loading
close
SON DAKİKALAR

İttifak Politikası ve Sol

Erol Kızılelma
Tarih: 28.06.2021
Kaynak: istanbulgercegi.com

Erol Kızılelma; CHP’nin elini güçlendirecek olan, güçlü bir sosyalist hareketin, reaksiyoner hareketlerin ve sivil toplum örgütlülüğünün yaratılabilmiş olmasıdır.

Türkiye Siyasal İslamcı politikalar uygulayan bir iktidar tarafından yağmalanmakta, açıkça soyulmaktadır. Bu iktidarın, amacının gerçekleştirmek yolunda, genç Cumhuriyetin ve demokrasinin kurumları üzerinde yarattığı tahribat kısa sürede giderilemeyecek oranda korkunçtur. Kaybedilen özgürlüklerden çökertilen ekonomiye, yargıdan eğitim kurumuna, güvenlik güçlerine, dış politikaya kadar bir çok alandaki tahribat zaten herkes tarafından biliniyor artık. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren bu konulardaki adım adım ilerleyen kuruluş ve geliştirme çabaları, 20 yıllık bu iktidar döneminde bilinçli olarak berhava edilmiş, yıkıntının giderilmesi ve bozulanın düzeltilmesi ise, kuruluştan da zor hale getirilmiştir. Bu konuda çok daha ayrıntıya girilebilir ama geç de olsa herkesin bu konunun ayırdına vardığını düşünüyorum.

Bu duruma gelinmesinde, muhalefetin her kesiminin de elbette yanlışları olduğu gerçeğini şimdilik bir kenara bırakıp gelinen noktayı irdeleyelim. İktidarın popülist politikalarına zaman zaman bulduğu farklı destekler ve geniş bir oy tabanıyla iktidarını uzatmış olması bir gerçeğimiz. Her iktidar için geçerli; iktidarların işlediği suçlar ve yaptığı hatalar, ihanetten yüz kızartıcı suçlara ve hatta insanlık suçuna kadar geniş bir yelpazeyi kucaklıyorsa, o iktidarı uzaklaştırmanın çok zor olduğu da bilinmelidir. Cürüm işleyen konumunda olan böyle bir iktidar, demokratik yolla değişimin önünü de tıkamak isteyecektir.

Özellikle 12 Eylül darbesi sonrası tarumar edilen ülkemiz sol siyasetinin, Siyasal İslamcı görüntü veren bu iktidar karşısında bir varlık gösterememesi belki bir mazeret olabilir ama yaratılan tahribatın giderilmesinde de sosyal demokratından sosyalistine, güçlü bir sol harekete ihtiyaç duyduğumuz da kesin. Hatta günümüz şartlarında çevre, kadın, gençlik vb. reaksiyoner hareketlerin gelişmesine de ihtiyaç var.

Giderek faşizan eğilimlere de sapan böyle bir iktidar karşısında, CHP’nin son dönemlerde izlediği ittifak politikası, ne yazık ki tek çare gibi. Ama bu çare, iktidarın değiştirilmesinde etkin olsa da, yine ne yazık ki, yaratılan tahribatın giderilmesinde yeterli değil. Önemsediğim bu konuyu biraz daha açmak ve çare üretmek gerekiyor.

CHP, ittifak politikasıyla, yerel seçimlerde çok başarılı sonuçlar aldı. Ama bu ittifak politikasının sürdürülebilmesi için CHP’nin kendi sol, sosyal demokrat dünya görüşünden özveride bulunmasının gerekliliği, veya gerekli görülmesi, bu ittifakın olası iktidarında da CHP’nin elini kolunu bağlayacaktır. Bu durum, CHP’nin ittifak politikasının yanlış olduğu anlamına gelmez. Eksiklik, ülkede güçlü bir sosyalist hareketin olmamasında, reaksiyener hareketlerin, sivil toplum örgütlenmelerinin yetersiz olmasındadır.

Sorunumuz, cürüm işleyen olduğu kadar, bunun için Siyasal İslamcı yol ve yöntemler kullanan bir iktidar eliyle yaratılan tahribatın giderilmesidir. Belli olmuştur, bu iktidar, ittifak politikalarının etkisiyle de, hızla çöküşe geçmiştir. Elbette hesap vermekten kaçmak için direnecektir. Ama meşruiyetini sağlayan geniş oy tabanını kaybediyor. Bu da, muhalefette geniş bir yelpazeyi kucaklayan ittifak politikasının, iktidara oy veren toplumsal kesime yeni bir alternatifler demeti sunmasına olanak sağlıyor. Sosyal demokratlar ve sosyalistler maalesef böyle bir alternatif durumuna gelemediler.

Tüm ülkenin en önemli sorunu, ülkeye tarihinin en büyük soygununu ve kurumsal tahribatını yaşatan ve giderek daha da baskıcı bir karaktere bürünen bu iktidardan acilen kurtulmak sorunudur. Bu nedenle gelinen noktada Kılıçdaroğlu’nun baş mimarı olduğu ittifak projesi, solu zayıf da olsa doğru bir projedir.

Şu an doğru bulduğumuz ittifak politikasının geleceğe yönelik bir açmazı da, ittifakın, birbiriyle yarışan yeni kurulmuş siyasi partileri de kapsamak durumunda olmasıdır. Bu partiler, çöküşe geçen iktidarın geniş oy tabanından oy kapmak ihtiyacındadır. Bu durum, iktidarı bugüne kadar ayakta tutan ve kitlelerin gözü kapalı oyunu alan popülist politikaların da, yeni partilerce oy amacıyla benimseneceği endişesi yaratmaktadır. Bu da iktidarın düşmesinden sonra ister istemez çetin bir iktidar çekişmesi yaşanacağının göstergesidir. Muhalefet ittifakının iktidarı, ancak geçici süre denenebilir. O da, demokratik bir ortamın sağlanması ve belki, demokratik bir anayasanın hazırlanması amacıyla sınırlı olabilir. Bu iktidarın uzun erimli olması ancak, CHP’nin sağ politikaların peşine takılmasıyla mümkün olabilecektır. Bu da, CHP’yi sosyal demokrat kimliğinden uzaklaştırır. Daha önemlisi, halkın özlemlerine cevap verilememiş olur.

Böyle bir durumda CHP’nin elini güçlendirecek olan, güçlü bir sosyalist hareketin, reaksiyoner hareketlerin ve sivil toplum örgütlülüğünün yaratılabilmiş olmasıdır. Böyle bir ortamın oluşturulabilmesi için gerekli çabalar stratejik bir öneme sahiptir. Taktiksel açıdan, iktidarın düşürülmesi için geniş yelpazeli bir ittifak gerekliliği ne kadar zorunluysa da, yeniden demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir Cumhuriyetin inşasında güçlü bir sol ittifakın oluşturulması stratejik açıdan daha da zorunludur.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları