loading
close
SON DAKİKALAR

Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz; 21 yıl sonra hafızamızda kalanlar!

Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz; 21 yıl sonra hafızamızda kalanlar!
Tarih: 14.06.2023 - 17:39
Kategori: Siyaset

Adalet Partisi Genel Başkanı Dr. Vecdet Öz; Her zaman olduğu gibi kuyruğu sıkışmış iktidara yine derin bir nefes aldırmak ve günahları aklamak.

Deniz Feneri, Yimpaş, Kombassan, nereye gittiği belirsiz kurban paraları..

FETÖ, SADAT, TÜGVA, TÜRGEV gibi paralel yapılanmalar..

TÜGVA tarafından yapılan torpilli atamalar ve devlette kadrolaşmalar..

TÜGVA çalışanları için THY’dan bedava 1500 bilet alındı iddiası..

TÜGVA yöneticilerine geçmişte İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bağlanan ballı maaşlar..

TÜGVA’nın eline geçmiş olan 80 milyon nüfusun fişlenme yazılımı..

TÜRGEV tarafından toplanan milyarlık bağışlar..

17/25 Aralık, Rıza Zarraf skandalı, ABD’de açılan Halkbank davası, hediye edilmiş milyarlık saatler, bakanlara gönderilmiş paraların listesi, ayakkabı kutuları, para sayma makinaları, maskeli beşler, önce inkar edilen sonra faiziyle birlikte talep edilen milyonlarca dolar, altın ve petrol kaçakçılığı..

Bakara/Makara, salla bir ayet gitsin diyen sözde dindar bakan, alay konusu edilen din ve zirve yapmış istismar..

Açılım adı altında davul, zurna ve devlet töreniyle karşılanan teröristler, Oslo ve Dolmabahçe görüşmeleri, Apo yandaşları ve İmralı ziyaretleri, askerin yoluna döşenen mayınlar, heba edilen kahraman şehitler, unutulan gaziler…

İnadına BOP eş başkanlığı, başına çuval geçirilen askerler, NOTA verilsin diyenlere 'müzik notası mı bu verelim' diyen bir başbakan, bu hizmetler nedeniyle alınan ve nedense hala iade edilmemiş olan üstün liyakat nişanı…

Kuzey Irak’taki işgal kuvvetleri için Allah Amerikan askerlerini korusun duası..

Şehide kelle, askerse asker ölmek için maaş alıyorlar diyen bir başbakan, üç beş şehit için meclisi toparlayamayız diyen bir bakan..

TALİBAN’ın bizimle ters yanı yok diyebilen bir Cumhurbaşkanı..

Kurtuluş Savaşı düzmece, keşke Yunan kazansaydı diyen Atatürk düşmanı bir fesli ve öldüğünde bu hainin cenazesine katılan hemfikir devlet ricali..

Kızılay Maden Suyu şişesine kadar kaldırılan T.C. ibaresi, yasaklanan Andımız, tartışmaya açılan Nutuk, usulen kutlanan milli bayramlar, milli bayramlarda hastalanan Cumhurbaşkanı..

Alçakça indirilen bayraklar, devlet dairelerine baş aşağı asılan Atatürk posterleri, Anıtkabir’e yapılan saygısızlıklar, parçalan, çöpe atılan Atatürk büst ve posterleri, İstiklal Marşı'nda oturan gafiller, vatandaşa Türk değil Türkiyeli diyenler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adından rahatsız olan hainler, devletin adı Anadolu olsun, Türk bayrağı değil Türkiye Bayrağı olsun diyenler..

Kapatılan ve pistleri tahrip edilen Atatürk Havalimanı, Atatürk adı kaldırılarak kurulan ve yandaşa peşkeş çekilen uçuş garantili İstanbul Havalimanı..

Devlet televizyonu TRT’ye çıkarılan Osman Öcalan..

Terör yuvasına kandil, bebek katiline sayın, işbirliğine açılım, imtiyazlı hapishaneye İmralı diyerek terörü ve teröristi masum gösteren bir iktidar..

Her seçimde yapılan sandık hilesi, sahte mühür ve sahte oy pusulaları, Beylikdüzü seçimlerinde trafoya kedi girdi hikayesi..

Dağıtılan kömürler, makarnalar; suyu, elektriği olmayan köylere gönderilen buzdolapları, çamaşır makineleri ve her türlü seçim rüşveti..

Gözden çıkarılan Kıbrıs, feda edilen Ege adaları, Barzani’ye gönderilen paralar, sözde Kürt devleti televizyonuna TÜRKSAT’tan yayın izni, Türk düşmanı Şivan Perver, İbo ve devlet erkanının gözyaşı dökerek yaktığı megri megri ağıtları, elele-kolkola verilen pozlar, açılım iknası için seçilen akil heyet, pervasız açılım, kazılan hendekler ve patlayan bombalar, gözü yaşlı analar ve babalar, yetim ve öksüz kalan çocuklar..

Maden göçükleri, alınmayan önlemler, hiçe sayılan canlar, birilerinin çıkarı için ölen gariban işçiler ve itiraz eden işçiye devlet koruması dayağı..

Tecavüze uğrayan masum çocuklar, çocuk evlilikleri, kadına şiddet ve önlenemeyen kadın cinayetleri..

Bağımsız basına yapılan ağır baskı ve ceza, yandaş basına verilen destek ve kayırma..

Tutulmayan sözler, siyasi yalanlar, büyük şehirlerdeki talanlar, Katar’a satılan varlıklar, ballı Tank Palet fabrikası ihalesi, Cumhuriyetin kazanımlarını babalar gibi satanlar, tohumdan, samana, diş macunundan deterjana kadar dışarıdan ithal edilen ürünler..

Devlet ihalesi kapıp devrederek aradan rant elde eden uyanık yandaşlar, alınan avantalar, üstünden geçmesek de parasını ödediğimiz maliyeti yüksek köprüler, oto yolları, tüp geçitler, uçmasak da parasını ödediğimiz havalimanları, hastalanmasak da parasını ödediğimiz şehir hastaneleri..

Alınan çifte maaşlar, çalınan sınav soruları, ananıda al git diyen zihniyet, milletin anasına küfreden yandaş işadamları, bitirilen tarım ve hayvancılık, hayvanına ve traktörüne haciz gelen köylüler, zam yapıyor diye suçlanan esnaf, utanç abidesi tanzim satış kuyrukları, çöpten yiyecek toplayan insanlar, tüm bunlara rağmen neyiniz eksik kapıcının bile arabası var diye milletle alay eden bir iktidar..

Beş milyon işsiz, mağdur edilmiş emekliler, yok edilmiş eğitim, bilgi yoksunu öğrenciler, sağlıktan eğitime kadar her şeyi bedava karşılanan, istediği üniversiteye özel sınavla giren mülteciler, kendi ülkesinde mülteci gibi yaşayan çilekeş Türk vatandaşları..

Dünya'nın en pahalı suyu, benzini, elektriği, doğalgazı, rant için sık sık yapılan araç muayeneleri, pahalı ancak çekmeyen internet ve telefon hizmeti..

Sıkıştıkça vergiye ve zamma müracaat eden devlet, IBAN verip sürekli vatandaşa avuç açan bir iktidar, işlevini yitirmiş KIZILAY, 21 yılda 12.5 kat artmış olan dolar, 12.5 kat fakirleşmiş bir toplum, icralar, iflaslar, tarihi rekor kıran icra dosya sayısı, ödenemeyen kredi kartı borçları, borcu borçla kapatan vatandaş, TÜİK’e göre yıllık %64.27, ENAG’a göre %137.55 enflasyon, çöpten yiyecek toplayan insanlar..

İntiharlar, artan boşanma davaları, dağılan çekirdek aile yapısı, yurt dışına beyin ve sermaye göçü, toplumu sömüren para baronları, döviz artışında her seferinde malına mal katan yandaşlar, eksi bakiyeye düşmüş hazine, kayıp 418 milyar dolar, Amerikan banka banka hesaplarında bulunana ve el konulmasından korkulan 28 milyar dolar, iktidara mensubu bazı ailelerin 21 yılda sahip oldukları astronomik servet, faaliyetleri hakkında bilgi verilmeyen denetimsiz Varlık Fonu, esrarengiz işlerin döndüğü Man adası ve Venezuela..

Gemicikler, yatlar, villalar, uçan, yüzen, yazlık, kışlık saraylar, saltanat süren aileler, yarın bugünden daha iyi olacak deyip milletle dalgasını geçip sırra kadem basan damat efendi..

Bir tarafta ayyuka çıkmış uyuşturucu kaçakçılığı, pudra şekeri çeken, milyonluk lüks araçlarla ve otomatik tüfeklerle resim çektirip sosyal medyada servis yapan AK gençlik, diğer tarafta ise AÇ gençlik..

Çiftlik Bank skandalı, malı götüren tosuncuklar, bitcoinciler, gri pasaportla insan ticareti yapan uyanıklar..

Kontrol edilemeyen Orman yangınları, hurdaya çıkarılan yangın söndürme uçakları, HES’lerin neden olduğu sel felaketleri, akarsu yatağına verilen imar izinleri ve çöken binalar, harcanan deprem paraları, hazırlıksız yakalandığımız devasa depremler, denetimsiz yapılar altında can veren insanlar, çarpık kentleşme ve betonlaşma, maden alanı açmak için tahrip edilen ormanlar, yandaşa peşkeş çekilen maden alanları, toplum sağlığını tehdit eden siyanürlü altın çıkarma faaliyetleri, yüzyılın en büyük doğa katliamı..

Önlenemeyen koronavirüs salgını, bu yüzden her gün ölen bir uçak dolusu insan, kapatılan Hıfzıssıhha Enstitüsü, bir türlü üretilemeyen yerli aşı, maske rezaleti, harcanmış olan kara gün akçesi, lebalep Ayasofya açılışı, vatandaşa kesilen maske cezası, yandaşa çifte standart..

Mülteci sorunu, mültecilere harcanan 40 milyar dolar, ödenemez dış borç, artan enflasyon, çöken ekonomi, önlenemeyen kriz..

Anti demokratik rektör atamaları, torpille verilen akademik ünvanlar, çalınan üniversite soruları, tahrip edilen eğitim sistemi, din istismarı, Laiklik düşmanları, yaygınlaşmış hurafe düzeni..

Çözülmeyen 3600 ek gösterge sorunu, EYT mağdurları, KYK mağduru öğrenciler, atanamayan öğretmenler..

Onursuzca teslim edilen Rahip Brunson, Trump’ın onur kırıcı hakaret mektubu, onur kırıcı bir şekilde Putin’in kapısında bekletilen Cumhurbaşkanı, onursuz ve itibarsız hale getirilmiş bir ülke..

Türk Milleti'ne kurşun sıktıran, emperyalizm uşağı hain ve alçak FETÖ’nün elini öpmek için sıraya girdiği halde halen siyaset yapan, ballı maaşlar alıp keyif çatan cezadan muaf siyasi ayak ve kurunun yanında yanıp içeride yatanlar..

Askere kumpas kuranlar, Ergenekon destanına kara çalanlar, TSK'yı tasfiye edip en mahrem yerlerine girerek gizli evraklarına, planlarına el koyanlar, devlet sırlarını düşmana sızdıranlar, buna rağmen serbest kalanlar..

Bir tarafta Montrö’ye dil uzatanlar, diğer tarafta itiraz edip tutuklanan paşalar..

Pervasızca yapılan ihanet, yolsuzluk, hırsızlık, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler..

Düşürülen Rus uçağı, önce kardeşim Esad sonra Eset..

Kurulan sözde Kürdistan devletine T.C. bütçesinden ödenen maaşlar, direklere çekilen paçavralar, indirilen Türk bayrakları, soykırım var diyen Biden’a layıkıyla verilemeyen cevap, içeride ey Amerika diye kükreyip aslan kesilen, dışarıda ise kedi olup randevu kuyruğunda kabul bekleyen bir iktidar..

Her seferinde kırılan milli onur, yok edilen değerler, mafya/siyaset ilişkisi ve ortaya dökülen rezaletler, çöken ahlak, olmayan adalet, hak, hukuk ve insan hakları; bunları görmezden gelen yargı, şakşakçı basın, tüm kazanımları satılmış yok edilmiş bir Cumhuriyet, dayatılan sözde başkomutan, çakma destan ve sahte kahramanlar, unutturulmaya çalışılan gerçek destan, gerçek kahramanlar ve gerçek bir başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Zuhur etmiş olan Gençliğe Hitabe, gaflet ve delalet içinde bir millet.

Elektrikli traktör tarlada…

Yerli otomobil yollarda…

Yerli tank sınırda…

Yerli uçak havada…

Doğalgaz sondajda...

Ekonomi uçuşta...

Aya gidiyoruz aya…

Çatlasın da patlasın Almanya..

Sebep olduğu onca felakete rağmen paçayı kurtarabilmek için son çare olarak milliyetçiliğe, kahramanlığa ve böylesi hayali müjdelere sığınmış çökmekte olan bir iktidar..

Olanlara rağmen esamesi bile okunmayan milletvekilleri, kayıplara karışmış parlemento, askıya alınmış demokrasi..

01 OCAK- 31 Aralık 2022 tarihleri arasında tarihin en büyük;

Dinmeyen zam yağmuru...

Durmayan döviz artışı...

Önlenemeyen hiper enflasyon...

Her geçen gün derinleşen açlık ve sefalet..

Anayasanın 71. Maddesine aykırı, “Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesabı (KKM) uygulaması..

Nihayet bunları unutturan Rus-Ukrayna savaşı ve tamamen resetlenen toplumsal hafıza..

Savaş halindeki Ukrayna’dan tahıl ve ayçiçeği yağı ithal eden zavallı ülke Türkiye..

Darbeci Sisi oldu bizim Sisi ve Eset’e Esad demeğe hazırlanan ortantal hükümet...

11 vilayeti yerle yeksan eden büyük deprem; imar affı ve rant yüzünden yıkılan binlerce bina ve enkaz altında kalan sayısız can ve olmayan vicdan...

Tüm bunların üzerini kapatmak için apar topar alınan seçim kararı ve oluşturulan suni gündemler...

Seçim üstü verilmeye başlanan seçim rüşvetleri, seçmene yapılan görgüsüz şirinlikler, son müjdeler ve tükenen yedek yalanlar...

YSK üzerinden dayatılan anayasal olmayan Cumhurbaşkanlığı adaylığı..

Mültecilere verilen sayısı belirsiz vatandaşlık ve seçimin kaderini değiştirecek sayıda ithal seçmen..

Seçim algısını etkileyecek kaynağı açıklanmayan orantısız bir ekonomik güç..

Memur statüsünde olup milletvekili adayı olmalarına rağmen istifa etmeyen ve bakanlık imkanlarını seçim meydanlarında kullanan bakanlar..

Şeçim meydanlarında kullanılan devasa ve ezici devlet imkanı..

2017 senesinde yapılan yasal değişiklikle istifa etme şartı ortadan kaldırılan İçişleri, Adalet ve Ulaştırma bakanları ile bu bakanlıklar üzerinden seçimlere yapılan müdahaleler..

Özetle 14 ve 28 Mayıs’ta oynanan müthiş bir seçim tiyatrosu..

Kendi enkazını devralan bir iktidar..

Kazandığı zaferi alkışlarken geleceğini kaybettiğinin farkında bile olmayan AKP seçmeni..

Dövizin anormal artması ve art arda gelen zamlar..

Ardından iktidarın muhalefete ustaca yaptığı bölücü müdehale ile ülkenin asıl gündeminin üzerini aylar sürecek tartışmalarla örtme becerisi..

Yerel seçimi düşünmeyip hesaplaşmaları seçim sonrasına bırakmak yerine AKP’nin oyununa gelip tartışmanın üzerine bir sazan atlayan ve seçim üstü muhalefet cephesine zarar veren muhalif basın..

Genel başkanlık sevdasıyla yangına körükle giden evlatlar..

Daha yazmadığım onca şey…

Ve maalesef olanları unutma alışkanlığı olan bir toplum.!

Ne güzel şey unutmak..

Unuttukça dertlerinden arınmak..

Her zaman olduğu gibi kuyruğu sıkışmış iktidara yine derin bir nefes aldırmak ve günahları aklamak..

Unuttukça Aziz Nesin’i haklı çıkarmak ve hak ettiği şekilde yönetilmek..

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları