loading
close
SON DAKİKALAR

İmar Barışı denilen düzenleme bir torba yasa ile geldi

Av. Zühal  Dönmez
Tarih: 18.02.2023
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

Zühal Sirkecioğlu Dönmez; Burada sadece son imar affının nasıl çıkarıldığını, yasamanın ve idarenin öngörüsüzlüğünü, sorumluluklarını ve suçlarını anlatacağım.

Cumhuriyetimizin 100. yılı, özel bir yıl. Cumhuriyete gönül vermiş Atatürkçü vatandaşların coşkuyla kutlamak istedikleri yıl. Maalesef olmadı ve daha yılın kırkı çıkmadan büyük bir felaketi, depremi yaşadık. On binlerce can kaybı, yerle bir olan binalar. Can kayıplarının nedeni yıkılan binaların enkazı altında kalmak. Günlerdir konuşuluyor, neden yıkıldı, nasıl yapılsaydı yıkılmazdı vb. Esasen konu tek başlıklı: Şehir ve Bölge Planı. Bunun alt başlıklarından biri de İmar Affı. Burada sadece son imar affının nasıl çıkarıldığını, yasamanın ve idarenin öngörüsüzlüğünü, sorumluluklarını ve suçlarını anlatacağım.

Son imar affı olarak bilinen ve İmar Barışı denilen düzenleme bir torba yasaya konuldu. Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısında yer alan ve İmar Kanununa bir geçici madde ekleyen düzenleme ile istisnasız Türkiye topraklarının ve hatta denizlerinin her yerini kapsar şekilde imar affı isteniyordu. Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde, Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi ile İstanbul tarihi yarımada içinde uygulanmaz, hükmü eklendi. Komisyon raporunda sadece bir üye düzenlemeye eleştiri getirdi. TBMM İçtüzüğünün 38.maddesine göre Komisyonun, önüne gelen kanun teklifini, ilk önce Anayasa'nın metin ve ruhuna aykırı olup olmadığını incelemesi ve teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu gördüğü takdirde gerekçesini belirterek maddelerin müzakeresine geçmeden reddetmesi gerekiyordu. Anayasaya aykırılık o kadar açıktı ki, zira bu düzenleme ormanlar, kıyılar, tarım arazileri, kültür-tabiat varlıkları üzerine kondurulmuş tüm kaçak yapıları kapsıyordu(1). Anayasanın koruduğu bu alanlarla ilgili değerlendirme yapmak hiç bir üyenin aklına gelmiyordu ya da seçimler yakın dokunmayalım anlayışı hakimdi.

Tasarı, 26.dönem 3.yasama yılının 97.birleşiminde 9 ve 10 Mayıs 2018 tarihinde görüşüldü. Genel olarak affın ekonomik boyutu üzerine görüşler dile getirildi, sadece üç konuşmacı -çok kısa- depremden söz etti. Eleştirel konuşmalarda da, deprem hocaları olarak bilinen bilim adamlarının her depremde hatırlattığı ülkemiz deprem kuşağında lütfen güvenli, depreme dayanaklı kentler kuralım, binalar inşa edelim vurgusu yoktu. Nitekim tasarının oylanmasına 222 milletvekili katıldı (toplantı karar yeter sayısı 200) ve 217 kabul oyu ile kanunlaştı. Sadece 5 milletvekili ret oyu kullandı. Kanun yapmak meclisin en önemli görevidir ve 600 nüfuslu meclisin 378 kişisi burada yoktu. Plan yapma, ruhsat verme, ruhsata aykırı yapılara ceza kesme gibi yetkileri olan görevdeki Belediyelerin başkanlarından, meclis üyelerinden de hiç ses çıkmadı. Bir yıl sonra seçilenler de bir şey demedi.

Numarası 7143 olan kanun, kabulünden 1 hafta sonra Resmi Gazetede yayınlandı ve imar barışı olarak adlandırılan İmar Kanununun Geçici 16.maddesi de yürürlüğe girmiş oldu. Anayasa Mahkemesinde dava açmaya yetkili olan muhalefet partisi ile milletvekilleri dava açmadığı için Anayasaya aykırı olan kanun Mahkemenin önüne gidemedi (gitseydi bir çok yönden iptal edileceğine inanıyorum; daha sonra bu maddeye dayanılarak çıkarılan Tebliğin iptali talebiyle açılan davada Danıştay Savcısı Anayasaya aykırılıkları tek tek sıraladı ve Anayasa Mahkemesine gönderilmelidir dedi, ancak Danıştay 6.Dairesinin 03/12/2020 tarihinde görevli olan üyeleri Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir, diyerek dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talebini reddetti. Kararın Temyizi sürecinde de Tetkik Hakimi Anayasaya aykırılıkları uzun uzun anlattı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/09/2021 tarihinde görevli olan 11 üyesinden 5 i, evet Anayasaya aykırıdır dedi. Ne yazık ki 6 üyenin oyu ile Kanunun Anayasaya uygunluk denetimi yapılamadı. )

Böylece tüm Türkiye’de uygulanmak üzere 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış(2);

*ruhsatsız olan yapılar ile ruhsat ve eklerine aykırı olan yapılar bedel karşılığı kayıt altına alınacak,

*bu yapılar hakkında yıkım kararı varsa uygulanmayacak, idari para cezaları iptal edilecek,

*Yapı Kayıt Belgesinden elde edilecek gelir, genel bütçeye gelir kaydedilecek ve şehirlerin yeniden inşaa ve imarında kullandırılacaktı.

