loading
close
SON DAKİKALAR

''Yeri gelir bu millet haksızlıklara 'dur' demeyi bilir, 'dur' demenin tarihi 16 Nisan'dır''

''Yeri gelir bu millet haksızlıklara 'dur' demeyi bilir, 'dur' demenin tarihi 16 Nisan'dır''
Tarih: 23.03.2017 - 07:59
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Freni olmayan bir sistem kuruluyor. Üstünlerin hukukunu kuruyoruz, hukukun üstünlüğünü değil. Yetki verdiğimiz kişilerin hiçbirisi hesap vermeyecek. Milletvekilinin sözlü soru önergesi verme hakkı bile olmuyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Afyon'da muhtarlar ve STK'lerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, "Freni olmayan bir sistem kuruluyor. Üstünlerin hukukunu kuruyoruz, hukukun üstünlüğünü değil. Yetki verdiğimiz kişilerin hiçbirisi hesap vermeyecek" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"-Herkesin bir arada olduğu bir ülkede huzur içinde yaşamak istiyoruz. Hem Türkiye'de hem dünyada barış olsun istiyoruz. Bu sözü söyleyen Mustafa Kemal savaş meydanlarından gelen biri ve barışın önemini biliyor. 
Bir parti kendi iradesiyle çok partili hayata geçti, kendi iradesiyle. 

16 Nisan'da sandığa gideceğiz. Demokrasi mi tek adam mı istiyoruz, bir tercihte bulunacağız. Bu tercihin partilerle ilgisi yok, bu demokrasi tercihidir. Siyasi görüşlerimiz, kimliklerimiz, yaşadığımız bölgeler farklı olabilir. Ama demokrasi istiyoruz. Barışın, huzurun temeli demokrasiden geçiyor.

Bir ülkede demokrasi gelişmişse ekonomik gelişmenin de önü açılır.

-1923'te Cumhuriyeti kurduk tek adam yönetimi yoktu, Meclis'i açtık tek adam yoktu. Gazi Mustafa Kemal'e Başkomutanlık yetkisi sınırlı olarak verilmiştir. 1924 Anayasası görüşülürken Mustafa Kemal'e Meclis'i fesih yetkisi verilmemiştir. 

-Bir rejim değişikliğinin içine giriyoruz. Hangi gerekçeyle değiştiriyoruz? Makul ve mantıklı bir gerekçe açıklanması lazım. Devlette çift başlılık bitecek, deniyor. Tam tersi. En tepedeki hem Başkan olacak hem partisinin genel başkanı olacak. Bir kişi hem Başkan hem parti genel başkanı olursa nasıl tarafsız olacak? 

-arafsızlık üzerine sadece Cumhurbaşkanı yemin eder. Cumhurbaşkanını illerde il başkanı mı vali mi temsil edecek? Yani çift başlılık hem tepede hem altta var. Mesele bir siyasi parti, bir kişi meselesi değil, mesele memleket meselesidir. Bir kişiye o kadar fazla yetkiler veriliyor ki bu bir kişi hata yaparsa faturasını millet ödeyecek.

-Demokrasi olmayan ama gelişmiş bir ülke göstermezsiniz. Demokrasiyi askıya alıyoruz. Meclis'in yetkilerini elinden alıp bir kişiye teslim ediyoruz. Bir kişi tek başına OHAL ilan edebiliyor. Bugünkü sistemde önce MGK'de karara bağlanıyor. Hükümet Bakanlar Kurulu'nda görüşüyor. Sonra TBMM'ye gidiyor. Meclis'te ya kabul edilir ya edilmez, Meclis karar veriyor.

Şimdi bir kişi OHAL ilan ediyor. Ekonomik ve sosyal alanlarda karar Başkan tarafından alınabiliyor. Devletin yapısı ve işleyişi bir kişi tarafından değiştirilebiliyor. 

-Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), Ortadoğu'ya felaket getirdi. Tek adam rejim felaket getirmiştir. Irak parçalandı, Suriye, Libya parçalandı. Bir kişiyi ikna ettiğinizde devleti 24 saat içinde ele geçiriyorsunuz. Bütün müsteşarların komutanların, emniyet müdürlerinin tamamını bir kararnameyle görevden alabilirsiniz.

İstediği bakanlığı kurup, kaldıracak. İstediği kadar Başkan yardımcısı olacak. Hiçbir vekil bakan olmayacak, olursa vekillik düşecek. Parlamento ve Başkan arasında Çin Seddi gibi duvar örecek. 

Bugünkü modelde kaç bakan olacağına TBMM karar veriyor. 

-Freni olmayan bir sistem kuruluyor. Üstünlerin hukukunu kuruyoruz, hukukun üstünlüğünü değil. Yetki verdiğimiz kişilerin hiçbirisi hesap vermeyecek. Milletvekilinin sözlü soru önergesi verme hakkı bile olmuyor. 

-Devletin arabalarını, uçaklarını, parasını, bütün imkanlarını kullanıyorlar. Bir de biz mağduruz, diyorlar. Biz devletin imkanlarını kullanmıyoruz. Bizim güvencemiz Allah'ımız ve halkımız. Bu  milletin ferasetine güveniyorum. Demokrasiye geçerken 'Yeter söz milletindir' denmiştir. Hep birlikte bunu söyleyeceğiz. 

-Terör bitecek, dediler. Hangi kanunu getirdiniz de reddedildi. Hep destek verdik.

-Ekonomik istikrar diyorlar. 15 yılda hangi kararı alamadınız, hangi kanunu çıkaramadınız. Sorun kötü yönetimdir. 
Dünyanın en gelişmiş 10 ülkesine bakın. ABD hariç hepsinde parlamenter sistem var. Dünyanın en fakir 10 ülkesine bakın Başkanlık sistemi. Başkan varlık içinde, halk sefalet...

-Sadece kendisi için değil başkan yardımcıları ve bakanlar için ömür boyu dokunulmazlık getiriyorlar. Dokunmak için 400 vekilin oyu gerekiyor. İster yolsuzluk yapar, ister birisini vurur. Bu düzen adil bir düzendir, diyorsanız evet oyu kullanın.

-Hayır çıkarsa Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, Meclis yerinde kalacak. Evet çıkarsa sonu belirsiz bir maceranın içine sürükleneceğiz. Evet oyunun vebali ağırdır."

-Başkan bir gün bütün muhtarlıkları kaldırdım, diyebilir. Bu çarpıtmak için 'Kılıçdaroğlu ve belediyeleri ve muhtarlıkları kaldıracak' dediler. Ben belediyeler demedim. Böyle bir yetki yok. Ama muhtarlık yetkisi var. 

Kaymakamlar, valiler tarafından muhtarlara baskı yapıldığını, meydanlara çıkıp 'Evet deyin' dendiğini de biliyorum. Yeri gelir bu millet haksızlıklara dur demeyi bilir. Dur demenin tarihi 16 Nisan'dır."


Vişne Haber Ajansı


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları