'Gericiliğe, emperyalizme, darbecilere boyun eğmeyeceğiz' demek için toplanan binlerce kişi Kartal'da bir araya geldi. Mitingde konuşan Kemal Okuyan, 'Emperyalizme, Nato'ya karşı, yabancı üslere karşı, AB'ye karşı olmadan devrimci olunmaz' dedi.
"Gericiliğe, emperyalizme, darbecilere boyun eğmeyeceğiz" demek için toplanan binlerce kişi Kartal'da bir araya geldi.
Miting Nihat Behram'ın "Dövüşe dövüşe yürünecek" şiirini okumasıyla başladı.
Nihat Behram'ın ardından KP Merkez Komite üyesi Kemal Okuyan konuşma yaptı. Kemal Okuyan sahneye Che Guevera tişörtüyle çıktı.
Geçtiğimiz günlerde Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın Che Guevera için sarf ettiği sözlere tepki gösteren Okuyan, "Onlar Said-i Nurisi'yi taşısın göğsünde biz Suphi'yi taşıyalım. Onlar Adnan Menderes'i bayrak yapsınlar, biz Nazım Hikmet'i yapalım. Onlar Süleyman Demirel'in peşinden yürüsünler, biz Deniz Gezmişlerin peşinden yürüyelim. Kenan Evren onların olsun Aziz Nesin bizim olsun. İnsanın yerlisi yabancısı olmaz, insanın gericisi olur, emperyalisti, hırsızı, yobazı olur. Bir de devrimcisi, yurtseveri, ilericisi olur onları da biz burada taşırız" dedi.
"Emperyalizme, Nato'ya karşı, yabancı üslere karşı, AB'ye karşı olmadan devrimci olunmaz"
Okuyan, konuşmasında şunları söyledi: "15 Temmuz günü Türkiye’de bir darbe girişimi yaşandı. Herkes bu darbeye karşı çıktı. Öte yandan 12 Eylül’de, 12 Mart’ta darbeleri alkışlayanlar da bu darbe girişimine karşı çıktı. Halbuki Türkiye'de Amerikancı, halk düşmanı, emek düşmanı bütün darbeler öyledir, bunlara karşı çıkanlar hep yoksullar, ilericiler, devrimciler oldu. Ama şimdi darbeye karşı çıkmak moda. Biz bu modaya uymak için burada değiliz. Biz darbelerin gerçek anlamını haykırmak için buradayız. Bu darbe Fethullahçıydı, Amerikan parmağı vardı. Peki, bunlar bu darbede mi vardı sadece? Erdoğan’da Amerikan parmağı yok mu? Tutturmuşlar bir FETÖ, iyi de bunları bizden daha iyi kim takip etti, teşhir etti. Fethullahçılar komünizmle mücadele derneğini komünizmle mücadele etmek için, laiklikten kurtulmak için, ABD planları hayata geçsin diye kurmadı mı? Şimdi FETÖ'ye karşı birleşilsin diyorlar. Dün de buradaydık biz, onlar neredeydi? Biz bugün burada toplandık çünkü emperyalizme karşıyız, o yüzden toplandık. Şimdi diyorlar ki darbecilerin merkezi İncilik Üssü. İncirlik Üssü'ne 10 yıllardır karşı çıkan kimdi? Biz nükleer silahlar var dediğimizde 10 yıl önce bize gülenler, şimdi nükleer silah tehlikesi ya FETÖ'nün eline geçseydi diyorlar. Onlar Türkiye'ye neden yerleştirildi? O nükleer silahlar emekçi halk iktdara gelirse emekçi halka karşı kullanılmak için konuldu İncirlik'e.

Emperyalizme, Nato'ya karşı, yabancı üslere karşı, AB'ye karşı olmadan devrimci olunmaz. Bakmayın şimdi emperyalistlerin peşinden solculuk yapmaya kalkanlar var. Emperyalizme karşı tavizsiz durmak solculuktur. Bugün burayız çünkü eğitimde dinsel bir söylem kullanılmayacak, siyaset kurumunda din dışarı çıkarılacak, toplumsal yaşam ve hukuk dinsel kurallarla yönlendirilemeyecek.
Darbe girişimine karşıyız ama darbenin bugünkü siyasi iktidar AKP'yi aklamak için fırsata dönüşmesine de karşıyız. Mecbur muyuz Erdoğan'la Fethullah arasında tercih yapmaya?"
Sanatçı Levent Üzümcü de yaptığı konuşmada, "Kötülüğü bildiği gördüğü halde görmezden gelen ve destekleyen bu yığın ilk fırsatta bize aynı kötülüğü yapmaktan çekinmeyecektir. Peki o zaman ne yapmalıyız? Oysa ki her şey daha yeni başlıyor. Hiçbir şey yapmadığı halde, savaşta sanki yorgun düşmüş gibi bir hali var bazılarımızın. Bazılarımızsa elindeki sihirli değnekle dokunacak gibi bir beklentide. Kimimiz ölümden medet umar halde, sanki bir şey olacak ve bir anda her şey iyi olacak o beklediğimiz aydınlık yarınlar sizin dışınızda birileri tarafından getirilecek öyle mi? Yok öyle yağma.
Laftan, serzenişten çok daha fazla sahada mücadele etmeye ihtiyacımız var. Sizler gibi aydınlık yarınlara inanan vicdanlı insanları daha fazla hissetmeye ihtiyacımız var. Birbirinize merhaba demekten imtina etmeyin. ,Gücünüzün farkında olun arkadaşlar dostlar yoldaşlar bir başkası yok sadece siz varsınız. Lütfen yılmayın, boyun eğmeyin."

SERPİL GÜVENÇ: EMEĞİN İKTİDARINI KURMAK ZORUNDAYIZ
"Korkmadan onurumuzla, dürüstlüğümüzle, buradayız ve emeğin bayrağını anti-emperyalizmi savunmak için laikliği, aydınlığı savunmak için hep birlikte buradayız. Bu ülkenin boyun eğmeyenleri merbaha. Öfkeliyiz arkadaşlar, bize oyun oynamak istiyorlar. Sanki ortada demokratlar ve darbeciler varmış gibi, sanki ortada emeğin, halkın, haklarını savunan ileri demokrasi varmış gibi bir tarafta da bir amerikancı darbeciler varmış, birbirlerinden ayrılarmış gibi. Biz biliyoruz ki bunlar tek yumurta ikizleri, biz burada icazetli bir miting yapmıyoruz, gerçekleri konuşuyoruz. Darbecilere karşı olduğumuz için emeğin sesini yükseltmek istiyoruz.
Dostlar, yoldaşlar, öfkemiz büyük. Biz Gezi'deki evlatlarımıza ölüm emri verenleri unutmadık. Biz Soma'da işçi kardeşlerimizin ölümlerini sessiz bir şekilde geçiştiren "fıtrat" diyen katilleri unutmadık, onun için öfkemiz büyük. Biz Tekel'deki emek kardeşlerimizi, üç ay Ankara'da süründürüp iş güvencelerini yok edenleri unutmadık. Bunlar bu ikiz kardeşler aslında, yurtiçindeki sermaye ve yurtdışındaki sermaye sınıflarının yandaşları, işbirlikçileri. Onlar yap diyorlar, bunlar selam çakıp yapıyorlar. Biz Erdoğanlara, Gülenlere, tarikatlara karşıyız çünkü onlar sermayeyi temsil ediyorlar. Bizim öfkemiz sınıf öfkesidir arkadaşlar. Emeğin bayrağının yüksek olduğu, dünyada sosyalist iktidarlar oldu, o kan emici sermaye sınıfı geri adım attı, iş güvencesi dedi, emeklilik hakkı dedi, taviz vermek zorunda kaldı, emeğin iktidarından korkuyorlardı.

Bizim mücadelemizin söndüğünü zannettiler, yeni liberal politikalar dediler, bunu kim getirdi ülkemize? Hani Dünya Bankası'nın uzmanı var ya, Çankaya'nın şişmanı işçilerin düşmanı dediği vatandaş var ya...Turgut Özal. Bunların onun yetiştirmesi. Bunlar 12 Eylül politikalarını devam ettiriyorlar, özelleştirme dediler, atalarımızın ve bizim ceplerimizden kurulan limanları, fabrikaları, taşınmazlarımızı sattılar. Emeğin iktidarını kurmak zorundayız."
Gazeteci Enver Ayserver de sahne alarak şunları söyledi:
"Saray nedir Ankara'dadır ama kaçak. Sultan nedir Ankara'dadır ama göçek, ama en önemlisi soytarı gördük, dalkavuk gördük en korkuncu da sanatçı, aydın diye geçinenin diz çöktüğünü gördük, yazıklar olsun, onları unutmayın. Umut soyut bir kavram, gerçekleri konuşmakta yarar var. Umut dediğin nedir? Gerçek şu unutmayın ki, bu ülke tarihi çok yakında Türkiye'nin haysiyet direnişini gördü, Gezi'yi gördüm, unutmadım, unutmayacağım.
Gezi dediğimiz neydi? Hatırlayalım. Gezi dediğimiz laiklikti, hayata umutla bakan, şaka yapmayı bilen, sanattan, edebiyattan anlayan, ötekisi olmayan insanların dünyayı güzelleştirdiği günlerdi. Yeniden olacak, olmalı, mecburuz. Benim başım sürekli derde girer, Habertürk'te bir programa çıktım, konu Kabataş'a geldi, siz hepiniz Kabataş yalancısısınız dedim, bana dava açtılar, Kabataş yalanından bir tek ben yargılanıyorum. Kabataş'ın yalancısı dandik filozof program yapıyor, Hürriyet'te yazıyor, Kabataş yalancılarına pabuç bırakmayalım.
Bir de benim takıntılı olduğum mesele var. Başımıza gelen belaların bir nedeni var bugünkü siyasi iktidarın, AB'nin izinden gidenler var. Yetmez ama evetçileri unutursam namerdim, affetmeyeceğim. Çocukların ırzına geçiliyorsa, Soma'daki işçilerin ailelerinin ceplerine üç kuruş konuyorsa ve hala kıyamet kopmuyorsa biz insan mıyız? Anadolu Pir Sultan'ın yetiştiği topraktır, buradaki insanlarımız boyun eğmez, mutabakat yapılıyor CHP Genel Başkanı bir Alevidir, Yavuz Sultan Selim köprüsü yapmak neyin mutabakatı? Böyle mutabakat olmaz. İnsan hiç boyun eğer mi?"

Mitinge katılan Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan ve annesi Gülsüm Elvan, kitleyi selamladı. "Berkin'e sözümüz devrim olacak" sloganlarına karşılık Sami Elvan, "Ben inanıyorum. Bu adaletsizlik sona erecek. Türkiye'mizi aydınlatmalıyız. Barışın, kardeşliğin, dostluğun, insan sevgisinin olduğu, ortak yaşamın olduğu bir ülke istiyorum" dedi.
Soruşturmanın seyrine ilişkin de bilgi veren Elvan, "Yeni savcıyla görüştüm. Berkin'i vuran kişinin isminin bilindiğini, şu an açıklanmadığını belirtti" diyerek, "Berkin'in 269 gün o hastanede yaşam mücadelesi verdiğini düşünerek dirençli bir Türkiye kurmak için hepinizi saygıyla selamlıyorum" diyerek konuşmasını tamamladı.
Etkinlik, Nejat Yavaşoğulları ve Akın Eldes'in sahne alması sonrası kitlesel yürüyüşle son buldu.
Vişne Haber Ajansı