Erdoğan, “Suriye’de de halkına zulmedenler ayakta kalamayacaklardır. Zira zulüm ile abad olunmaz. "dedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’de de halkına zulmedenler ayakta kalamayacaklardır. Zira zulüm ile abad olunmaz. Artık otokrasi dönemleri bitiyor. totaliter rejimler gidiyor. Artık halkın iktidarı geliyor” dedi. Başbakan Erdoğan, Kuzey Afrika ziyaretinin üçüncü durağı Libya’da Şehitler Meydanı’nda Libyalılara hitap etti. Yaptığı konuşmada, bu mübarek günlerde Libya’da kardeşleriyle bir arada bulunmanın kendisi için çok önemli bir bahtiyarlık olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Dün Tunus’taydım. Yasemin devrimini gerçekleştirenleri selamladım. Ondan önceki iki gün Mısır’daydım. Arap baharını estirenleri selamladım. Bugün sizlerleyim. Şunu unutmayın; Suriye’de de halkına zulmedenler ayakta kalamayacaklardır. Zira zulüm ile abad olunmaz. Artık otokrasi dönemleri bitiyor. Totaliter rejimler gidiyor. Artık halkın iktidarı geliyor ve ben mücadelenizi tebrik ediyorum. Bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Mustafa Abdülcelil kardeşime, Mahmud Cibril kardeşime, Geçiş Konseyi’nin tüm mensuplarına başarılar diliyorum. Bir olun, beraber olun. Aranıza nifak sokmak isteyen güçlere asla uymayın. Libya’nın yeraltı zenginlikleri üzerinde hesap yapanlara asla prim vermeyin. Libya, Libyalılarındır. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.” Başbakan Erdoğan, sözlerini Arapça cümlelerle tamamladı. Erdoğan’ın sözleri zaman zaman sloganlarla kesildi.
Suriyeli muhaliflere destek
Başbakan Erdoğan’ın konuşması sırasında, Libyalılar sık sık Suriye’deki halk ayaklanmasını destekleyici slogan attı. Meydanda Türk bayrağı taşıyan Libyalı kadınların çokluğu dikkat çekti.
Erdoğan ve Libya Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) Başkanı Mustafa Abdulcelil ile yaptığı ortak basın toplantısında ise, Libya halkının, yıllardır özlemini çektiği özgürlük, demokrasi ve adalet mücadelesinde hedefi doğrultusunda tarihi bir eşiğe gelmiş bulunduğunu belirterek şu görüşleri ortaya koydu:
“Şu anda Sirte’de, Saba’da devam eden mücadele var. Oradaki tüm kardeşlerime de sesleniyorum: Gelin siz de Trablus ile Bingazi ile birleşin, elele verin. Daha fazla kan dökülmesin, daha fazla insan ölmesin. Bilesiniz ki; bu işin sonu Bingazi’de ne olduysa, Trablus’ta ne olduysa Sirte’de de Saba’da da diğerlerinde de öyle olacaktır. Çünkü hiçbir zaman halkın isteklerine aykırı bir direniş sonuna kadar sürmez. Er veya geç halkın istekleri gerçekleşecektir. Şu anda Libya halkı ne istediğini ortaya koymuştur ve bu da çok açık net ortadadır. Bu bir özgürlük mücadelesidir, bu bir demokrasi mücadelesidir.
Laiklik dinsizlik değil
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, bir gazetecinin, “bazı dini grupların laiklik konusunda çekinceleri olduğunu” anımsatması üzerine, daha önceki açıklamalarını kastederek “Öyle zannediyorum ki; tercümeleri bozanlar var” dedi. Erdoğan şöyle devam etti:
“Ben laikliği dinsizlik olarak kabul etmiyorum, laikliği din karşıtlığı olarak kabul etmiyorum. Partimin programında laikliğin tanımı şudur: Kişi laik olmaz, devlet laik olur. Bir Müslüman olarak, laik bir devleti yönetirken bütün inanç gruplarına devlet eşit mesafede olur, Müslüman’a da Hristiyan’a da Musevi’ye de ateiste de. Bütün inanç gruplarının inancı, o devletin güvencesi altındadır. Bizim anlayışımız bu. Burada aykırı düştüğümüz durum varsa bunu her fırsatta, herkesle müzakere ederiz. Bu söylediğimin de bizim değerlerimize, İslam’a karşı bir yanı varsa lütfen siz de beni ikna edin.”
Erdoğan, bir gazetecinin “Suriye de bazı kişilerin öldüğünü görüyoruz ve bununla ilgili söyleyecekleriniz var mı? Türkiye’deki Kürt problemiyle ilgili söyleyecekleriniz var mı?” şeklindeki soruya da “Suriye ile ilgili sorun konusunda, Kürt kökenli vatandaşlarımızın sorunlarının bunu etkilemesi gibi bir şey asla söz konusu değildir. Bizim buradaki bütün hassasiyetimiz, Suriye’nin içinde mevcut gelişmelerin bir mezhep kavgasına veya mezhep savaşına dönüşmemesi hassasiyetidir” yanıtını verdi.