Yılmaz Güney ölümünün 28. yılında Paris'te anıldı...
Sinemanın "Çirkin Kral"ı, devrimci sanatçı
Yılmaz Güney ölümünün 28. yılında Demokratik Kitle Örgütleri Platformu-Paris (DEKÖP) tarafından anıldı.
Güney'in Père Lachaise Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında yapılan anma devrim ve sosyalizm mücadelesinde hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşu yapıldı.
Saffını ezilenlerden yana belirlediDEKÖP adına Türkçe ve Kürtçe açıklama yapıldı. 12 Eylül askeri darbesi sonrasında Yılmaz Güney’in 105 filmine devlet tarafından el konulduğunu, kitaplarının yakıldığı hatırlatılarak, "Darbenin hedef aldığı kültür emekçilerinden biri de Yılmaz Güney’di" denildi.
Yılmaz Güney’in devletin istediği sanatçı ve araştırmacı kişilerden olmadığının vurgulandığı açıklamada, "Yılmaz Güney tüm bu yaklaşımları ret ederek safını ezilenlerden yana belirlemiş büyük bir devrimci sanatçıydı" denildi.
Sürgün hayatı umutlarını yok edemedi
Yılmaz Güney’in Paris’te sürgünde yaşadığı dönemlerde da sanat üretimini sürdürdüğü ve üretimlerinin ezilen halkların elinde bir meşale olduğu ifade edildi. Yılmaz Güney’in "Devrim tek başına silahların çözeceği bir sorun değildir. Belirleyici olmasına karşın, hayatın her alanında sürdürmemiz gereken kültürel, sanatsal ve bir dizi diğer çalışmalarla birleşmesi gerekir. İşte filmlerimiz ve yaratacağı siyasal sonuçlar bu anlamda mücadelenin bir parçası olacaktır" sözleri hatırlatarak, Güney'in sürgünde de umutla mücadele ettiği vurgulandı.
"Devrim Şehitleri Ölümsüzdür", "Yılmaz Güney Ölümsüz", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" "Şehid Namırın" sloganlarının atıldığı anmada, Güney’i tanıyanlar söz alarak onu anlattı. Anma müzik dinletisinin ardından sona erdi.