Kertenkelelerde kaybedilen kuyruğun yerine çıkan yenisinin, eskisi kadar işlevsel olmadığı keşfedildi...
Kertenkeleden esinlenerek kaybedilen uzuvları yeniden yaratma çalışmalarında hayal kırıklığı. Arizona Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Rebecca Fisher ve ekibinin, ABD’nin güneydoğusunda yaşayan yeşil bir
kertenkele türü üzerinde yaptığı araştırmada, kertenkelenin asıl kuyruğu ve koptuğunda onun yerine uzayan yeni kuyruk arasında temel anatomik farklar olduğu keşfedildi.
NewScientist sitesinin haberine göre, yeni uzayan kuyruğun, asıl kuyrukta bulunan omurga zinciri yerine, uzun bir kıkırdak dokudan oluştuğu görüldü. Kopan kuyruktaki kas lifleri daha kısa ve çeşitliyken, yerine uzayan kuyrukta ise kuyruğun kökünden ucuna kadar uzanan uzun kaslar bulunduğu tespit edildi.
Yenilenen kuyruk aslı kadar esnek değil
Fisher, kuyrukların anatomileri arasındaki farkın sonuçlarıyla ilgili, “Asıl kuyruk ve yeni oluşan kuyruk arasında bulunan iki önemli fark, ikincisinin ilkinden daha az esnek olduğunu gösteriyor. Kıkırdak doku ve uzun kas liflerinden oluşan yeni kuyruk, kısa kasların ve kemikler arasındaki birçok küçük eklemin sağladığı hareket kabiliyetine sahip değil. Bu durumun kertenkelenin çevikliğine olan etkisini ileride yapılacak çalışmalar gösterecek” dedi.
Yenilenen kuyruğun kıkırdak dokusunda bulunan gözenekler, araştırmacıların dikkatini çekti: Asıl kuyruktaki omurga zincirinde damarların ve sinirlerin geçtiği düzenli boşluklar varken, yenilenen kuyruğun tek parça halindeki kıkırdak dokusunda, sadece damarların geçtiği ve kuyruğun ucuna doğru sayısı artan gözenekler olduğu görüldü. Yeni oluşan sinirlerin kıkırdak dokuda hapsolduğu veya kuyruğun kökünden ilerideki kaslara ve deriye ulaşamadığı düşünüldü.
Uzuv yenilenmesinin geleceği tartışmalı Elde edilen bulguların, insanlarda kaybedilen uzuvların yeniden oluşturulabileceği umudunu köreltip köreltmemesi gerektiğine dair farklı fikirler ortaya atıldı.
San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesi’nde onarıcı tıp araştırmaları yapan Jason Pomerantz, asıl ve yenilenmiş yapılar arasındaki farklardan önemli çıkarımlar yapılabileceğini söyleyerek, “ ‘İyi’ denilebilecek bir uzuv yenilenmesi örneğinde dahi, yenilenmiş yapı aslı kadar mükemmel ve işlevsel olmaz. Bulgular, karmaşık yapıların yenilenmesinin ne kadar zorlu bir iş olduğunu gösteriyor” açıklamasını yaptı.
Philadelphia’daki Wistar Enstitüsü’nde memeli hayvan dokusundaki yenilenme konusunda uzman olan Ellen Heber-Katz, konunun geleceği hakkında daha umutlu olduğunu belirtti: “Kertenkeleler dışındaki birçok hayvan, uzuvlarını ve kuyruklarını yenileme becerisine sahip. Sadece bir
kertenkele türü, memeli hayvanların becerilerini yansıtmakta yeterli olmayabilir.”