Kanun Maddesi binaların dayanıklılığı hakkında bir tespit aramıyor, tamamen maddi süreci açıklıyor ve yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır, diyerek gene Anayasaya aykırı bir hüküm daha getiriyor, ben senin can güvenliğini depremde dahi korumayacağım diyordu. Bunu diyen 600 milletvekili kişisi şimdi enkaz altındaki on binler için üzüntülü mü, bence değil, en büyük korkuları bir daha seçilmemek.

Kanun yayınlandıktan bir ay sonra seçimler vardı. Seçim konuşmalarında adaylardan R.T.Erdoğan; Ülkemizde imara aykırı yapılardan kaynaklanan sorunlar uzun yıllardır Türkiye’nin gündemini işgal eden en önemli konuların başında geliyordu. Yıllardır kangren olmuş bu konuya cesaretle el atmak bizim için bir mecburiyet haline gelmişti. Bir yıldır yürüttüğümüz çalışmaların ardından bugün hayata geçirdiğimiz İmar Barışı sayesinde vatandaşlarımızla devletimizi helalleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İmar Barışı dünün biriken sorunlarına bir çözüm getirirken, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla geleceğin şehirlerini inşa etmemizin de yolunu açacak. diyordu. Bu konuşmanın üzerinden 4,5 yıl geçtiğinde İmar affı getirerek geleceğin şehirlerinin inşa edilemediğini, olanların da yıkıldığını gördük. Deprem sonrası aynı kişi yani Cumhurbaşkanı, yıkılan tüm binaların yüzde 98 i 1999 yılı öncesi inşaa edilenler dedi. İyi ki, bu binalara da zaten af getirmiştik, vatandaş sorumlu demedi.

Diğer en güçlü aday Muharrem İnce konuşmalarında şehirleşme, çevre ve doğal hayatın korunmasına değiniyordu, ama daha bir ay önce görüşülen Kanunun hiç bir yerinde yoktu. Meclis görüşmelerinde yok, oylamada yok. Tamam aday olduğu için alanlarda, ancak seçmene yaptığı konuşmalarda ‘depremde yıkılacak binalara af geldi, sorumlusu da sizsiniz’ demiyor/diyemiyordu. Muharrem İnce’yi aday gösteren CHP nin seçim bildirgesinde deprem, imar affı, güvenli yapılar gibi konular hiç yer almıyordu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (henüz iklime el atmamış) sitesinde İmar Barışı köşesi yaptı, yazılı ve görsel basında imar barışı coşkuyla anlatıldı, halen anlatılıyor (https://imarbarisi.csb.gov.tr/video-galeri).. Bakanlık; ülkemizdeki imara aykırı yapılar %50’in üzerindedir, bu da yaklaşık olarak 13 milyon bağımsız birime tekabül etmektedir. Bu yapılarda daha çok dar gelirli vatandaşlar oturmaktadır. Yapılan yasal düzenleme ile ülkemizde imar barışını sağlamak maksadı hedeflenmiştir. Yapılardaki mevcut aykırılıkların büyük çoğunluğu 1950-2000 yılları arasındaki yapılaşmalardan kaynaklanmaktadır. Depremsellik açısından yapılarda alınması gereken her türlü tedbiri malikleri alacaklardır, diye açıklama yaptı.

Gelelim -bu kanunla sınırlı olmak üzere- 6 Şubat 2023 depremiyle ilgili sorulara.

-Depremde yıkılan ya da ağır hasarlı yapılardan kaçı İmar Kanununun Geçici 16.Madde düzenlemesinden yararlanmıştır,

-Bu yapılarda kaç kişi can vermiştir,

-Affın çıktığı tarihten sonra yapılmış kaçak yapı sayısı nedir, (af kanunları vatandaşı cesaretlendirmekte ve kaçak yapıya teşvik etmekte olduğu için bunu da sormak gerekir)

-Affın kapsamı dışında kalan 31/12/2017 tarihinden sonraki bir tarihte inşa edilmiş yapı sayısı kaçtır, bu yapılardan kaçı için yıkım kararı alınmıştır,

Bu sorulara verilecek cevaplar sorumluları belirleyecektir.

Önümüzde bir seçim daha var, seçimde boykot edilecek partiler ve üyeleri bellidir, hep birlikte göreceğiz.

 

NOTLAR;

1 Anayasanın, 45., 63., 169. maddeleri

2 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları