Üniversitelerin bölünmesine CHP'li Usluer'den tepki: Üniversiteler bulundukları şehirlerin rant kapısı olamaz

CHP’li Usluer AKP’nin Meclis Genel kuruluna gelen üniversitelerin bölünmesine ilişkin yasa tasarısına sert tepki verdi. Usluer, “Bölmeye değil, kurmaya namzet olmak lazım!” diyerek tasarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
CHP PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer, Meclis Genel kurulunda görüşülen üniversitelerin bölünmesine yönelik tasarının geneli üzerine konuşma yaptı. Usluer’in konuşmasından satır başları şöyle:
BU ACELE NEDEN?
Öncelikle sormak istiyorum. Türkiye baskın seçime kilitlenmişken, tam da meclis çalışmalarına seçim nedeniyle ara verilecekken bu acele neden? Bilim aceleye gelmez. Eğitim aceleye gelmez. Eğitim planlaması demek, ülkenin geleceğini planlamaktır. Komisyondaki karşıt yönde ama iknaya yönelik, ama ortak akla yönelik uyarılarımızı dikkate almadınız.
Ve dediniz ki “Kervan yolda düzelir”. Bu mantıkla eğitim planlaması yapılamaz. Bu mantıkla yapılan düzenlemeler, ben istedim, o istiyor mantığı ile yapılan düzenlemeler ülkemizi bugünkü eğitim çıkmazının içine dönüştürdü. Eğitim sistemimiz artık yama dahi tutamaz oldu. Bu yasa tasarısı ile böl, parçala ve yönet tekniğine uygun 14 yavru üniversite kurulmak istenmesi akıllara zarar. Kabul edilemez. Açıklanamaz.
TABELA ÜNİVERSİTELER
81 ilde üniversite açtık diye övünüyorsunuz. Öğretim üyelerinin taşeron sistemine bağlandığı, yardımcı doçenti, doçenti, profesörü taşımalı sistemle çalışan, yani öğretim üyesi olmayan ama kapısında üniversite tabelası olan binalar üniversite değildir. Siz istiyorsunuz ki işsizler ordusu yetişsin ve siz o orduyu kendinize bağımlı kılın, yalvartın, kendinize köle edin! Siz bunu yapıyorsunuz! Şimdiye kadar kurdukları üniversitelerden nasıl bir başarı öyküsü çıkardınız çıkın anlatın! Boğaziçi Üniversitesine taktınız kafayı, Orta Doğu teknik Üniversitesine taktiniz kafayı. Hocalarına öğrencilerine zulüm ettiniz! Şimdi de kalabalıklığı öne sürüp bu ülkenin köklü üniversitelerini bölmeye yelteniyorsunuz! Parçala ve yönet! Ne güzel fikriniz varmış ya! Sizin bölüp, parçalayıp yönetmek istediğiniz o üniversiteler sadece üniversite değildir! O üniversiteler tarihimizdir, geleneğimizdir.
NEREDE BU REKTÖRLER?
Neden günlerden beri kampüslerde öğrenciler, öğretim üyeleri seslerini duyurmaya çalışıyorlar? Neden üniversitelerinin bölünmelerinden rahatsızlar?
Günlerdir Beyazıt meydanında öğrenciler ne diyorlar? “Üniversiteler amip değildir, bölünerek çoğalmaz” diyorlar! Tarihimizi silemezsiniz diye bağırıyorlar! En büyük tepkileri de doğal olarak rektörlere! “Neden bizi korumuyor rektörlerimiz, neden okulumuzu savunmuyor” diyorlar! Hakikaten ben de soruyorum Nerede bu üniversitelerin rektörleri?
ÇÖZÜM PARÇALAMAKLA ELDE EDİLMEZ!
Yönetilebilir olma zafiyeti var diyebilirsiniz. Ki dediniz. Bu zafiyet tüm üniversitelerimizde almış başını gidiyor. Yani çözüm bölmekte, bölünmekte değil. Bugün Üniversitelerimizdeki asıl sorun Çalışan ve öğrenci sayısının büyüklüğü değil; Sorun liyakatli yönetici yoksunluğu, özerklik eksikliği, katılımcı, modern ve demokratik yönetim anlayışının oluşturulmaması gibi çok daha önemli unsurlar.
BU MANTIKTAN NİTELİK ÇIKMAZ
Tasarı TBMM’de kabul edilir ve kanun yürürlüğe girerse Bölünen üniversitelerin ilgili fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarının kadro ve pozisyonları ile birlikte tüm personeli, bütçe ödenekleri, her tür araç gereci, demirbaşı ve taşıtları devredilmiş sayılacak. Taşınmazları yeni kurulacak üniversiteye tahsis edilmiş sayılacak. Bakın. Bölerek nicelik artışını rakamsal olarak sağlayabilirsiniz. Alın size 20 üniversite. Ama bu mantıktan nitelik çıkmaz. Bu mantıktan ideolojik amaç çıkar.
BÖLÜNECEK OLAN ÜNİVERSİTELERİN KAZANIMLARI NE OLACAK
Köklü geleneği ve marka değerleri isimleriyle özdeşleşmiş üniversitelerin bölünmesi,
Hem mevcut birikimleri zedeleyecek
Hem de yeni üniversiteler için ulusal ve uluslararası düzeyde tanınma ve kurumsallaşma sorunlarını beraberinde getirecek! Öte yandan daha önce İstanbul ve Gazi üniversiteleri YÖK tarafından araştırma üniversitesi olarak ilan edildi. Şimdi bu üniversiteleri bölüyorsunuz. Bu üniversitelerin araştırmacı yönü tescil edilmiş fakülteleri birbirinden ayrılacak. Bu fakültelerin araştırma üniversitesi bünyesinde elde ettiği kazanımların kaybı ne olacak?
ÜNİVERSİTELER BULUNDUKLARI ŞEHİRLERİN RANT KAPISI OLAMAZ
Hiç tartışılmadan, hele ki, konunun muhatabı söz konusu üniversitelerin akademik ve idari çalışanlarının görüşü dahi alınmadan, ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla kurumların kaderini tayin eden böylesi radikal bir karar alınıyor olması bu üniversiteleri ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Vatandaş ne diyor biliyor musunuz? “Altında arazilerinden tutun da, yeni kadro tahsisi, kemikleşmiş yapıyı bölmek, tarihi silip yeniden tarih yazmak” hepsi var. Kontenjan fazlalığı gerekçesi doğru değil. “Tam tersine kontenjan artırımı olacak.” Bu nedenlerle, tasarı yeniden değerlendirilmeli, üniversite çevreleriyle müzakereler sonucunda revize edilmeli. Ülkemizin gereksiz tartışmalara zamanı yok. İhtiyaç duyulan yeni üniversiteler, hem bilimsel hem de toplumsal gereklilikler doğrultusunda kurulmalı. Bölmeye değil, kurmaya namzet olmak lazım!
Üniversiteler bulundukları şehirlerin rant kapısı olamaz, olmamalıdır! Öğrenci gelsin, şehri ihya etsin mantığıyla üniversite açılmaz. Böyle bir hedef olamaz! İlk hedef kaliteli eğitim olmalı! İlk hedef dünya ile rekabete girebilecek insan yetiştirmek olmalı!
24 HAZİRAN’DA CEVAP VERECEKLER
Bakın arkadaşlar! Bugün okul öncesinden üniversiteye kadar bütün kademelerde eğitim sistemi rezillik içinde! Bu mesele eylül ayında veliler çocuklarını yerleştirecek okul bulamayınca patlayacak siz de bu işin mimarı olarak hesap vereceksiniz! Şimdiden hazırlanın! Şurası aşikar ki siz erken seçim kararını sadece ekonominin çökmesi nedeniyle almadınız. Eğitim meselesi de sizin altınızda kalacağınız bir meseleydi çünkü. Eğitimle alakası olmayan yurttaş mı var? Kiminin çocuğu, kiminin torunu, kiminin komşusu… Herkes veryansın ediyor! O veryansın edenler size 24 Haziran’da cevap verecektir!
EĞİTİM SİSTEMİNİ HEP BİRLİKTE YENİDEN KURACAĞIZ
Ama şu çok net! Biliniz ki, çocuğu niteliksiz sınıflarda okuyanlar, 4+4+4 yüzünden mağdur olanlar, bir gecede değişebilen lise giriş sınavı yüzünden psikolojisi bozulanlar, Torpille şifreyle kirletilen üniversite sınavının mağdurları, çember sistemi yüzünden çocuğu taşımalı eğitime mahkum edilen, servis parasını düşünen okul bulamayan veliler, fakülteleri taşınan üniversiteliler, okullarında nitelikli akademisyen kalmayan öğrenciler; 24 Haziran da bu eğitim enkazının hesabını soracak! Ve yıkılan sistemi yeniden inşa etmek için bir tuğla da kendi koyacak bu halk! Ve biz o tuğlaların harcı olacağız. Bugüne kadar 50 kere değişen eğitim sistemini öğrenci veli öğretmen hep birlikte yeniden kuracağız!
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












