Meral Akşener: Türkiye ve millet yorgun, devlet yıpranmış, kamu düzeni çözülmektedir. Siyasal iklimin değişmesi dışında hiçbir çıkar yol kalmamıştır o çıkar yol biziz, sizsiniz, 80 milyon Türk milletidir.
Meral Akşener, yeni partisinin kuruluşunu açıkladı. Akşener, "Türkiye ve millet yorgun, devlet yıpranmış, kamu düzeni çözülmektedir. Siyasal iklimin değişmesi dışında hiçbir çıkar yol kalmamıştır o çıkar yol biziz, sizsiniz, 80 milyon Türk milletidir" dedi.
Akşener'in açıklamaları şöyle:
"Türkiye’nin kurtuluşunda, kuruluşunda, yükselişinde Ankara’dan başlayarak yürüyen büyük milletim... Türkiye’nin her yerinden işini, evini, ailesini bırakıp yollara düşen mesele Türkiye ise Türk milleti ise çıkarız, yürürüz geliriz diyen kahraman dava arkadaşlarım...
Siz kahramansınız. Tam 21 aydır mücadele ediyorsunuz. Siz iradeli, inançlı, imanlısınız. İnançlı, haklı insanlara Allah yardım eder. Bizlere de yardım edecek inşallah.
Büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bu toprakların 2. defa vatan kılınmasında milli idareyi esas almış, savaşı TBMM ile yönetmişlerdir.
12 Eylül 1980’de siyasetin bir kere daha askıya alınmasına şahit olduk. Milletimiz demokratik olgunluğundan taviz vermeden yapılan tasarımları çöpe atmış yeni bir siyasal döneme Türkiye’nin yolunu aydınlatmıştır. 2007’den itibaren işlevsiz bir muhalefet ve demokratik olmaktan çıkmış bir siyasi yapı mevcuttur. Devletteki yapı ise 2007 cumhurbaşkanlığı seçimi ile gevşemiştir.
AKP iktidarı başlangıçta başarılı sayılır. 2007’den itibaren vizyonsuz güce dönüşmüştür. Siyasi muhalifler devlet muhaliflerinden daha tehlikeli bulunmuştur. Hepimiz bu düşmanca tavrın bir bire muhatabı olduk.
16 Nisan referandumu, kirli referandumdur. 1946 seçimleri adeta tekrar sergilenmiştir. Toplumsal destek yetmezse yargıçlar tamamlar. Toplumsal desteği bulamazsanız yargıçlar, YSK imdadınıza koşar. Demokrasi tehdit altındadır. Ve iktidarın hukuku her şeyin üzerindedir. Açıkça görülmektedir ki toplam siyaset açmazdadır. Post modern milli şef dönemi iktidardadır ama sürdürülebilir değildir.
Türkiye operasyonlara açık alan haline gelmiştir. 2007den itibaren operasyonlar sahnelenmeye başlamıştır.
Bugün 25 Ekim 2017. Türkiye üzerine yapılan araştırmalar şu sonucu gösteriyor; Türkiye ve millet yorgun, devlet yıpranmış, kamu düzeni çözülmektedir. Siyasal iklimin değişmesi dışında hiçbir çıkar yol kalmamıştır o çıkar yol biziz, sizsiniz, 80 milyon Türk milletidir. Yeni şeyler söyleme zamanıdır. Türkiye’nin büyük sorunları var, bunları aşacak gücü de var.
Milletimizin her türlü hegemonyayı değiştirme gücü, siyasi bunalımları aşma tecrübesi var. Milletimiz kararmakta olan ufkumuzu iyilik güneşi ile aydınlatmaya, ileriye bakmaya azimlidir. Milletimiz yeni bir iktidarla güçlü bir Türkiye ile yoluna devam etme niyetini açıkça beyan etmektedir.
Bugün burada millet adına üstlendiğimiz görevi ilan etmek için toplanmış bulunuyoruz.
Umutlarımız, hayallerimiz var. Zengin, adil, özgür bir toplum için gücümüz var. Mutlu bir Türkiye istiyoruz, hakkımız var.
Yeni iyi bir siyasal hareketle Türkiye kucaklaşmasını başlatıyoruz. Allah vatana, millete insanlığa hayırlı eylesin. İyi adalettir, kararlılıktır, umuttur, gelecektir, bilgidir, zenginliktir, cesarettir. İyi medeniyettir. Bu yolun taşlarını sadece cesurlar döşer. İyilik güneşinin aydınlığında salondaki binler 80 milyon ile kucaklaşıp Türkiye olacak. Türkiye coğrafyasıyla kucaklaşıp Avrasya, dünya ile kucaklaşıp dünya olacak. Millet iradesini arkasına alan İyi Parti ile güçleneceğiz mutlu bir Türkye olacağız.
Bizler siyasette bir alan aramıyoruz, talep de etmiyoruz. Çağrımız tüm Türkiye’yedir. Partimiz mutlu ve güçlü Türkiye’nin yolunu açacaktır. Bir söz var, ‘Yol bulamıyorsan yol açacaksın’. İşte açtınız yolları ve bugün buradayız.
Zenginliğin Asya ve Çin’e akışına şahitlik ediyoruz. 10 yılda Almanya dışında bir Avrupa ülkesi G7 içinde bulunmayacak. 21. yüzyılın zenginleşen güçleri dünya siyasetinde sahneye çıkıyorlar. Zenginleşmenin kaynağı ranttan bilgiye geçmiştir. Yaşları 30’un altındaki milyarderlerin sayısı şaşırtıcıdır. Bugünkü dünyada kupon beyinler kupon arazilerden daha kıymetlidir. Küresel markalarımızı küresel teknoloji içinde yaratmak zorundayız.
2017 Türkiye’sinde toplumun önüne getirilen gündem ve dünyanın konuştuğu örtüşmüyor. Aradaki fark açılıyor. Dünyadaki gelişmeler adeta Kapıkule’de durdurulmaktadır. Kapıkule’den bazı konularda geçiş çok kolay, ama iletişimin, bilginin geçişinde yasak hemşerim. Türkiye’nin tarihin gerisinde kalacağı konuşuluyor. Türkiye asla tarihin gerisine düşemez. Türkiye’nin gelişen dünyadan kopmasına asla müsaade etmeyeceğiz.
40 milyonu 30 yaşın altında 50 milyon gencimiz var. 23 milyon öğrencimiz var. Çok büyük zenginlik. Biz bu zenginliği nasıl değerlendiriyoruz. Uluslar arası çalışmalarda sonuçlar ortada. Fen, matematik, okuduğunu anlamada 72 ülke arasında ne yazık ki 50. sıraya düştük. Devlet, aileler eğitime daha fazla bütçe ayırmakta, çocuklarımız diğer ülkelerdeki yaşıtlarına göre okulda daha fazla zaman geçirmekte. Netice 10 yılda 10 basamak gerileme. Bu sonuçlarla Türkiye’nin ilk ona girmesi akıl ile alay etmektir.
TEOG’un değişeceğini akşam haberlerinden öğrenen bakanın yerine olmak istemezdim. Bu iktidar gidici. Ama çocuklar bizim çocuklarımız. Biz gençlerimizin beyinlerine sınırlar çizmeyelim, onlara iyi eğitim, hür ortamlar verelim. Düşünceleri, hayalleri olsun tartışsın üretsinler. Bu Türkiye’nin yakalayacağı yegane zenginliktir. Kindar dindar nesle gerek yok. Dünya ile rekabet edeceksek donanımlı gençlerimiz sayesinde olacaktır.
Eğitimde kalite artacak bilim ve teknolojiye öncelik verilecek bireysel özgürlük alanları genişletilecektir. Hedefimiz eğitimi 11 yıla çıkarmak, ilk 20 ülke arasına girmek. İyi Parti olarak bunu başaracak kadrolarımız var. Bunu iktidara geldiğimizde yerine getireceğimiz bir namus sözü olarak veriyoruz.
İyi bir iktidar gelecek, eğitimi ailelere yük olmaktan çıkaracak. Kamu düzeninin olmazsa olmazı hukuktur. Hukuk, adalet, liyakat olmazsa devlet çözülür.
Adalet cehaletin düşmanıdır, korkakların düşmanıdır. Bu nedenle haktan, liyakattan uzak yönetimler korkak yönetimlerdir. Devletten topladıklarıyla ihtişamın arkasına saklanan korkak yöneticiler, korkak iktidarlar insanlığa acıdan başka bir miras bırakmamışlardır. Adalet ise cesaret ister.
Siyasi merkezli yargı kararları düşman kurşunundan daha tehlikelidir. Adaleti sağlayamayan yargı vicdanları çürütür.
Polis karakola, memur daireye, öğretim üyesi üniversiteye, işçi fabrikaya, öğrenci okula mutlu gitmemektedir. Liyakat kalmamıştır. Genç çocuklarımız AK Partiden kağıt getirmeden iş bulamamaktadır. Bu ülkenin insanları böyle bir tabloyu hak ediyor mu, hiç hak etmiyor.
Güçlü parlamento, milli irade vazgeçilmezimizdir. Siyasi partiler kanunu demokratikleşecektir. Atıyorum seni seç beni modeli kaldırılacaktır. Genel merkezin seçimle gelen hiçbir kademeyi görevden yargı kararı yoksa görevden alma yetkisi olmayacaktır.
-Yaygın yolsuzluk demokrasinin kıt olduğu ülkelerde görülür. Şimdi diyorlar ki son dönemde 'efendim işte aşağıda bazı yolsuzluk iddiaları var'. Yolsuzluk duman değil ki aşağıdan yukarı çıksın. Yolsuzluk çamurdur, çamur yukarıdan aşağıya akar. Maalesef Türkiye’de yolsuzluk iddia olmaktan öteye geçmiştir. Yukarıdan yerel yönetimlere kadar yaygınlaşmıştır. Ne yargıdan en hükümetten bir ses çıkmıyor. Yolsuzluk adeta dokunulmazlık alanına dahil edilmiştir. E işleri kolay. İstedikleri zaman fetva da alıyorlar. Geceleri de rahat rahat uyuyorlar. İmanım gibi inanıyorum ki yolsuzluğa bulaşmış her kim olursa olsun itibarını bırakmadan bu dünyadan göçmeyecek.
Yolsuzluk konusunda ahlaki boyut bir yana bırakılırsa yolsuzluk atmosferinin yaygın olduğu bir ülkede yatırım yapılabilir mi? Sisteme güven kalır mı? Bize çok saracak yara bıraktınız. Türkiye’nin yaklaşık 100 yıllık potansiyel gücünü savurup gittiniz.
-28 Şubat bizzat TSK’ya yönelik bir ihanet sürecinin adıdır. Bu süreç Türk askerine çuval giydirmekle tazelenmiş, Ergenekon ve Balyoz süreciyle devam etmiş 15 Temmuz ile final yapmıştır. FETÖ ihanet şebekesi bütün ihanet süreçlerinin ana aktörüdür.
15 Temmuz tam anlamıyla bir devlet etme zafiyetidir. Millet devleti sokaktan toplamıştır. Bir başka tarihi gerçek ise şudur; TSK’yı Türkiye’nin aktif değeri tanımından düşürmek için plan yapanlar maalesef iktidar kadrolarının bulanık beyinlerinden faydalanmışlardır.
15 Temmuz hain kalkışma darbe teşebbüsünün şehit ettiği 249 şehidimizin ruhuna ailelerine duyduğumuz borç FETÖ ihanet şebekesinin devletin içine sızmış her damarını kesmek, faillerini bulmak için çalışmak başta ben olmak üzere bütün arkadaşlarımız için bir namus borcudur.
28 Şubat’ın hain kadrolarına seslenmek istiyorum: Eğer siz millete şekil vermeye çalışmasaydınız şimdi 80 milyon daha özgür ve daha zengin bir ülkede yaşıyor olacaktık. Şimdi de bunlar ne hak biliyorlar ne hukuk. 28 Şubat’ın kudretlileri bekleyin. Yoldaşlarınız olacak. Bugünküler de tarihin çöplüğüne sizin yanınıza gelecekler."
Vişne Haber Ajansı