loading
close
SON DAKİKALAR

Akşener'den Erdoğan'a: Utanmadan tarihe ihanet yakıştırması yapmak makamı ne olursa olsun kimsenin haddi değildir

Akşener'den Erdoğan'a: Utanmadan tarihe ihanet yakıştırması yapmak makamı ne olursa olsun kimsenin haddi değildir
Tarih: 14.07.2020 - 09:44
Kategori: Siyaset

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısına konuştu.

Akşener'in konuşmasından satır başları şöyle:
"-Ayasofya ibadete açılsın ama siyasete açılmasın, dedim. Erdoğan bir konuşma yaptı, bekledim ki siyasetin her kanadından desteği sağduyulu bir dille karşılasın. Yine yapmadı. Cuumhuriyetle bitmeyen kavgası niteliğinde ayrıştıran bir konuşma yaptı. Çıktı utamadan cumhuriyetin kurucusu Atatürk'ün cumhurbaşkanlığı döneminde alınan kararı hem hukuki hata hem ihanet olarak niteledi. Kendine gel Erdoğan, ağzından çıkanı kulağın duysun. 
Fatih Sutan Mehmet'in ölümünden sonra Ayasofya'yı cami olarak tescil eden kişi o beğenmediğin Mustafa Kemal Atatürk'tür. Utanmadan tarihe ihanet yakıştırması yapmak makamı ne olursa olsun kimsenin haddi değildir, herkes haddini bilecek.
Topu gereksiz şekilde yargıya atıp kendisini Ayasofya fatihi ilan etmek acizliktir, kendini gülünç duruma düşürmektir. 
Tarihini bilerek konuş. Yıllardır söylerim 100 sayfa tarih, 100 coğrafya, 100 sayfa Türkçe, 10 sayfa felsefe oku kardeşim. 
Ayasofya üzerinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına dil uzatmasın. 
Onlar olmasaydı tapusunda Türk devleti yazan bir Ayasofya Camii olamazdı. Bu işler yapılırken tarihi gerçeklere ve kimseyi incitmeyeye özen göstermek gerekirdi. Sokakta Ayasofya üzerinden kavga eden bir kişi var mı, yok. O zaman neden devletin zirvesinde kriz varmış gibi davranıyorsunuz.
Ayasofya’nın ibadete açılması gündeme geldiğinde bir araştırma önergesi verdik. AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Saray sözcüsü dış basına şöyle bir açıklama yaptı: Ayasofya kararı muhalefetle birlikte alındı. Verdiğimiz önerge dışarıdan gelen tepkilere ortak akılla cevap verebilelim diye verdik. Sultan Mehmet fethetmiş, Atatürk tapuya cami demiş. İçeride sanki muhalefet karar vermiş gibi kavga çıkarıyorlar, dışarıda muhalefetle karar verdik diyorlar.Devlet yönetmek önceden görüp adım atmayı gerektiriyormuş anladınız mı? Eğer iddia ettiğiniz gibi yerli ve milliyseniz Andmız’ı hemen geri getirin. Evlatlarımızın Türk’üm demesinden korkmayın. Türk olun.
-İstanbul 2. İdare Mahkemesi Kanal İstanbul ile ilgili rapor istedi. Ama sayın Erdoğan yargıyı arkadan dolaşmaya çalışıyor. Dava devam ederken 100 binlik planlar çıktı. 5 binli ve binlik planlar askıya çıktı. İstanbul’un Fatih’in emaneti olduğu unutulup 5 müteahhitin istediğini yapıyorlar. Nedir bu rant iştahın Sayın Erdoğan? Tarım arazilerini betona gömeceksin farkında mısın? Aziz milletimizin yüzlerce milyar lirasını bir çırpıda yok edeceksin farkında mısın?
-Mesele rant olunca gözünü 4 açan iktidar, mesele milletin sorunları olunca görmezden geliyor. Mesela 39 yaşındaki Emine… Kardeşlerine hem abla, hem anne olan Emine… Evladının ‘litfen ölme anne’ dediği Emine…İktidar Emine Bulut ile ilgili tek kelime etmedi. Mesela evladının rızkı için 2 işte çalışan Fatma iş arkadaşı tarafından öldürüldü. Mesele genç yaşta evlendirilen ve hamile kalınca okulu bırakmak zorunda kalan Rabia.
Türkiye’de sadece geçen yıl 474 kadın öldürüldü. İçlerinden biri çıkmış AK Parti’den önce kadının adı yoktu diyor. Öldürülen, şiddet gören kadınlarımız. İş yerlerinde evlerinde tacize uğrayan kadınlarımız. Acılar yaşandıktan sonra nutuklar atmak işe yaramıyor. İktidar olmak bilinç ve irade gerektirir. Kadının ve çocuğun mutsuz olduğu ülkede herkes mutsuz ve huzursuz olur. Bir kardeşimiz Diyanet’e telefon açıp eşim beni dövüyor ne yapmam gerekir diye soruyor. Diyanet, otur sus, özür dile bir daha yapmayacağım de diyor.
-İstanbul Sözleşmesi’ndeki imzayı geri çekmeyi düşünüyorlar. 40 yılda bir güzel bir iş yaptılar ondan da geri adım atıyorlar. İstanbul Sözleşmesi diyor ki, devlet kadına şiddete karşı devlet gerekli politikaları üretmelidir. Bundan mı rahatsızsınız? Sizi rahatsız eden şey korkaklığınızdır, acizliğinizdir.
Sizi rahatsız eden şey iki yüzlülüğünüzdür. İstanbul Sözleşlmesi’ni öz güveni gelişmemiş birkaç eziğe ezdirmeyeceğiz. Her 3 kadınımızdan sadece biri iş bulabiliyor. İş gücüne katılmayan kadın ve erkek arasındaki fark 32 kat arttı. Yapılan tüm çalışmalar gösteriyor ki kadın iş bulamıyor. Hadi buldu diyelim erkek kadar kazanmıyor. Hadi kazandı diyelim erkek gibi yükselemiyor. 21 yüzyıl Türkiyesi’nde kadının durumu bu. Ama 21. yüzyıl Türkiyesi, kadına seçme ve seçilme hakkını veren ilk ülkelerden biri oldu.
Bir kadın olarak söz veriyorum. İktidara geldiğimizde kadını iş hayatından uzaklaştıran tüm uygulamaları ortadan kaldıracağız. İYİ Parti iktidarında kadınlarımızın çektiği eziyet değil, dünya çapındaki başarılarını konuşacağız.
Önceliğin milletin meselesi mi yoksa Saray’ın yalanları mı olduğu meselesidir. Sayın Erdoğan işi gücü bırakmış her gün yeni polemikler üretiyor. Bir türlü mutfağa, kuşa gelmiş maaşlara gelemiyor. Gelemez çünkü kaçıyor."
 
Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları