Umut Oran: AKP'nin ekonomi modeli yoksulluk üretiyor

CHP'li Umut Oran, yazılı bir açıklama yaparak Yeşil kartı kaldıran GSS’de gelir testinin ortaya koyduğu çarpıcı gerçeklere dikkat çekti...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, yazılı bir açıklama yaparak Yeşil kartı kaldıran GSS’de gelir testinin ortaya koyduğu çarpıcı gerçeklere dikkat çekti. Oran'ın yazılı açıklaması şöyle:Herhangi bir sosyal güvenlik kaydı ve ekonomik gücü olmadığı için sağlık hizmeti devletçe karşılanan yeşil kartlıların kamu maliyesine yükü her geçen gün arttı. Yeşil kart uygulamasının istismar edildiği, ihtiyaç sahibi olmadığı halde kart verilenlere ilişkin hikayeler, haberlere konu oldu. Hatta Mercedes’i ile hastaneye gelip yeşil kartı ile bedava tedavi olanların varlığı konuşuldu.
Yeşil kart uygulamasına son verilmesi, bu kapsamda muhtaç kişilerin gerçek sayısı belirlenerek, sadece bunların sağlık giderlerinin devletçe karşılanması öngörüldü.
Getirilen Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında yeşil karta son verildi. Kişi başına aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşların sağlık primlerinin devletçe ödenmesi, bu sayede bu kişilerin sağlık hizmetlerinden bedava yararlanması hükme bağlandı.
Bununla, bedava sağlık hizmetinden yararlanan yurttaşların sayısının ve uygulamanın kamuya yükünün azalacağı bekleniyordu.
Ekonomik gücü yetersiz kişilerin gerçek sayısının belirlenmesine yönelik Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik doğrultusunda GSS gelir testi işlemleri 1 Ocak 2012’den itibaren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sistemi üzerinden yürütüldü.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın Gelir Testi Sonuç Web Servis Hizmeti üzerinden yaptığı bildirimlere göre, 6 Mart 2013 itibariyle 15 milyon 282 bin kişi gelir testi yaptırdı. Yani Türkiye’de 5 kişiden biri ücretsiz sağlık hizmeti almak ya da ödeyeceği prim miktarını öğrenmek için gelir testine girdi.
Gelir testi yaptıranların yaklaşık 4’te 3’ünün kişi başına aylık gelirinin brüt asgari ücretin altında olduğu görüldü. Kapsama giren 11 milyonu aşkın kişinin daha önce yeşil kart uygulamasında olduğu gibi prim ödemeden sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması gerekiyor. Gelir testi yaptıranların yüzde 72’sini, primi devlet tarafından karşılanacaklar oluşturuyor.
Gelir testi öncesi 9 milyondan az yeşil kartı varken, gelir testi uygulamasının ardından primi devlet tarafından karşılanacakların sayısı 11 milyon 160 bin kişiye yükseldi.
Buna göre nüfusun yüzde 15 dolayındaki bir bölümünün sosyal güvencesi de bulunmuyor, “asgari ücretin üçte biri” şeklinde son derece düşük belirlenen gelir kriterine rağmen sağlık hizmetini karşılayacak ekonomik gücü de yok…
2 milyonu aşkın ailedeki 6 milyondan fazla yurttaş sosyal yardım alıyor; Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde kayıtlı kişi sayısı 24 milyona yaklaşıyor…
Evet, on yılı aşan AKP iktidarı döneminde zengin sayısı arttı; iktidardaki kadro ile onun eş, dost, yakın ve yandaşları küpünü doldurdu; yat, kat, holding, gemi sahibi oldu. Ama karşılığında yoksulların sayısı ve borçluluğu geometrik biçimde arttı; katlanarak büyüdü.
AKP’nin klasik taktiği: “yoksullaştır-sadakaya muhtaç et; kömür, makarna dağıtarak oy al”, yani sadaka ekonomisi…
Devlete yükü her geçen gün arttığı ve istismar edildiği gerekçesiyle kaldırılan yeşil kart yerine Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında baz alınan gelir kriterine göre sağlık giderleri devletçe karşılanacak yoksul yurttaşların belirlenmesine yönelik “gelir testi” uygulaması, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Uygulama öncesi 9 milyonun altında bulunan kapsamdaki kişi sayısı, öngörülenin aksine bir anda rekor biçimde artarak 11 milyonu aştı. Kamuya olan mali yük azaltılmak istenirken, daha da büyüdü. Bu uygulama, AKP politikalarındaki strateji zafiyetinin yanında, uyguladığı ekonomik modelin yoksulluk ürettiğini gözler önüne serdi.
İktidardaki kadro ve yakınlarını kısa sürede zenginleştirirken, geniş halk kitlelerini hızla yoksullaştırarak iktidara el açar hale getiren, sadaka kültürünü güçlendirip oya tahvil eden, gelir adaletsizliğini durmadan büyüten AKP’nin iktidar anlayışının Türkiye’yi getirdiği nokta hiç de iç açıcı değil…
Ne öngörüldü, ne oldu?
AKP’nin yanlış politikaları sonucu sosyal güvenliğin kamu maliyesine bütçeye yükü her geçen gün artarak bütçe açıklarını büyütürken, bu kapsamda herhangi bir sosyal güvenlik kaydı ve ekonomik gücü olmadığı için sağlık hizmeti devletçe karşılanan yeşil kartlılar bu olumsuz gidişte önemli unsur haline gelmişti.
Yeşil kart uygulamasının istismar edildiği, ihtiyaç sahibi olmadığı halde yeşil kart verilenlere ilişkin hikayeler, haberlere konu oldu. Hatta Mercedes’i ile hastaneye gelip yeşil kartı ile bedava tedavi olanların varlığı hep konuşula geldi.
Bütçe üzerindeki yükün azaltılması amacıyla yeşil kart uygulamasının kaldırılması, bu kapsamda muhtaç kişilerin gerçek sayısı belirlenerek, sadece bunların sağlık giderlerinin devlet tarafından karşılanması kararlaştırıldı.
Getirilen Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında yeşil karta son verildi. Kişi başına aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşların sağlık primlerinin devletçe ödenmesi, bu sayede bu kişilerin sağlık hizmetlerinden bedava yararlanması hükme bağlandı.
Bu uygulama ile bedava sağlık hizmetinden yararlanan yurttaşların sayısının ve uygulamanın kamuya yükünün azalacağı bekleniyordu.
Ekonomik gücü yetersiz kişilerin gerçek sayısının belirlenmesine yönelik Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında GSS gelir testi işlemleri 1 Ocak 2012’den itibaren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sistemi üzerinden yürütüldü.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın Gelir Testi Sonuç Web Servis Hizmeti üzerinden yaptığı bildirimlere göre, 6 Mart 2013 itibariyle 15 milyon 282 bin kişi gelir testi yaptırdı. Yani Türkiye’de 5 kişiden biri ücretsiz sağlık hizmeti almak ya da ödeyeceği prim miktarını öğrenmek için gelir testine girdi.
Gelir testi yaptıranların yaklaşık 4’te 3’ünün kişi başına aylık gelirinin brüt asgari ücretin altında olduğu görüldü. Buna göre kapsama giren 11 milyonu aşkın kişinin daha önce yeşil uygulamasında olduğu gibi prim ödemeden sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması gerekiyor. Gelir testi yaptıranların yüzde 72’sini, primi devlet tarafından karşılanacaklar oluşturuyor.
Gelir testi öncesi 9 milyondan az yeşil kartı varken, gelir testi uygulamasının ardından primi devlet tarafından karşılanacakların sayısı 11 milyon 160 bin kişiye yükseldi.
Buna göre nüfusun yüzde 15 dolayındaki bir bölümünün sosyal güvencesi de bulunmuyor, “asgari ücretin üçte biri” şeklinde son derece düşük belirlenen gelir kriterine rağmen sağlık hizmetini karşılayacak ekonomik gücü de yok…
Aktif yeşil kartlı sayısı
Yıl | Kişi |
2005 | 7.256.000 |
2006 | 8.279.000 |
2007 | 9.355.279 |
2008 | 9.337.850 |
2009 | 9.647.131 |
2010 | 9.395.185 |
2011 | 8.865.470 |
2012(*) | 11.160.537 |
Yoksulluk-sadaka ekonomisinin fotoğrafı
2012 itibariyle 2 milyonu aşkın ailede 6 milyondan fazla yurttaş devletten sosyal yardım alıyor.
Sosyal güvencesi bulunmayan ve sağlık harcamalarını karşılayacak gelire sahip olmayan 11 milyonu aşkın yurttaş, sağlık hizmeti alabilmek için devlete muhtaç…
Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde kayıtlı toplam hane sayısı 7 milyona, kişi sayısı ise 24 milyona yaklaşıyor…
Bu vahim tabloya rağmen iktidar, sürekli Türkiye’yi büyüttüğü, kalkındırdığı, zenginleştirdiği masalları anlatıyor…
Evet, on yılı aşan AKP iktidarı döneminde Türkiye’de zengin sayısı arttı; iktidardaki kadro ile onun eş, dost, yakın ve yandaşları kamu imkânları ile zenginleşti, yağmadan küpünü doldurdu. Başbakan ve bakanların çocukları, adeta “girişim dehası” (!) çıktı; kısa sürede yat, kat, şirket, holding, gemi filosu sahibi oldu.
Ama buna karşılık ülkedeki yoksulların sayısı ve hane halkı borç yükü geometrik biçimde arttı; katlanarak büyüdü.
AKP’nin ekonomi politikalarının özeti şu:
“Yoksullaştır-sadakaya muhtaç et; kömür, makarna dağıtarak oy al”, yani sadaka ekonomisi…
SOSYAL YARDIM İSTATİSTİKLERİ
Toplam Sosyal Yardım ve Hizmet Harcaması Tutarı (*) | 19.595.000.000 |
Sosyal Harcamaların GSYİH’ye Oranı | %1,43 |
Sosyal Yardımlardan Faydalanan Hane Sayısı (SYDV) | 2.101.611 |
Sosyal Yardımlardan Faydalanan Kişi Sayısı (SYDV) | 6.370.100 |
Geçici (Süreli) Yardımlardan Faydalanan Hak Sahibi Sayısı (SYDV) | 1.994.470 |
SYDTF Kaynaklarıyla Yapılan Yardımlara Aktarılan Tutar | |
Sosyal Yardımlardan Faydalanan Kadınların Oranı (SYDV) | 70% |
Aktif Çalışma Çağında Bulunan (18-55 yaş) Erkeklerin Tüm Hak Sahiplerine Oranı (SYDV) | 28% |
2022 Yaşlılık ve Engelli Maaşı Hak Sahibi Sayısı | 1.228.355 |
2022 Yaşlılık ve Engelli Maaşı Toplam Aktarılan Kaynak | 2.911.191.180 TL |
GSS Primi Devlet Tarafından Ödenen Kişi Sayısı | 11.160.537 |
Ödenen Toplam GSS Prim Tutarı | |
Gelir Testi Yapılan Kişi Sayısı | 15.282.011 |
Sosyal Yardım- İstihdam Bağlantısı ile İşe Yerleştirilen Kişi Sayısı (İŞKUR) | 21.755 |
Sosyal Yardım- İstihdam Bağlantısı ile Mesleki Eğitime Yönlendirilen Kişi Sayısı (İŞKUR) | 61.045 |
Satın alma Gücü Paritesine Göre Günlük 2.15$’ın Altında Gelirle Yaşayan Toplum Kesimi Oranı (2011) | 0,14% |
Satın alma Gücü Paritesine Göre Günlük 4,30 $'ın altında gelirle yaşayanların oranı | 2,79% |
Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde Kayıtlı Hane Sayısı | 6.768.126 |
Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde Kayıtlı Kişi Sayısı | 23.668.942 |
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Sayısı (SYDV) | 973 |
SYDV Personel Sayısı | 8.607 |
SYDV Sosyal Yardım ve İnceleme Görevlisi Sayısı | 3.701 |
Vişne Haber Ajansı
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












