Kime? başlığı ile tartışıldı. Programın sürekli konuğu Soner Aratışmanın Başkanı Hakan Bayrakçı'nın konu tartışılırken Tuncay Özkan'ın çizilmesine neden olanlardan biri olarak iddia edilen CHP il başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında 24 Nisan Ermeni soykırımı tweetleri nedeniyle ağır bir eleştiri yaptı. Bayrakçı'nın bu çıkışı Tuncay Özkan'ın Mektubu Kime yazdığı sorusunun üstünü örttü ve taraflar karşılıklı açıklamalarda bulundular.

Önce CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, televizyon pogramında kendisini eleştiren Sonar Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı’nın sözlerine dair açıklamada bulundu. 

Canan Kaftancıoğlu, kendisine canlı yayında sert ifadeler kullanan Hakan Bayrakçı hakkında yaptığı paylaşımda  Bayrakçı'nın geçmişte kendisiyle çalışmak istediğini söyledi.

Kaftancıoğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Bir pazar eğlencesi...

Gençler; resimdeki ‘insan’ (sakın ola ki hayvanlara hakaret edilmesin) randevu alarak hiç ‘beğenmediği’ kişiye övgüler düzerek -aynı ben’e- profesyonel çalışmak istemiş, güvendiğim bir başkasıyla çalıştığımı ifade edince de, tanımadığından olsa gerek Genel Merkez’den iş koparabilmek için ahlaksız bir süreç tarif edip bari buna yardımcı olun diyebilecek kadar ‘insan’ biri.

Kürekle ağzının ortasına vurmuştum tahmin edebileceğiniz üzere.

Gençler insan görünmeye değil insan kalmaya çalışan biri olarak pazar tavsiyem siz siz olun böyle ‘insanlardan’ olmayın ki insan kalabilesiniz.

Son olarak itiraf edeyim sevimli bir ‘insan."

Bir pazar eğlencesi...
Gençler;
Resimdeki ‘insan’ (sakın ola ki hayvanlara hakaret edilmesin) randevu alarak hiç ‘beğenmediği’ kişiye övgüler düzerek -aynı ben’e:))- profesyonel çalışmak istemiş ++ pic.twitter.com/puFjYRcMXE

— Canan Kaftancıoğlu (@Canan_Kaftanci) October 11, 2020

Hakan Bayrakçı da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Kaftancıoğlu'nun kendisi için kullandığı "Genel Merkezden iş koparabilmek için ahlaksız bir süreç tarif edip bari buna yardımcı olun diyebilecek kadar ‘insan’ biri" sözlerine şu ifadelerle karşılık verdi:

"Canan Kaftancı bana tweet yazmış. CHP’ye ve bir Türk insanına yakışmayan siyasi görüşlerini biliyordum. Fakat iftiracı “muazzam!” karakterini bilmiyordum. İş yapmadığım yüzlerce siyasetçi var. Oldu. Hepsine kızdım mı, kızıyor muyum? Ah zeka! Ah seviyesizlik! Nelere kadirsiniz!"

Canan Kaftancı bana tweet yazmış.
CHP’ye ve bir Türk insanına yakışmayan siyasi görüşlerini biliyordum. Fakat iftiracı “muazzam!” karakterini bilmiyordum.
İş yapmadığım yüzlerce siyasetçi var. Oldu. Hepsine kızdım mı, kızıyor muyum? Ah zeka! Ah seviyesizlik! Nelere kadirsiniz!

— Hakan Bayrakçı (@ahakanbayrakci) October 11, 2020

 

Tuncay Özkan'ın Mektubu Kime?

CHP İzmir Milletvekili ve CHP Basın Danışmanı Tuncay Özkan, CHP'li milletvekillerine ve kurultay delegelerine bir mektup yazarak 37. Olağan Kurultayında neden çizildi tüm ayrıntıları Mektubunda yazdı.

İşte Tucay Özkan'ın o mektubu;

“İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini ayırt edemeyen insanların kaderlerine ya da başka insanların kaderlerine hükmetmesi hali zulümdür. Zulme sessiz kalmak, zalimi onaylamak olur.
Onaylamayacağım.
37. Olağan Kurultayımız’da bana karşı çeşitli kişi ve kurumlarca yürütülen karalama kampanyaları sonucunda ortaya çıkan sonucu hak etmediğimizi düşünüyorum.
Kendi ikbal ve ihtiraslarının kurbanı olanların; değerli olan her şeyi değersiz kılan mücadelelerinin yanıltıcı sarhoşluğu geçtiğinde, yarattıkları tahribatı hep beraber göreceğiz. Yaşayacağız.
Bu insanların hakikat aynaları kırık olduğu için testiyi getiren ile kıran arasındaki farkı anlamaları da mümkün değildir.
CHP’nin, emeği çürüten; insanları ve mücadeleleri değersizleştirmek üzerine siyaset yapan, ödenmiş bedelleri hırs ve intikam için yok sayan bir anlayışın eline düşmesi kabul edilemez.
Başkasına yaşam hakkı tanımayan kibirli, entrikacı korkaklık, devrimci tutumun düşmanıdır.
Partim bu düşmanlığı kapısına dahi yaklaştırmamalıdır.
Aksi, Partimiz ve hepimizin için bir felaket olur.
37. Olağan Kurultay, CHP tarihi ve benim açımdan çok çarpıcı olaylara sahne oldu. Kurultay’dan önce Melih Gökçek başta olmak üzere AKP çevreleri benim bir kısım delege tarafından üstümün çizileceği iddiasında bulundular.
Ardından üstüm çizilince de sevinç gösterileri yaptılar. Kahkahalarını bana ulaştırdılar.
Ben bir devrimciyim.
Atatürk’ün izinden yürüyen bir CHP’liyim.
Yılmam.
Yorulmam.
Bıkmam.
Ölene kadar mücadele etme kararlılığımı yitirmem. Ölürüm, vazgeçmem.
Hayatımın her saniyesinin bedelini ödedim. Ergenekon’dan tam altı yıl hapis yattım. İki kez ağırlaştırılmış hapis ve yüz yılı aşkın ağır hapis cezası verdiler. Mücadeleye devam ettim. Sonunda “Temyizsiz berat”ettim. 16 kez MASAK soruşturması geçirdim. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir milletvekiline, bana ABD vize vermedi. Tam iki yıl mücadele ettim ve aldım.
Cezaevinden sonra sağlık sorunları yaşadım doktor kardeşlerim ölmeme izin vermedi. Minnettarım. Mücadeleden vazgeçmedim.
Ergenekon yargılamalarında bir tek ekonomik suçlamada bulunamadılar. Alnım ak başım diktir.
Ailem, halkım ve Partim dışında kimseye borcum yoktur. Devlete borcum yoktur. Alacağım çoktur. Hepsini partim bilmektedir.
Şahsi çıkar ve ikbal peşinde koşmadım. Küçük hesapların, aç gözlü, komisyoncu siyasetin ve siyasetçilerin hep karşısında durdum.
Şirketim, ticari faaliyetim, iş takibim, komisyonculuğum yoktur.
Partim görev vermedikçe, Genel Başkan’ım istemedikçe kimseyle parti çıkarları dışında asla bir görüşmede bulunmam. Hiçbir kuruma gitmem.
Şimdi AKP’nin canını yakıyorum diye irin medyalarının karalamalarını, yalanlarını ya da geçmişten taşıdıkları kin ve intikam hislerini, iftiralar içinde gidermek istiyorlar. Bunların yalanlarını, içimizde bazı gözü dönmüşlerin yayışlarını üzülerek izliyorum.
Ben bir mücadele adamıyım. Beni yeni tanımıyorsunuz. 35 yıl gazeteci, televizyoncu olarak sizler için mücadele ettim. Cumhuriyet Mitingleri’nden bu yana meydanları sizlerle doldurduk. Hiçbir zaman sizi ve kendimi utandırmadım. Utandırmam. Bunları da ilk kez söylüyorum.
“Peki neden konuşmuyorsun? Neden televizyon gezip anlatmıyorsun Tüncay Özkan” diyenler var. Tam 2.5 yıldır televizyonlara çıkmadım. Demeç vermedim, TBMM kürsüsündeki konuşma hakkımı Anadolu’dan gelen genç milletvekillerimize bıraktım.
CHP’nin eksiklerini gidermeye adadım kendimi. Aşk ile yaptım bu işi. Aşk, eksik gidermek değil midir?
Çok ağır suçlamalarda bile partimi tartıştırmamak için sustum.
A Haber, CNN gibi kanallara, kurumsal kimliğimize saldırdıkları için, Genel Başkanımız’a yakışıksız ve uygunsuz davrandıkları için yüz vermedim, mücadele ettim. Adımı kirletmek için her şeyi yaptılar. Yapıyorlar. CHP'ye ve CHP'lilere tuzak kuruyorlar programlarında...
Ama buralara çıkanlar, çıkamayanlar bana küfrettiler.
Sonuç da aldılar 37.Olağan Kurultayımızda. Çok üzüldüm.
Oysa ben bunlarla mücadele ederken kurultay irademizin sarsılmaz vicdanından aldığım güçle çıkmıştım karşılarına. Ben gene de oy veren, vermeyen bütün delegelerimi selamlıyorum. Güven duygumu iletiyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Yeni durumlar yeni değerlendirmeleri zorunlu kılar.
Sizlerle daha sıkı ve açıklayıcı bir iletişim kuracağım.
2.5 yılda yaptıklarımı size anlatarak başlayacağım.
Bu dünyada insan için keramet düştüğü yerden kalkıp yaşamı yakalamaktır. Onu yapacağım.
CHP İktidarı için bütün enerjimi ve birikimimi kullanmaya devam edeceğim.
Söz veriyorum.
Ne yaparlarsa yapsınlar bundan geri durmayacağım. Size hep ulaşacağım, konuşacağım. Sonuçta her ne olursa olsun, sizin iradenizin teslim alınamayacağına inancım tamdır. Beni gönlünüzden, listelerden silmek için her yolu deneyebilirler. Yanıltabilirler, entrika içine girebilirler, hainin iğfasına uyan arkadaşlar da olabilir. Olsun… ama benim yoldaşlarıma ve halkıma inancım tamdır. Her şeyi düzelteceğimize inancım tamdır. Bundan sonra sizleri daha çok bilgilendireceğim. Gerekirse kapı kapı gezeceğim. Sonrasında takdir sizindir. Onu da tıpkı bugün yaptığım gibi kabul edip başımın üstünde taşıyacağım.
Çünkü ben Türkiye’ye adanan ömrümü, “kırık bir aşk hikayesi” olarak bitirmeyeceğim.
ACILARIMI KEMAL KILIÇDAROĞLU LİDERLİĞİNDEKİ CHP İKTİDARI DİNDİRECEK!
Partime ve liderliğine olan inancım tamdır.
CHP iktidarını göreceğim. Çok az kaldı...
Karanlığın en yoğun yeri şafağın sökme vaktidir.
Güneşi zapteceğimiz güne yürüyeceğim.
Sizi en içten duygularımla selamlıyorum.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Sağlıcakla kalın”

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları