loading
close
SON DAKİKALAR

Akkaya: ''İşçinin emekçinin hayatı para kazanmaktan daha değerlidir''

Akkaya: ''İşçinin emekçinin hayatı para kazanmaktan daha değerlidir''
Tarih: 28.04.2014 - 11:49
Kategori: Siyaset

Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya:''İşçinin emekçinin hayatı para kazanmaktan daha değerlidir…''

“Gelin hep birlikte emeği, emekçiyi gerçekten koruyan yasalar yapalım. Bu yasaları birlikte uygulayalım. Bütün çalışanları iş sağlığı ve güvenliği kapsamına alalım. Çocuk işçiliğe son verelim. 21. Yüzyılın modern köleliği olan taşeronluğa son verelim. Türkiye’yi çalışanların emekçilerin insanca yaşayabileceği bir ülkeye dönüştürelim.”

Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya,iş kazalarında yaşamlarını yitirenleri anma ve yas günü nedeniyle bir yazılı açıklama yaptı. Akkaya’nın açıklaması şöyle:

“Bugün İş Cinayetlerinde hayatlarını kaybeden arkadaşlarımızın yasını tuttuğumuz, onları andığımız gün. Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından, 2001 yılında Dünya Çalışma Güvenliği ve Sağlığı Günü ilan edilen 28 Nisan, dünyada 30′u aşkın ülkede resmi olarak “anma ve yas günü” olarak kabul ediliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre günde yaklaşık 190 iş kazası meydana gelirken bu kazalarda her gün 4 kişi hayatını kaybediyor. Türkiye’de önlenebilir iş cinayetlerinden dolayı yaşamını yitiren emekçilerin sayısı ise adeta katliamı andırıyor. İş cinayetlerinde Avrupa birincisi, Dünya’da ise üçüncü olan Türkiye’de, İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014 yılı Ocak ayında 87, Şubat ayında 77, Mart ayında 112 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. 2013 yılında ise iş kazalarında yaşamını yitiren işçilerin sayısı en az bin 235. Yine Nisan ayı içerisinde şimdiye kadar önlenebilir iş kazalarından dolayı yaşamını yitiren işçi sayısı 72. AKP iktidarında iş cinayetlerine kurban giden işçi sayısı ne yazık ki 2002 – 2013 yılları arasında toplam 13 bin 442 işçi, her yıl ortalama 1072 işçi ‘iş kazası’ sonucunda hayatını kaybetti. 1946′dan 2013 yılına kadar iş kazaları sonucu ölen işçilerin sayısı ise 61 bin 270’e ulaştı.

Özellikle madenlerde, inşaatlarda ve tarım sektöründe yoğunlaşan iş cinayetlerine ilişkin ne yazık ki önlem alınmıyor. İş cinayetlerinde ölen emekçilerin sayısı terör nedeniyle hayatını kaybeden yurttaşlarımızdan daha fazla olmasına rağmen yetkililer, sadece hamaset nutukları atıyor, “güzel öldüler, kaderdir”, diyorlar.

2012 yılında çıkarılan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri koruyucu tedbirlerin alınması konusunda yetersiz, dahası Yasanın en önemli bölümlerinin uygulaması ertelenmiş durumdadır. Gerekli önlemler, bir maliyet unsuru olarak değerlendirilip alınmadığı için bu kazalar giderek artmaktadır. Dahası bugüne kadar yaşanan iş cinayetlerine ilişkin denetimler ve cezalar yetersiz. Yaşanan her işçi ölümünde adalet sağlanmalı ve sorumlular en ağır biçimde cezalandırılmalıdır.

Bugünün Türkiye’sinde 50 TL’lik Gaz ölçüm cihazı, 25 TL’lik gaz maskesi alınmadığı için emekçiler hayatını kaybediyor. Ailesine, çocuklarına ekmek götürebilmek için güvencesiz, korumasız bir şekilde çalışmak zorunda kalıyor. Hakkını aramaya kalkınca işinden oluyor. Mevsimlik işçiler yollarda balık istifi taşınıyor, trafik kazaları yaşanıyor, onlarca işçi hayatını kaybediyor ve ne yazık ki yetkililer yazılı önlemlerin hayata geçirilip geçirilmediğini kontrol etmiyorlar. Halkına gaz, cop ve su sıkmak için istihdam edilen polis sayısı 2002’den bugüne 122 binden 229 bin 965’e yükselirken İşçinin emekçinin korunmasını sağlamak için sadece, 264′ü iş sağlığı ve güvenliği yönünden olmak üzere toplam, 597 iş müfettişi bulunması siyasi iktidarın işçiye, emekçiye verdiği değeri göstermektedir. Kendi çocukları için bir gecede yasalar çıkaran, sürgünler gerçekleştirenler, ne yazık ki halkın çocuklarının ölümlerini sadece seyretmekle yetiniyorlar.

Buradan bütün herkese sesleniyoruz. Hala geç değil. İşçinin emekçinin hayatı para kazanmaktan daha değerlidir. Gelin hep birlikte emeği, emekçiyi gerçekten koruyan yasalar yapalım. Bu yasaları birlikte uygulayalım. Bütün çalışanları iş sağlığı ve güvenliği kapsamına alalım. Çocuk işçiliğe son verelim. 21. Yüzyılın modern köleliği olan Taşeronluğa son verelim. Türkiye’yi çalışanların emekçilerin insanca yaşayabileceği bir ülkeye dönüştürelim. Bu vesileyle dünyada ve Türkiye’de çalışırken, alınterini dökerken, hayatını kaybeden bütün emekçileri saygıyla anıyor ve tekrar bütün emekçilere başsağlığı diliyorum.”

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları