loading
close
SON DAKİKALAR

2012'deki insan hakkı ihlalleri

2012'deki insan hakkı ihlalleri
Tarih: 10.12.2012 - 13:47
Kategori: Gündem

Tanrıkulu, 2012'deki insan hakkı ihlalleri konusunda: 'Rakamlar, devasa bir enkaza işaret ediyor'...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu,  İnsan Hakları Haftası nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, 2012'nin 11 ayında insan hakları ihlalleri açısından Türkiye'de yaşananlara ilişkin bilgiler verdi.

Tanrıkulu, "yaşam hakkı ihlalleri" açısından 2012'de ortaya çıkan tablodan söz ederken, 11 ayda silahlı çatışmalarda asker, polis, örgüt üyesi, geçici köy korucusu ve sivil  771 kişinin hayatını kaybettiğini, 642 kişinin yaralandığını belirtti.

Her alanda yaşanan insan hakkı ihlallerinin bu yıl da sürdüğünü vurgulayan Tanrıkulu, 11 aylık sürede "yargısız infazlarda" 35, "faili meçhullerde" 19, "kara mayını patlamasında" 14, "bombalı saldırılarda" 14 kişi olmak üzere toplam 82 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Tamrıkulu, "iş cinayetlerinde" ise geçen 10 yılda 10 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiğini, bu sayının son 11 ayda 895 olduğunu belirtti.


"11 ayda 148 kadın öldürüldü"

Tanrıkulu, basın toplantısında ihallerle ilgili olarak şunları söyledi: "Biliyoruz ki, AKP hükümetleri döneminde işkenceye tolerans tanındı, ölümlere davetiye çıkarıldı, kadınların çığlıklarına kulak tıkandı, cezaevlerindeki yurttaşların onuru çiğnendi, işyerlerinde, fabrikalarda kazaların önlenmesi için hiçbir adım atılmadı. AKP iktidarının fütursuz politikaları neticesinde Kürt sorunu bağlamında çatışmalar ve dolayısıyla ölümler arttı. Toplumsal kutuplaşma tehlikeli boyutlara ulaştı. Kadın cinayetleri ve kadının insan haklarına yönelik ihlaller de vahim boyutlara ulaşmış durumdadır. 11 ay içinde tam 148 kadın öldürüldü, 209 kadın yaralandı, 129 kadın tecavüze uğradı, 124 kadın da cinsel tacize maruz kaldı. Kadın örgütlerinin verilerine göre cinayetlerin çoğu, mağdurların yakını ya da tanıdığı kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir."


Cezaevlerindeki ölüm, işkence ve tecavüz vakaları

Tanrıkulu, cezaevlerindeki yaşam hakkı ihlallerine ve işkence vakalarına da değindiği açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Benzer bir tablo cezaevleri için de karşımıza çıkmaktadır. Geçtiğimiz 11 ay içinde cezaevlerinde 60 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 321 yurttaşımız işkence ve kötü muameleye maruz kalmış ve 11 yurttaşımız cinsel taciz ve tecavüz iddiasında bulunmuştur. İşkence ve kötü mamele sadece cezaevlerinde değil, hayatın her alanında devam ediyor. Dışarıda bu muameleye maruz kalanların sayısı 319'dur."

Cezaevlerindeki çocuk tutuklulara da işaret eden Tanrıkulu, "Demokratik her ülkede, en azından çocuklar için tutukluluk istisna olarak uygulanırken, Türkiye'de tutuklu çocuk sayısı, hükümlü çocuk sayısından kat be kat fazladır. 1.688 çocuk tutukluyken, hükümlü çocuk sayısı 403'tür" dedi.


Gösterilerde gözaltı, tutuklama, yaralama, öldürme

Tanrıkulu, gösteri hakkı ihlalleri konusunda şöyle dedi: "Bir başka vahamet de, toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkı ihlaline ilişkin rakamlarda karşımıza çıkmaktadır. Zira 11 aylık dönemde, demokrasinin sunduğu en temel haklardan biri olan toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkını kullanan 46 bin 529 kişi gözaltına alınmış, 1816 kişi tutuklanmış, 555 kişi yaralanmış ve dört yurttaşımız da hayatını kaybetmiştir."


"11 ayda yaşanan ihlallerin rakamları, devasa bir enkaza işaret ediyor"

Tanrıkulu sözlerini şöyle sürdürdü: "Elbette size aktardığım tüm rakamlar sadece insan hakları kuruluşlarının kaydedebildikleridir. Bunu özellikle vurgulamalıyım. Çünkü pek çok vaka hiçbir şekilde kamuoyuna yansımayabiliyor. İnsan Hakları Günü'nde gönül isterdi ki hak ve özgürlükler alanında yaşanan gelişmeleri sizlerle paylaşalım. Ama ne yazık ki hak ve özgürlüklerin giderek daha fazla kısıtlandığı ve ihlal edildiği bir Türkiye tablosu ile karşı karşıyayız. Görüldüğü gibi 2012'nin 11 ayı boyunca yaşanan insan hakları ihlallerinin rakamları kelimenin tam anlamıyla devasa bir enkaza işaret ediyor. AB 2012 İlerleme Raporu, hükümetin insan hakları alanındaki tutumunu, hemen her başlık altında eleştirirken, kolluk görevlilerinin özellikle resmi olmayan gözaltı merkezlerinde güç kullanmaya devam ettiklerine işaret ediyor. Raporda ayrıca diğer tüm hak alanlarında, işkence ve kötü muameleye ilişkin soruşturmaların adli birimlerce yavaş yürütüldüğüne, buna karşın güvenlik güçlerinin karşıt iddialarına öncelik verildiğine işaret ediliyor."


"Kendileri dışında hiçbir siyasî parti milletvekilinin dokunulmazlığı fiilen yok"

Milletvekili dokunulmazlığı konusunda Tanrıkulu, bu hakkın pratikte sadece iktidar partisi milletvekilerine tanındığını belirtti. Tanrıkulu, "İktidar partisi dokunulmazlıkların kaldırılmasından söz ediyor. Ama zaten kendileri dışında kalan hiçbir siyasî parti milletvekilinin dokunulmazlığı fiilen yok. Gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan yurttaşlarla kol kola yürüyen milletvekili arkadaşlarımızın defalarca biber gazına maruz kaldığını herhalde hatırlatmama gerek yok. Bu ülkede iktidar partisi mensupları veya taraftarları dışındaki herkes için hak kullanımı rafa kaldırılmış durumdadır" dedi.


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları